Jump to content

Empati Tehlikelidir: Bir Başka Anne Kız İlişkisi


Mira
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

k_EMPATHY_1-1.jpgGenç kadın annesi ile anlaşamıyordu son zamanlarda. Nedense ona yardım etmek istiyor, ama bunu başaramıyordu. Kendine acımayı seviyordu yaşlı kadın. Bütün kötü olaylar sanki onun başına geliyordu. Genç kadın annesine, kurban rolü oynamamasını öğretmeye çalıştıysa da başarılı olamamıştı. Üstelik, canı buna müthiş derecede sıkılıyordu. Annesine öfke biriktirdiğini düşünüyordu. Benim çalışma sistemimi bilen biri olarak, sıkıntısının, işlerine ve mali durumuna da olumsuz yönde etkilediğini düşünüyor ve endişeleniyordu.

?Çok öfkeliyim Seda Hanım? diyordu, ?Beni bir türlü anlamak istemiyor. Ne desem boş! Hayattan zevk almaya çalışması gerektiğini söylüyorum, ama sanki duvara konuşuyorum. İçimde müthiş bir sıkıntı var. Ben de onunla birlikte vakit geçirirken, kendime acımaya başladım. Bu duygunun ne kadar tehlikeli olduğunun farkındayım. İşlerim bile durgunlaştı. Hiç olmadığım kadar boş oturuyorum. Hiç müşterim yok.?

İlk fark ettiğim, genç kadının annesi ya da bir başkasını düzeltmeye çabalamaması gerektiğiydi. Yoksa kendi kendini yıpratırdı. Bazen iyileştirmek ya da yürekten yardım etmek istediğimiz kişiler bizden hiçbir şey almazlar. Biz bir şeyler anlatmaya çalıştıkça, başlarını iki yana sallayarak itiraz ederler. Kendi durumları için bir açıklama bulurlar ve değişmeden kalmak isterler.

Öyle tuhaf bir histir ki bu, karşınızdaki kişi sanki bir mazoşistmişçesine, çözümsüz bir düşünce yumağının içinde hapsolmuştur. Hem kendine acıyordur, hem de durumunu değiştiremediğine ve değiştiremeyeceğine inanıyordur. Siz bir çıkış yolu önerseniz de onu göz göre göre reddediyordur. Bu reddedişlerin ardında ya yüzleşmek istemediği bir duygu ya da korku yatıyordur, ya da müthiş bir öfke? Oysa o kişi öylesine inanmıştır ki hayatın kurbanı olduğuna, yapabileceği hiçbir şey olmamalıdır. Başkalarının ona akıl vermelerini değil, sadece sempati duymalarına ihtiyaçları vardır.

Aslında istekleri SEVGİ den başka bir şey değildir.

Onları düzeltmeye çalışırsak, bizi reddederler. Duymazlıktan ya da anlamazlıktan gelirler. Çaresizliklerini kanıtlamaya çalışırlar. Oysa onlar sadece, kendi yollarında yürümek isteyen kişilerdir. Onların işlerine karışamayız. Kurban olma psikolojisi, bazı kişiler için bir geçiş yoludur. Müdahale etmek yersizdir. Sadece yardım edebileceğimizi belirtebiliriz, kendi yolumuzu gösterebiliriz, ve eğer isterlerse yanlarında olacağımızı söyleyebiliriz. İşte hepsi budur.

Bunu yaparken üzülmemeli, onların duygularını kendi üzerimize almamalıyız. Son dönemde, pek çok hanımda gözlemlediğim bir şey var. Empati kurabilme yetenekleri artıyor. Ama bu yetenek, onlarda aynı zamanda müthiş bir rahatsızlık hissini de beraberinde getiriyor. Karşımızdaki sevdiğimiz biriyse, onun acısını, üzüntüsünü, sıkıntısını kendi içimizde hissediveriyoruz. Ve bilmeden, kendimiz için en büyük tehlikeyi davet etmiş oluyoruz.

