Jump to content

Tacize Uğrama Yaşı 1’e Düştü


yavin
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Tacize uğrama yaşı 1’e düştü


251603-1.jpg

 

İngiltere’de yapılan Uluslararası Çocuk İstismarı ve İhmali Kongresi’nde Türkiye’deki istismarın boyutları tartışıldı. Buna göre, Türkiye’de istismar oranı büyük bir hızla arttı ve tacize uğrayan çocuk yaşı 1’e düştü.

 

“EN SIK RASTLANILAN FİZİKSEL İSTİSMAR”

Ulukol, araştırmalara yansıyan istismar türleri arasında en sık fiziksel istismarın görüldüğünü belirterek, “Dayak, tokat gibi fiziksel istismarlar gizli kalmıyor, çünkü toplumumuzda bu bir terbiye metodu olarak görülüyor. Ama cinsel istismar gizleniyor. Ortaya çıkarılması bu yüzden çok zor. Gerçek rakamlara ulaşmak kolay değil” dedi.

 

“MAĞDUR BÜYÜDÜĞÜNDE TACİZCİ OLUYOR”

Ulukol, tacize uğrayan kişinin tedavi edilmezse tacizci olabileceğine dikkat çekti: “İstismar edilen bir kişiyi tedavi etmekle o kişinin daha sonraki yaşantısında isitismar edeceği pek çok kişiyi korumuş oluruz. Çocuk cinsel istismara uğramışsa potansiyel sapıktır ve ileriki yıllarda etrafındaki diğer insanları istismar eder.

Anne veya babanın çocukluğunda istismara uğramış olması, fiziksel veya psikiyatrik hastalığının bulunması, aileye üvey anne veya babanın katılması, geçimsizlik ve aileiçi şiddet istismarı kolaylaştırır. Ekonomik sıkıntı ve işsizlik de önemli bir risk faktörüdür. Sosyal destek sistemlerinin yokluğu, çok çocuklu ailede büyüme gibi faktörler fiziksel istismar için çok ciddi riskler oluşturur. Çocuğu koruyan yasaların yetersiz olduğu toplumlarda, savaş ve terör ortamlarında istismarcılık artar. Aynı şekilde internetin kontrolsüz kullanılması durumunda çocuk pornografisi yoluyla artar.”

 

“İSTİRMARCI ÇOCUĞUN UZAĞINDA DEĞİL”

Yapılan araştırmalar, cinsel istismarın genellikle aileden biri ya da aileye yakın biri tarafından meydana geldiğini gösteriyor. Cinsel istismar vakalarının ortaya çıkmamasının bir nedeni bu. Ulukol, “Aileler istismarı gizleme eğiliminde oluyor, çocuklar suçlu durumuna düşürülüyor, haliyle istismar edilen çocuk korunmuyor. Medya bu tür olayların üzerine bilinçsizce gidiyor, istismar edilen çocukların isimleri, resimleri basılıyor. Mağdur ikinci bir mağduriyet yaşıyor” dedi.

 

Ulukol şöyle devam etti: “Çocuğu istismar eden veya cinsel bir tatmin unsuru olarak kullanan kişi için çocuğun cinsel gelişimini tamamlamış olması gerekmiyor. Neyi cinsel **** olarak görüyorsa tatmini onunla sağlıyor. Hasta için yaş önemli değil. Cinsel istismar farklı tiplerde olabiliyor. Cinsel istismar meydana gelmesi için bütün cinsel eylemin çocuk üzerinde gerçekleşmesi gerekmiyor. Teşhircilik de, küçük çocuğun karşısında cinsel ilişkiye girmek de çocuğun genital bölgelerine bakım için değil, zevk için dokunulması da cinsel istismardır. Çocuğun eline, koluna, yüzüne cinsel organını sürmesi de cinsel istismara giriyor.”

 

