Jump to content

İnatçı Gençler


Güzide
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İnatçı Gençler” ve... Gizemleri

 

Yaşlanma sürecinizi denetim altında tutabilir ve siz de bir “inatçı genç” olabilirsiniz

•Dr.David Weeks, Jamie James -Reader’s Digest

[TABLE]

[TR]

[TD]Antonia Barber, insanlara yaşını söylediğinde, hiç kimse ona inanamıyor. Altmış iki yaşındaki bu başarılı çocuk kitapları yazarı, kendini elli yaşında hissediyor ve o yaşta da gösteriyor. Yüzünden adeta sağlık fışkırıyor ve masmavi gözleri ışık saçıyor; güçlü bir ışık altında bile, göz çevresindeki kırışıklıklar belli belirsiz. Kalp cerrahı Michael DeBakey, bu daldaki en ünlü uzmanlardan bir tanesi ve elli yılı aşkın süredir de kariyerini başarıyla sürdürmekte. 1997 yılında, seksensekiz yaşındayken Boris Yeltsin’in açık kalp ameliyatında denetmen olarak bulunuyordu. Bugün ise, NASA’daki mühendislerle birlikte minyatür bir kalp pompası üzerinde çalışmalarını yürütüyor. Elbette ki, yüzünde kırışıklıklar var ama olduğundan rahatlıkla yirmi yıl genç gösteriyor. Antonia Barber ve Michael DeBakey iki “inatçı genç” örneği. Onlar yaşlarından ya da ehliyetlerinde yazandan. Onlarca yıl daha genç görünen, davranan, düşünen ve hisseden şanslı insanlar. Yirmibeşinci mezuniyet törenlerine gelip, hâlâ yıllıktaki fotoğraflarıyla aynı görünen bu insanlar, kızlarıyla dolaşıp, kız kardeşleriyle gezdikleri sanılan anneler. On yıl süren, derin ve ayrıntılı bilimsel araştırmalar sonucu, bizi “inatçı genç”lerden ayıran fizyolojik, fiziksel ya da genetik özellikler olduğu kanıtlandı. Buna göre “inatçı gençler”:[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

