Jump to content

Yok Yok Yoook …


Mira
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Çoğumuz için hayat yokluklarla dolu.

Çocukluktan başlıyoruz öğrenmeye…

Annelerimizden veya babalarımızdan veya diğer yakınlarımızdan duyuyoruz önce, sonra arkadaşlar, okul, kitaplar, haberler, TV, filmler vs. vs.

Hepsi bize bir şeylerin yokluğunu öğretiyor.

Ve bir gün biz de kabul edebiliyoruz. Evet, hayatımızda bir şeyler yok yok yok.

Kimimiz için bu para.→ → ”Yeterince param yok.”

Kimimiz için zaman. → → ”Yeterince zamanım yok.”

Kimimiz için sevgi. → → “Beni seven kimse yok.”

Kimimiz için saygı. → → “Beni takan yok.”

Kimimiz için arkadaş. → → “Hiç dostum yok.”

Kimimiz için çare. → → “Sıkıntım çok büyük, çaresi yok.”

Kimimiz için iş. → → “İş yok veya iş bulamıyorum.”

Kimimiz için müşteri.→ → “Ekonomi çok kötü, müşteri yok.”

Kimimiz için eleman.→ → “Düzgün eleman yok.”

Kimimiz için satış.→ → “Satış yok. Kimse satın almıyor.”

Kimimiz için anlayış. → → “Beni anlayan yok veya ben bunları anlamıyorum.”

Kimimiz için ev.→ → “Güzel bir evim yok.”

Kimimiz için araba.→ → “Arabam yok.”

Kimimiz için imkan.→ → “İmkanım yok.”

Kimimiz için sağlık.→ → “Sağlığım bozuk, şifa yok.”

Kimimiz için amaç.→ → “Hayatımın bir amacı yok.”

Kimimiz için umut.→ → “Umudum yok.”

Ve bu liste böyle uzayıp devam edip gidiyor.

************************************************************************************

Oysa ki yine aynı bu dünyada, bu sahip olamadığımız şeylere bol bol sahip olanlar var.

Ya da birimiz için YOK olan şey, bir diğerimiz için çantada keklik VAR olup, onun için YOK olan şey bizim için hiç de problem olmayabiliyor. Sanki kendimiz çevremize YOKlardan örülmüş bir duvar inşa ediyoruz ve kendimizi içine hapsediyoruz.

yokyokyok21-1.jpgPeki ya sen? Hayatında olmadığını düşündüğün, hissettiğin veya inandığın neler var?

Daha doğrusu hayatında ne yok ve neyin eksikliğini yürekten hissediyorsun?

İşin gerçeği şu ki, biz bir şeyin YOK olduğunu düşündüğümüz için, onun YOK olduğunu hissettiğimiz ve YOK olduğuna inandığımız için, o şey hayatımızda YOK.

Bizim YOK diye düşündüğümüz bir şeyi, bir başkası VAR diye düşünüp, bu şekilde onu hayatına çekip, minnet ve şükran dolu bir hayat sürebiliyor. Tabii bu çekim yasası, Allah’a inanmayanlar için de geçerli olduğu için, Allah’tan uzak pek çok insanın da, sırf bu yokluğa değil varlığa inanmaları sebebi ile bizde olmayan pek çok şeye sahip olarak yaşadıklarını görmek mümkün.

Yani bir şeyin hayatımızda VAR olduğunu veya YOK olduğunu düşünmek bizim seçimimiz. Biz öyle olduğuna karar veriyoruz o da öyle oluyor.

Madem, hepimiz seçtiğimiz şekilde bir hayat yaşıyoruz. Peki, neden YOKLUK içinde yaşamayı seçiyoruz?

Çünkü aslında gözümüzü açıp çevremize dikkatle bakmıyoruz. Çevremizdeki bollukları görmeye değil, yokluğa odaklanıyoruz. Yokluk görmek için bakıyoruz. Hep duyduğumuz o “yarı dolu” su bardağına bakıp, “yarım bardak suyum var” demek yerine, “bardağın yarısı boş” demeyi tercih ediyoruz ve bardak dolup sular taşmadan da “bardak dolu” deyip şükretmek istemiyoruz.

yokyokyok32-1.jpgVe diyoruz ki kendimize:

“Önce hayatımda o şeyin varlığını, bolluğunu göreyim, ondan sonra YOK demeyi bırakır, VAR deyip şükrederim.”

Anlamamız gereken şey, istemenin hayatta 2 seviyesi var:

1- Madde aleminde istemek

2- Kalp aleminde istemek

Madde aleminde istemek, bir bebeğin süt için ağlaması gibi bir şey. Evet ağlamadan bebeğe süt verilmiyor. Bebek ağlıyor, anne onun süt istediğini anlıyor ve veriyor. Bu bir iletişim yöntemi ve bunu küçümsemeye veya yanlış demeye gerek yok. Bebek henüz konuşamadığı için, bu şekilde iletişim kurması onun için harikulade bir şey. Büyük bir başarı.