CİNSEL OYUN-İSTİSMAR FARKI

Ulukol cinsel oyun ile istismar arasındaki farkı şöyle açıkladı: “Küçük çocukların cinsel oyunları gayet normal; psikiyatrik gelişmeleri sırasında çocukların kendilerini ve karşı cinsi tanımak için yaptıkları bir şey. Örneğin anaokullarında kız çocukları, erkek çocukları tuvalette gözler, erkek çocuklar kızların eteğini kaldırır bakarlar. Bunlar tamamen oyundur. Cinsel oyunu, istismardan ayırmak gerekir. Cinsel oyunda merak ve öğrenme vardır, karşıdan zevk alma yoktur. Kendisini de açar, karşısındakine de bakar. Ama cinsel istismarda karşıdakini kullanmak sözkonusudur. Bu nedenle çocuklar arasındaki bu cinsel oyun mudur, cinsel istismar mıdır, bunu belirlemek için 5 yaş gibi bir fark düşünülmüş. Biri 10, diğeri 5 yaşında ise bunun cinsel oyun değil, cinsel isitismar olabileceği düşünülüyor. Öyle vakalar var ki, ‘çocuk bisiklete binerken çarpmış kanaması olmuş bakar mısınız doktor hanım’ diyor. Bisiklete çarpmakla falan kanama olmaz. Ama aile bunu ‘istismar edildi’ diye getiremiyor. İşte o zaman çocukla görüşmeler, özel tekniklerle çocuktan doğrusunu öğrenmek gerekiyor. Her zaman başarı olamıyoruz. Psikiyatrların çocuktan aldığı ifadeler var ama kimi zaman savcı ya da hakim bu ifadalere de güvenmiyor. Tıp alanında çocuk istismarını fark eden kimseler alanında bunu farkedebilecek yetenekte insanların bilgi ve eğitiminin artırılması gerekiyor.”

 

“İSTİSMARI ÖNLEMEK İÇİN MERKEZLER AÇILIYOR”

Prof. Dr. Betül Ulukol, çocuk istismarının önlenmesiyle ilgili ilk merkezin İzmir’de kurulduğunu, daha sonra İstanbul, Ankara ve Bursa’da yeni merkezler açıldığını, istismarı önleme ile ilgili Ankara’da üç büyük ekibin bulunduğunu söyledi. Ulukol, “İstismarları fark etmemiz gerekiyordu. Bütün çabalar bireysel çaba bazında kalıyordu. İnsanlar istismarı fark ettikleri zaman ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Bir baba çocuğuna tecavüz ettiyse anne çocuğu için ne yapacağını bilemiyordu. Konuyla ilgilenen hekimlerin ve araştırmaların artmasıyla birlikte çocuk istismarını önlemeye yönelik merkezler de kurulmaya başlandı. Şimdi Türkiye’nin pek çok yerinde böyle merkezler var” dedi.

 

“VAKAYI ANLAYABİLMEK İÇİN DUYARLILIK GEREKİYOR”

Ulukol, toplumda istismarı fark edebilecek duyarlılığa sahip insanların artması gerektiğini vurguladı. İstismarın fark edilememesi durumunda sorunun giderek büyüdüğüne ve müdahale edilemez duruma geldiğine dikkat çekti. Ulukol, “Bunun için temel hedefimiz hekimlerin ve bu işle uğraşan kişilerin istismarla kaza arasındaki ayrımı ayırt etmelerini sağlamak. Çünkü anne ve babalar, çocuklarını ‘Dövdüm, o yüzden kafası kırıldı’ diye getirmiyor bize; ‘mama sandalyesinden, merdivenden düştü’ diye getiriyor. ‘Üzerine çay döküldü’ diyor. Ellerine çay dökülen çocukla sırf canı yansın diye elleri sıcak suya sokulan çocuğun yanıkları arasında fark vardır. Çocukları ilk gören kişinin istismarın izlerini anlayabilmesi gerek” dedi.

 

”KIZ-ERKEK FARK ETMİYOR”

Ulukol istismarda cinsiyet farkının bölgelere göre değiştiğini belirterek, “Türkiye’de konuyla ilgili yapılmış çalışmalar yok. Yurtdışında yapılan çalışmalar var. Bu çalışmalara göre kız-erkek fark etmiyor. Bazı bölgelerde erkek çocuklar daha çok istismara uğrayabiliyor. Bazı bölgelerde ise kız çocuklar. Çocuk pornografisi, çocuk cinsel tacizinde son derece ciddi bir problem. Çocuk pornogrofisiyle ilgili en çok vakanın çıktığı, internette en çok bununla ilgilenen ülkenin Türkiye olduğunu görüyoruz. Türkiye Google’da çocuk pornografisinin en çok tıklandığı ülkelerden biri. Bir iki spontan vaka dışında elimizde veri yok. Halkın bu konuda çok duyarlı olması gerekiyor. Yeni ceza kanununda eğer bir istismar olduğunu bilenler bunu ilgililere bildirmiyorsa suçlu duruma düşüyor. Bu sorumluluk sıradan vatandaş için de, öğretmen veya doktor için de aynı” dedi.

 

 

Ankara Çocuk Koruma Birimi Başkanı Prof. Dr. Betül Ulukol

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

aileleri suçlu. cezalandırılmaları lazım. geçen gün durakta çocuklu bir aile vardı. durakta hiç tanımadıkları adamların biri alıyor biri bırakıyor çocuğu. çok rahatsız oldum bu görüntüden. ben çocuğuma kimsenin dokunmasına izin vermem. bunlar öyle durmuşlar elin adamları da güya çocuklarını seviyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...