  • •Yaşamları süresince bizden daha fazla romantik ilişkiler yaşarlar ve oldukça hareketli seks yaşamları vardır.
  • •Her yaştan insanlarla arkadaşlık ederler.
  • •Çoğunlukla çocukları yoktur ya da ebeveynseler bile küçük aileleri vardır.
  • •Çok dinç ve atletik yapıdadırlar, dağ sporlarını, takım sporlarına yeğlerler.
  • •Uykuları düzenli ve derindir, sabahları dinç ve güne hazır uyanırlar.
  • •Düzgün vücut hatlarına sahiptirler.
  • •Çok ve sık yolculuk yaparlar.
  • •Tansiyonları normal ya da düşüktür.
  • •Çok okurlar, az televizyon seyrederler ve zamanlarını edilgen bir biçimde geçireceklerine, zekâlarını geliştirmeyi yeğlerler.
  • •İleri yaşlara dek sağlıklı bir yaşam sürmüş ebeveynleri vardır.
  • Yapılan araştırmaya katılanların yüzde on onbeşi vejetaryendi ve çoğunun içkiyle araları pek hoş değildi. Sigara içmeyenlerin sayısı, içenlerin yirmi katıydı; bu konudaki bulgular, tartışma götürmez, yaşlanma konusundaki etkilerini düşünürsek, sigara bu alanda, zamandan bile çok daha etkili. Ne biçimde yaşlandığımız, bir ölçüde genetik mirasımıza bağlı. Büyük bir bölümü ise bizim doğrudan kontrolümüz altındaki etkenlerle doğru orantılı; yediklerimizle, hareketliliğimiz ve yaşama bakış açımızla. “İnatçı genç”ler konusunda yapılan araştırmalar sonucu, fiziksel ve zihinsel sağlığımızı geliştirme konusunda olumlu adımlar atmamıza yardımcı olacak bilgileri size sunuyoruz. Dinamik spor faaliyetlerine karşı duydukları tutku, “inatçı gençler”in belirleyici özelliklerinden bir tanesi. Spor, yalnızca iyi görünmenize ve fiziksel kondisyonunuzun artmasına yaramaz, aynı zamanda zihinsel faaliyetlerinizi de geliştirir. Düzenli bir biçimde spor yapan insanların yaşama daha olumlu baktıkları gözlenmektedir. Henüz harekete geçmediyseniz, işe adımlarınızı her zaman yürüdüğünüzden daha hızlı atarak başlayın. Haftada iki ya da üç kez 20-30 dakika hızlı adımlarla yürümek, direncinizi artıracaktır. Her gün yaptığınız şeyleri, daha aktif bir biçimde yapmaya çabalayın ve tercihen evinizin ya da iş yerinizin yakınlarında yeni faaliyetler edinin. Aşama aşama ilerleyin; düzenli egzersizlerin yaşam boyu sürdürülmesi ve yaşamınızın bir parçası durumuna gelmesi gerekir. Dans, step, aerobik, yüzme ve yer jimnastiği, bedene esneklik kazandıran ve insanı dinçleştirip, vücut hatlarını biçime sokan sporlardır. Spor yapmanın kilo vermeye ve korumaya yönelik tarafı, kalori kaybından çok ötedir. Sıkı bir sportif faaliyetten sonra, vücudun metabolik hızı saatlerce doruktadır. Üstelik aerobik hareketleri, kısa süre için de olsa iştahı bastırır. Aynı zamanda, dinamik bir aktivite programı, insan bedeninde, küçük miktarda büyüme hormonu salgılar, bu da kasların şişmanlama yerine, uzamalarına neden olur. “İnatçı genç”lerin beslenme biçimlerinden de anlaşılacağı gibi, yediklerimiz yaşam tarzımızın vazgeçilmez bölümlerinden birini oluşturur. Yiyeceklerden zevk almamız gerekir; öğünlerimiz birer işkence olmamalı. Diyet yapmak çoğu zaman insanları strese sokar ve mutsuz olmalarına neden olur.
  • “İnatçı genç”lerden öğrenmemiz gereken birşey, kilomuzu asıl dengede tutmamızı sağlayanın, yiyeceklerimizdeki çeşitlilik olduğudur. “İnatçı genç”lerin diyetini oluşturan yiyeceklere bir göz atalım: Baklagiller ve tahıllar da dahil olmak üzere, yiyeceklerinizin yüzde 60’ını, karbonhidratlar oluşturmalıdır. Günde en az beş porsiyon sebze ve meyve yemeye çalışın. Proteinler, gıdanızın yüzde 15 ila 20’sini oluşturmalıdırlar, geri kalanını yağlardan sağlayabilirsiniz, ama doymuş hayvansal yağ oranı, yüz- de 10’un üzerinde olmamalıdır.
  • •Porsiyonlarınızı küçültün ama iştahınızı tatmin edecek denli yeyin. Lokmalarınızı iyice ve uzun süre çiğneyin. Asla aç değilken yemeyin ve doyduğunuzu hissettiğiniz anda durun.
  • •Tuzu azaltın, özellikle de füme yiyecekleri ve çok miktarda tuz içerenleri.
  • •Şekeri azaltın. Düşük kalorili tatlıları yeğleyin; meyve her zaman için en iyi tercihtir.
  • •Taze sebzelerde, meyvelerde ve tahıllarda bulunan C vitamini, cildinize elastiki ve genç bir görünüm sağlayan kolajenin artmasına katkıda bulunur.
  • •Sigara, alkollü içecekler ve kahvenin vücuttaki tüm vitaminlerin miktarını azalttığını unutmayın.
  • Yetmişüç yaşına karşın, hâlâ genç görünmeyi başaran sanatçı Angela Lansbury, şu atasözünün canlı kanıtı: “Ne yerseniz, osunuz”. Sanatçı, özellikle taze sebze, meyve ve tahıllarla beslendiğini, balığı ete yeğlediğini belirtiyor. Alkolden kaçınıyor. Hepimiz, bir ad ya da birinin yüzünü, bir dükkana girip de, ne almak için uğradığımızı unutmanın ne demek olduğunu ve bu duygunun ne denli rahatsız edici olduğunu biliriz. Bu tür unutkanlıklar, beyinsel faaliyetlerimizin azaldığına işaret olabilir ve bunun üstesinden gelmek için beynimizi daha çok çalıştırmamız gerekir. Michael DeBakey’ye, nasıl oluyor da bir delikanlının zihinsel etkinliğine sahip olduğu sorulduğunda, şöyle yanıt vermişti: “Kaslar konusunda, şöyle bir deyiş vardır: Onları ya kullanın ya da kaybedin. Beyin için de aynı şey geçerli. Ne denli çok kullanırsanız, o kadar iyi işler.” Dr. DeBakey, zihne yapılacak en büyük kötülüğün, televizyonun karşısında anlamsızca oturmak olduğunu söylüyor. “Beyninizi harekete geçirecek, daha etkili o kadar çok yöntem var ki.” İşte size, beyin gücünüzü artırmak, hafızanızı geliştirmek ve yaratıcılığınızı artırmak için hedeflenen kimi zihinsel çalışma örnekleri: Hafızanızı geliştirmek için akılcı ipuçlarına başvurun. Bir kelimeyi aklınızda tutabilmek için onu bir görüntüyle eşleştirme yöntemi olan Loci Metodu, uzun yıllardır kullanılmaktadır ve oldukça başarılı olmuştur. Yeni kitaplar okuyarak, düş gücünüzün de yardımıyla sözcükleri akıcı bir biçimde kullanmayı öğrenebilirsiniz. Aynı zamanda değişik türden kitaplar okumanın da yararı vardır. Kendinize, okumuş olduğunuz kitaplarla ilgili sorular sorun. Film yönetmeni oyununu oynamayı deneyin. Okuduğunuz kitabı, beyazperdeye aktaracağınızı düşünün. Hangi sahneleri makaslardınız? Hangilerini öne çıkartırdınız? Olayların akışında değişiklik yapar mıydınız? Hangi görsel efektlerden yararlanırdınız? •Beyin, yeni deneyimlere gereksinim duyar. Konusunda uzmanlaşmış dergiler okuyun; bilimsel ya da tıbbi magazinler gibi. Politik görüşünüzün aksini savunan gazete ve dergiler okuyun ve bu düşünceleri belleğinizde, zihinsel bir sıralamaya tabi tutun. Fikirlerine kesinlikle karşı çıktığınız bir makale yazarına ya da bir yayımcıya bir mektup yazmayı deneyin. Kendi düşüncelerinizi mantık sırasına koymayı unutmayın. •Kelime oyunları oynayıp, sözcük dağarcığınızı geliştirin (örneğin, bildiğiniz tüm kuş adlarını sıralayın). İşi güçleştirmek için, sözcükleri alfabetik sıraya dizin. •Yaratıcılığınızı ve sözcük konusundaki ustalığınızı geliştirmek için, dil oyunlarından yararlanabilirsiniz. Okuduğunuz kitabı, beyazperdeye aktaracağınızı düşünün. Hangi sahneleri makaslardınız? Hangilerini ön plana çıkartırdınız?