Hatta bu ağlama meselesi kalp aleminde istemenin de ilk adımı. Bir çok insan sırf bu sebeple Allah’a yaklaşıyor ve Allah da merhameti ile çaresizlikten gelen bu ağlayışları, yakarışları kabul ediyor.

Ancak, Allah’ın düzeninde bir yöntem daha var. Bu yöntem, çekim yasası ve kalp aleminde bilinmesi gereken bir yöntem.

Bu yöntemde, her ağladığında sütü ağzına gelmiş bir bebeğin artık kendini güvende hissedip annesine teşekkür olarak gülücükler, agucuklar göndermesi gibi, bizim de Rabbimize teşekkürler, sevgiler, saygılar göstermemiz daha iyi, daha doğru, daha güzel oluyor.

İşte bu sebeple çekim yasası gereği, ÖNCE bizim hayatımızda VAR olan şeyleri görmemiz, onlara odaklanmamız lazım ki bolluk hayatımıza girebilsin.

Bir şeyin YOKluğuna odaklanıp, onu istemektense, VARlığına odaklanıp şükretmek, o şeyi hayatımıza hızla getirecektir.

*****************************************************************

yokyokyok41-1.jpgYukarıda yok dediğimiz her şeye tekrar bakalım.

Aslında hepsi de hayatımızda az veya çok VAR değil mi?

Güzel bir evim yoksa dahi başımın üzerinde bir çatı var, değil mi? İşte o bile bir VAR.

Bu VARa sarılmamız ve Allah’a şükretmemiz lazım.

Ev ödevi, alıştırma, egzersiz yapmayı seven arkadaşlar için bugünkü egzersiz şu:

1- Hayatınızda YOK olduğuna inandığınız her şeyi bir kağıda yazın.

2-Teker teker her birini, o konuda VARlar bulmak için inceleyin ve yazın.

3- Ve bu VARlar için şükretmeye odaklanın.

******************************************************************

İşte Kuran’dan dua konusunda çok sevdiğim bazı ayetler:

”Dua edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm. Hadi onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki doğruyu ve iyiyi bulabilsinler.” BAKARA 186

”Ürpererek ve ümit ederek dua edin O’na. Hiç kuşkusuz, Allah’ın rahmeti, güzel düşünüp güzel iş yapanlara çok yakındır.” A’RAF 56

”Gerçek dua yalnız O’na/hak davet yalnız O’nun için yapılır. O’nun dışında yalvarıp davet ettikleri ise onlara hiçbir şekilde cevap veremezler. Onlar, ağzına ulaşsın diye iki avucunu suya doğru açan ama suya ulaşamayan birinden başkasına benzemiyorlar. Küfre sapanların dua ve davetleri, şaşkınlığa dalmaktan başka bir işe yaramaz.” RA’D 14

”En güzel isimler Allah’ındır; O’na onlarla dua edin. O’nun isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettiklerinin cezasını çekeceklerdir.” A’RAF 180

”Dua edin bana, cevap vereyim size!” MÜ’MİN 60

”De ki: Duanız/davetiniz yoksa, Rabbim sizi ne yapsın?” FURKÂN 77

”Diyelim, gemidesiniz: Gemiler, içindekileri latîf bir rüzgârla götürüyorlar. İçerdekiler ferah ve sevinç duymaktalar. Birden korkunç bir kasırga geliverdi. Her taraftan dalgalar üzerlerine çullandı. Çepeçevre kuşatıldıklarını düşünüp dini yalnız Allah’a özgüleyerek duaya koyuldular: “Eğer bizi şu durumdan kurtarırsan, yemin olsun, sana şükredenlerden olacağız.” Ama Allah onları kurtarınca, hiç vakit geçirmeden yeryüzünde haksızlığa sapıp azgınlaşırlar.” YÛNUS 22-23

”Benim Rabbim, duayı gerçekten çok iyi duyar” İBRÂHİM 39

”İnsan, hayra davet eder gibi şerri çağırıyor/insan, hayra duasıyla şerri davet ediyor. İnsan çok acelecidir.” İSR 11

”İnsana bir zarar/zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O’na dua eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O’na yalvarmakta olduğunu unutur, O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler, ortaklar isnat eder.” ZÜMER 8

”Kâfirler hoşlanmasa da siz, dini yalnız O’na özgüleyerek, Allah’a dua edin!” MÜ’MİN 14

”İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir, yan yatar. Kendisine şer dokununca, hemen duaya koyulur.” FUSSİLET 51

”İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanların dualarını O cevaplıyor, lütfundan onlara fazlasını O veriyor.” ŞÛR 26

 

dır..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...