Jump to content

Zikir Nedir? Tesbih Nedir?


arşınca
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

10-1- ZİKİR

Cüz-i İrade sahibi varlıkların (insanlar ve cinler) serbest iradeleriyle, isteyerek Allah'ın ismini tekrarlamalarına zikir diyoruz. Zikir iradi bir olaydır. Kişinin rızası ile yapılan bir amel olup, dünya çalışmamızı ibadet haline getiren tek vasıtadır. Ancak zikir kalbi mutmain kılar. Zikirsiz bir saadet ve doyuma ulaşmak mümkün değildir. İnsan nefsindeki 19 âfetin her biri ancak zikir silahı ile temizlenir. Kulun tezkiye, terbiye sonra tasfiye kademelerinin hepsini birer birer aşması ancak zikir ile mümkün olur. Kısaca her kademe ancak zikir anahtarı ile aşılabilir. Ruhunu Allah'a teslim edip veli sıfatını kazanan kişinin vazifeli olduğu günlük zikri (virdi) zaman olarak 2-3 saattir. Fizik vücudunu teslim eden velinin günlük zikri (virdi ve kalb zikri toplamı) zaman olarak 12 saati aşmıştır, kalp aydınlığı % 91'e ulaşmıştır. İhlâs'ta ise kişi 24 saat boyunca sürekli Allah'ı zikreder. Böylece önce daim, sonra külli zikir sahibi olmuştur. Görüldüğü üzere her kademede her geçen gün zikrimizi arttırarak bir gün daimi zikre yani 24 saatlik zikre oradan da külli zikre ulaşmamız mümkün olur. Daimi zikir (zikr-i daim) her anımızın zikirle geçmesi, yani zikrimizin 24 saate ulaşması hali olup bu nefsin tasfiye kademelerinden Ulûl-elbâb kademesine tekabül eder.

3/ ÂL-İ İMRAN-191: Ellezine yezkürûnallahe kıyâmen ve ku'ûden ve alâ cünûbihim, ve yetefekkerûne fi halkıssemâvâti vel'ardı, rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ, sübhâneke fekınâ azâbennâr.

O (ulûl'elbab) ki (lüblerin, Allah'ın sır hazinelerinin sahipleri) onlar ayakta iken, otururken ve yan üstü yatarken (hep) Allah'ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki); " Ey Rabbimiz! Sen bunları batıl olarak (boşuna) yaratmadın. Seni tespih (tenzih) ederiz. Bizi ateş azabından koru."

Fakat henüz zikir kalbimizdedir. Başka organlarımıza geçmemiştir. Bu zikr-i daim salâh makamına kadar böyle devam ettikten sonra salâh makamında başka organlarımızın da bu zikre girdiğini idrak ederiz. Bütün organlarımıza zikrin yayılması ise bizde zikr-i külli'nin oluştuğunu gösterir. Zikr-i külli bir süre devam etmelidir ki buradan tesbihe geçebilelim. Zikrin önemini belirten âyet-i kerîmeler aşağıda verilmiştir.

63/ MÜNAFİKUN-9: Yâ eyyühelleziyne âmenû lâ tülhiküm emvâlüküm ve lâ evlâdüküm an zikrillâh, ve men yef'al zâlike feülâike hümülhâsirûn

Ey (Allah'a ulaşmayı dileyenler) îmân sahipleri! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Kim bu fiili işlerse (böyle yaparsa) o zaman onlar hüsranda olanlardır.

ENFAL-45: Ya eyyühellezîne âmenû izâ lekîtüm fieten fesbütû vezkürullâhe kesîran lealleküm tüflihûn.

Ey imân edenler, bir toplulukla karşılaşırsanız dayanın, kurtuluşa ermek için Allah'ı çok zikredin.

Saadete ulaşmanın ancak Allah'ı çok zikretmekle mümkün olduğu aşağıdaki âyet-i kerîmede ifade edilmektedir.

CUMA - 9, 10 : Ya eyyühellezîne âmenû izâ nûdiye lissalâti min yevmil cümüâti fes-av ilâ zikrillâhi ve zerülbeyy', zâliküm hayrun leküm in küntüm te'lemûn. Feiza kudiyetissalâtü fenteşirû fil-erdı vebteğû min fadlillâhi vezkürullâhe kesîran lealleküm tüflihûn.

Ey mü'minler Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah'ı zikretmeye koşun, alım satımı bırakın bu sizin için daha hayırlıdır, Namaz bitince yeryüzüne dağılın, Allah'ın fazlından rızık arayın, Allah'ı çok zikredin ki saadete erersiniz.

Diğer taraftan Rabbimizin zikrinden yüz çevirenin ne hallere düşeceği aşağıdaki âyetlerle tebeyyün etmektedir.