Sözlükten on sözcük seçin ve her biri için mecazi bir benzetme bulmaya çalışın. Örneğin baba evin direği, dayak cennetten çıkma, anne başımızın tacı. Sıkça kullandığınız nesnelerin yerine neler kullanabileceğinizi düşünün, örneğin kağıt ağırlığı olarak bir tuğla, hamak ya da tente olarak bir battaniye, anahtarlık ya da olta ucu olarak ataç. •Haklarında çok bilginiz olmayan sanatçılarla ilgili, sanat kitapları karıştırın. Salvador Dali’nin, Giorgio de Chirico’nun yapıtlarının yer aldığı kitaplar gibi. İçlerinden bir tanesini dikkatlice inceleyin, sonra da bu tablo hakkında neler hissettiğinizi kaleme alın. Resimle ilgili bir öykü yazmaya çalışın. Gözlerinizi kapatıp, ilk kez dinlediğiniz bir müzik parçasına kulak verin. Ne hakkında bestelenmiş olduğunu düşlemeye çalışın. Sizde aynı duyguları uyandıran başka bir müzik parçası anımsıyor musunuz? •Kalabalık bir ortamda, çeşitli insan gruplarını inceleyin ve hareketlerinden, yüz ifadelerinden yola çıkarak, haklarında öyküler yaratmaya çalışın. Her şeyden önemlisi bir şeyi aklınızdan çıkartmayın. Antonia Barber’ın da söylediği gibi, “Kendinizi kaç yaşında hissediyorsanız, o yaştasınız demektir.”

 

[TABLE]

[TR]

[TD]Çeviren: Dilek Sezen

[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...