Jump to content

Sağlıklı Bir Eş Olmanın Yolu: Sağlıklı Beslenme


Teodora

Önerilen Mesajlar

Mutlu bir evliliğe adım atmak üzeresiniz. Yeni yaşamınızda eşinizle birlikte mutlu günler geçirmenin temelinin sağlıklı olmaktan geçtiğinin de farkındasınız. Bu konuda bir şeyler yapmanız gerektiğini düşünüyorsanız, korkmayın henüz geç kalmadınız.

 

Sağlıklı bir yaşamın temel anahtarı sağlıklı beslenmedir. Sağlıklı beslendiğinizde enerjik, sağlıklı, güçlü, güzel ve dinamik olursunuz. Bu artılar da evliliğinizdeki mutluluğu katlar.

 

Yeni evinizde, yeni hayatınızda eşinizle birlikte sağlıklı ve uzun yıllar geçirmek istiyorsanız bazı beslenme alışkanlıklarını birlikte kazanmanızda fayda var.

 

İŞTE SAĞLIKLI BESLENMENİN EN TEMEL KURALLARI

 

Kural 1: Katı yağları evinize almayın, görünür yağlardan uzak durun. Kuyruk yağı, iç yağı, tereyağı gibi katı yağların, etlerin görünür yağlarının, süt ürünlerinin kaymak tabakasının aşırı tüketilmesi kalp-damar sağlığını tehdit eder. Sağlıklı bir kalp, eşinizle geçireceğiniz uzun yılların garantisi sayılabilir. Bu nedenle katı yağ tüketimini mümkün olduğunca azaltmalı, etlerin görünür yağlarını ve süt ürünlerinin kaymağını evinizden içeri almamalısınız.

 

Kural 2: Yağlar arasında denge sağlayın. Birçok kişi sadece balık tükettiğinde veya sadece zeytinyağı kullandığında kalp sağlığını koruduğunu düşünür. Fakat kalp sağlığının korunması için yağların dengeli tüketilmesi gerekir. Salatalarda ve bazı sebze yemeklerinde zeytinyağı veya fındık yağı kullanılması, haftada 2–3 kez balık tüketilmesi, yemeklerde ise ayçiçeği yağı veya mısır özü yağının kullanılması bu dengeyi sağlamayı kolaylaştıracaktır.

 

Kural 3: Şeker ve şekerli besin-içecek tüketimini azaltın. Şeker, hem boş enerji kaynağıdır hem de kan şekeri dengesini olumsuz etkiler. Bu boş enerji kaynağının beslenmemizde daha az yer alması sağlık açısından olumludur. Bu nedenle şeker ve şekerli besin-içecek tüketiminin mümkün olduğunca azaltılması gerekir.

 

Kural 4: Her gün 5–9 porsiyon sebze ve meyve tüketmelisiniz. Sebze ve meyveler, günlük vitamin ihtiyacımızın karşılanmasında önemli yer tutarlar. Bunun dışında içerdikleri antioksidan öğeler sayesinde şeker, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve kanser gibi kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltırlar. Günde 5–9 porsiyon sebze ve meyve tüketmenin zor olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ana öğünlerde salata ve sebze yemekleri veya haşlanmış sebzeler tüketerek ve ara öğünlerinize birer porsiyon meyve ekleyerek sebze ve meyve tüketiminizi arttırmayı başarabilirsiniz.

 

Kural 5: Her gün 2 su bardağı süt içmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. En çok süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyum minerali, kemik sağlığından, kalp sağlığına, kas kasılmasından, vücut ağırlığının korunmasına kadar geniş bir yelpaze içinde görev almaktadır. Günlük kalsiyum ihtiyacınızın düzenli karşılanması için günde 2 su bardağı süt veya yoğurt, 1–2 dilim peynir tüketmeyi alışkanlık haline getirmeniz gerekir.

 

Kural 6: Et grubunda yer alan besinler arasında denge sağlayın. Kırmızı et, tavuk, hindi ve balık et grubunda yer alan besinler olarak ortak özelliklere sahip olsalar da, aslında farklı özelliklere de sahiptirler. Bu nedenle beslenme düzenimizin içerisinde bir dengeye sahip olmaları gerekir. Haftanın 2 günü kırmızı et, 2-3 günü tavuk veya hindi, 2-3 günü de balık tüketerek bu hassas dengeyi oluşturabilirsiniz. Kırmızı etlerin görünür yağlarını, tavuk ve hindinin derisini tüketmemeye özen göstermelisiniz.

 

Kural 7: Tam tahıl ürünlerine sofralarda yer açın. Ekmek, makarna, pirinç, bulgur gibi tahıl ürünleri başlıca enerji kaynağımızdırlar. Tam tahıl ürünleriyse yüksek B vitamini içerikleri ve değişik türde posa kaynakları olmaları nedeniyle saflaştırılmış tahıl ürünlerine fark atarlar. Bu nedenle beyaz ekmek, beyaz pirinç gibi tahıl ürünleri yerine tam buğday, tam çavdar, yulaf ekmekleri, kepekli makarna ve kahverengi pirinç sofralarda daha sık yer almalıdır.

 

Kural 8: Su tüketiminin ihmale gelmeyeceğini unutmayın. Sağlıklı bir bedene sahip olmanın bir başka kuralıysa düzenli ve yeterli su tüketimidir. Bir yetişkinin günlük su ihtiyacı yaklaşık 1,5–2 litredir. Günde en az 8 su bardağı su içmeyi alışkanlık haline getirmeniz de daha zinde ve sağlıklı olmanızı sağlar.

 

Kural 9: Yeterli posa tüketmeye özen gösterin. Besinlerin içerisinde bulunan posalar (lifler), kabızlık başta olmak üzere bizi birçok hastalığa karşı korur. Yeterli posa tüketen kişiler formda bir bedene, daha dengeli kan şekeri ve daha düşük kolesterole sahip olurlar. Sizde yeterli posa tüketmek adına bir adım atın ve posa kaynakları olan sebzelerin, meyvelerin, tam tahıl ürünlerinin ve kuru baklagillerin sofranızda sıklıkla yer almasına özen gösterin. Haftada 2–3 kez kuru baklagil tüketmenin son derece sağlıklı bir beslenme alışkanlığı olduğunu da unutmayın.

 

Kural 10: Tuz tüketiminde sınırlarınızı bilin. Aşırı tuz tüketiyorsanız, eşinizin veya sizin ileride yüksek tansiyona ve çeşitli sindirim sistemi kanserlerine yakalanma riskinizin daha fazla olduğunu bilmelisiniz. Günlük tuz tüketimi kişi başına 6 gramı aşmamalıdır. Sofranızdan tuzluğu kaldırarak işe başlayabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

Dyt. Gizem Tutar

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...