CİN-17: Lineftinehüm fîh, ve men yü'rıd an zikri Rabbihî yeslükhü azâben saadâ.

Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse şiddetli azaba sokar.

ZÜMER-45: Ve izâ zükirallâhü vahdehüşmeezzet kulûbüllezîne lâ yü'minûne bil-âhırah ve izâ zükirallezîne min dunîhî izâ hüm yestebşirûn.

Allah tek olarak zikredildiği zaman ahirete inanmayanların kalpleri nefretle çarpar. Allah'tan başka şeyler zikredildiğinde hemen yüzleri güler.

NECM-29: Fea'rıd an men tevellâ an zikrinâ ve lemyü'rid illelhayâteddünya.

Bizim zikrimizden yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kişiden yüz çevir.

SECDE-22: Ve men ezlemü mimmen zükkira biâyâti Rabbihî sümme e'rada anha, innâ minelmücrimîne müntekimûn.

Rabbinin âyetleri kendilerine zikredildiğinde onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim var mıdır? Şüphesiz suçlulardan öc alınacaktır.

MÜCADELE-L9 : İstehveze aleyhimüşşeytânü feensâhüm zikrallâh.

Şeytan onları bağladı. Allah'ı zikretmeyi unutturdu.

25/FURKAN-29: Lekad edalleniy anizzikri ba'de iz câeniy, ve kâneşşeytânü lil'insâni hazûlâ.

Andolsun ki bana Kur'ân gelmişken o beni zikirden saptırdı. Şeytan insanı yalnız bırakır.

FURKAN-18: Ve lâkin mette'tehüm ve âbâehüm hatta nesüzzikr, ve kânû kavmen bûrâ.

Sen onlara ve babalarına ni'metleri verdin, sonunda beni zikretmeyi unuttular, ve helâki hak edenler oldular.

MÜ'MİNUN-110: Fettehaztümûhüm sihriyyen hattâ ensevküm zikrî ve küntüm minhüm tadhakûn.

Siz onları alaya aldınız. Hatta beni zikretmeyi unuttunuz. Siz onlara gülüyordunuz.

18/ KEHF-28: Vasbır nefseke ma'alleziyne yed'ûne rabbehüm bilgadâti vel'aşiyyi yüriydûne vecheh, ve lâ ta'dü aynâke anhüm, türiydü ziynetelhayâtiddünyâ ve lâ tütı' men ağfelnâ kalbehü an zikrinâ vettebea hevâhü ve kâne emrühü fürutâ

Sabah ve akşam Rablerinin Zatını isteyerek dua edenlerle beraber nefsini sabırlı tut. Dünya hayatının ziynetini isteyenlere gözünü çevirme. Kalbi zikrimizden gâfil olanlara ve hevalarına tâbî olanlara ve emirde haddi aşanlara itaat etme.

Görülüyor ki Allah'ın bütün insan ve cin mahlukları Allah'ı zikretmeleri, veya zikirsizlikleri oranında Allah Katın'da eksi veya artı olarak derecelerle sıralanırlar. Allahû Zülcelâl Hz.nin Kıyamet Günü haseneleri için mizan tutmadığı kişiler kâfirler, münâfıklar, fasıklar ve imân etmeyen tüm cin ve insan mahlûkunu içeriyor. Mü'min olan kulların da Allah'ı zikrettikleri bir hakikattır. Daimî zikre ulaşıp, şeytanın tasallutundan tamamen kurtulabilenler Allah'ın ihlâs sahibi kullârıdır. Bunlar 24 saat devamlı Allah'ı zikreder. Ayrıca bunlar nefislerinin 19 afetini Allah'ın yardımı ile tasfiye ederek nefislerine ruhun elbiselerini giydirmiş olan kimselerdir. Bu seviyede bir kul için nefsin talebi ile ruhun talebi daima aynıdır. Ruhun talebinden farklı talepler nefsten sadır olmaz. Çünkü nefsin afetleri yoktur. Nefs tamamen ruhun halleriyle hallenmiştir. Böyle bir kişi ruhunu özgür kılmış, nefsini ruhun halleriyle hallendirmiş, Allah'tan gelen yardımla iradesini güçlendirmiş, akıllı bir kişidir.

10-2- TESBİH

Mikro âlem kesitinde her şey elektronlardan oluşmuştur. Elektronların birleşmesi ile hücreler teşekkül eder. Canlı organizmaların en küçük birimi hücredir. İnsan da bir canlı olması nedeniyle iradi olarak Allah'ı zikretmekle emir olunmuştur. Fakat mikro âlem kesitinde, yani cansızlarda atomların çevresinde bir yörüngede dolanan elektron kendi etrafinda da dönmekte ve bir ses çıkarmaktadır. (Her dönüşünde) İşte bu bir tesbih olayıdır. Bu nedenledir ki, istisnasız her şeyin (Bütün varlıkların) Allah'ı tesbih ettiğini Rabbimiz âyet-i kerîmeleriyle açıklıyor. Burada külli iradenin kanunları elektrona irade dışı bir zikir yaptırıyor ki, bu tesbihtir.

17/ İSRA-44: Tüsebbihu lehüssemâvâtisseb'u vel'ardu ve men fiyhinn, ve in min şey'in illâ yüsebbihu bihamdihî ve lâkin lâ tefkahûne tesbiyhahüm, innehü kâne haliymen gafûrâ.

O'nu (Allah'ı) 7 kat gökler, yer ve onlarda bulunan kişiler tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki onu hamd ile tespih etmesin. Fakat siz onların tespihlerini fıkıh edemezsiniz (idrak edemezsiniz). Allah halîmdir, gafurdur.

Genel anlamda tesbih, irade dışı bir olay olarak karşımıza çıkıyor. Fakat başka âyet-i kerîmelerde Rabbimiz, irade sahibi cin ve insan mahlûklarının da kendisini tesbih etmelerini emrediyor. Bu üst seviyede bir tesbihtir, ve külli zikirden sonra oluşur. Bu tesbih emri sadece cin ve insanlara verilen bir emirdir. Tesbih, zamanın bütününde süreklilik arzettiği için, zikrin en üst seviyesindeki özel bir hali olarak bakılabilir. İrade dışı oluşan bir devamlılık, süreklilik yani Allah kelimesi ile bütün uzuvların Allah'ı tesbih etmesi halidir. Ve 3 teslimi gerçekleştirip salâha geçen herkes için zikirde nihai nokta bu noktadır. Artık zikir yoktur, tesbih vardır. Bu noktada artık biz zikretmiyoruz. İrade-i külliye zikrediyor. Olay bizim irademizin dışında oluştuğu ve devam ettiği cihetle bizim için zikir değil, tesbih sözkonusudur. Salâh'ın 5. ve 6. makamı olan kölelik makamlarında kişi tesbih halindedir. Cüz'i irâde bitmiş onun yerine külli irâde yer almıştır. Rabbimiz, meleklerde ve diğer varlıklarda irade-i külliyenin zikri oluşturduğu bu tesbih ibadetini, serbest iradeye sahip cin ve insan kullarına, ancak serbest iradeleri ile belli bir mücahedenin neticesinde, belli bir liyakate ulaşmaları ile ihsan ediyor. Bu ihsana sahip olan, ehil kullar tesbihten evvel külli zikirde idiler.

Biliyoruz ki, Allahû Zülcelâl Hz.nin iradesi "İrade-i İlahiye"dir. Allah'ın iradesi "İrade-i külliye" dediğimiz bütün kâinati düzenleyen iradeyi programlar. İşte kul ne zaman zikri geçip tesbihe ulaşmışsa, artık iradesiyle oluşturduğu zikrin ötesinde bir yere ulaşmıştır. İşte külli zikirden sonra oluşan ve otomatik işleyen bu üst seviye tesbih bizler için hedeftir. Burada kulun cüz-i iradesi değil, irade-i külliye zikretmektedir. Aşağıda sıralanan Kur'ân-ı Kerîm âyeti kerîmeleri, tesbihin Allah'ın ismi ile devamlı olarak yerine getirilmesini bize emretmektedir.

87/ ALÂ-1: Sebbihısme rabbikel'a'lâ.

Yüce Rabbinin adını tesbih et.

İNSAN-26: Ve minelleyli fescüd lehü ve sebbihhü leylen taviylâ .

Onu geceleri uzun uzun tesbih et.

56/VAKİA-74,96 , 69/HAKKA-52 : Fesebbıh bismi rabbikel'azıym.

Öyleyse Rabbinin azîm ismiyle Rabbini tespih et.

SAFF-1, CUMA-1, HAŞR-1, TEGABÜN-1, HADİD-1: Sebbeha lillahi mâ fiyssemâvâti ve ma fiyl'ard

Göklerde ve yerde olanlar Allah'ı tesbih ederler.

TUR-48: Vasbir lihükmü Rabbike fe inneke bia'yüninâ ve sebbih bihamdi Rabbike hıyne tekuûm.

Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret, şüphesiz sen bizim nezaretimiz altındasın. Kalkarken Rabbini hamd ile tesbih et.

TUR-49 : Ve minelleyli fesebbihü ve idbârennücûm.

Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışında tesbih et.

Ve son olarak salâh'ın 7 . kademesine her devirde 1 kişi ulaşabilir. O devrin imamıdır. Kölelik en üst mertebeye ulaşmış, tesbih olayı ise devam etmektedir. Külli iradenin yerini İlâhi İrade almıştır. Kişi Allah'ın tasarrufundadır.

DR.İSKENDER ALİ MİHR

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...