Birine yardım etmek çok hoş bir fikir, ancak duygularımızı karıştırmamaya özen göstermeliyiz. Karşımızdaki insanı televizyondaki diziyi seyreder gibi dinlemeli, kendimizi onun yerine koymaktan kaçınmalıyız. Yoksa, onun duygularını farkında bile olmadan üstleniveririz. Bizim ruh durumumuz bozulur, üstelik nedenini de bilemeyiz.

Bazı insanlarla konuşurken, ya da sadece aynı ortamda bulunmanız bile, size problem yaratabilir. Birkaç saatlik bir görüşmenin ardından, hiç gücünüzün kalmadığını, canınızın aniden ve sebepsizce sıkıldığını, öfke, suçluluk ya da endişe gibi duygularla dolduğunuzu fark etmiş miydiniz hiç? İşte bu yüksek empati yeteneği olan kişilere daha fazla olur. Bu, aynı zamanda birbirimizden enerji çalmanın da bir yoludur.

Peki öyleyse, bizden yardım isteyip duran ama aynı zamanda vereceğimiz yardıma açık olmayan kişilere ne yapmalıyız?

Onların kurban rolü oynamaktan bir çeşit tatmin aldığını fark etmelisiniz ve bunun sebebini bulmaya çalışmalısınız. Çoğu zaman bu bir ?takdir görme? ihtiyacı, ?basit sevgi sözcükleri? ya da bir teşekkür olabilir. Bunu bulabilirseniz, ihtiyaç duyduğu şeyi ona verebilirsiniz. Doğrudan ve detaya girmeden bunu yapabilirsiniz?

Tabi, eğer canınız istiyorsa? Yoksa istemeden, hissetmediğiniz şeyleri söylemek için kendinizi zorlarsanız, yine sıkıntınız artar, yaşam enerjiniz azalır.

Genç kadınla hafif bir trans çalışması yapmaya karar verdim ve kendisini gevşettim. Öncelikle vücudunda kendisini rahatsız eden duyguyu ve bunun yerini tespit ettik. Acıma duygusu ortaya çıktı ve bunun ilginç bir şekilde diz kapaklarında yerleşik olduğunu söyledi. Daha sonra bu duygunun temeline ve hayatı boyunca ilk kez ne zaman hissettiğini sorduğumda çok şaşırtıcı bir sonuç aldık.

Ben de genç kadın da, duygularının ve acıma hissinin annesinden kaynaklı olduğunu zannediyorduk, oysa öyle değilmiş. Genç kadın yüzünü buruşturarak anlatmaya koyuldu.

?Çocukluğumda bir arkadaşım vardı. Dizlerinde metal aksamlar vardı. 6-7 yaşlarındaydık ikimiz de? Ama o yürüyemiyordu. Kıyafeti çok düzgün değil. Ayağında kırmızı ayakkabılar var. Dizleri ve dirseklerinde çok garip metal aksamlar var. Bizim evde toplanmışız. Ben ona söz vermişim onunla oynamak için, ama diğer arkadaşlarım gelince onu tek başına bırakmışım. Çok kötü hissediyorum kendimi çünkü o kız çok üzgün şu anda. Verdiğim sözü tutmadığım için kendime çok kızgınım. Benim başka arkadaşlarım var ama onun yok. Yapayalnız kalmış!?

Genç kadının acıma ve suçluluk duyguları arasında sıkışarak gidip gelmeleri, ilk kez 6-7 yaşlarındayken başlamış. Transın geri kalan kısmını, bu duyguyu bünyesinden çıkartmaya ayırdık. Tam bitiyor derken, bir anda kendisini iki farklı geçmiş yaşamında buluverdi. Birincisinde erkekti. İşçiydi. Çok ağır bir yükü merdivenlerden yukarıya taşımak zorundaydı ve bunu gün boyunca tekrarlıyordu. Çünkü mecburdu. Üzerinde solmuş pijama gibi gri bir forma vardı. Bu hayatında erkekti.

Ben kendisini yönlendirmeden, hemen ikinci bir hayata atlayıverdi. Bu kez 3 yaşında bir oğlan çocuğuydu. Annesi onu karanlık bir odaya hapsetmişti. Cezalandırıyordu.

?Suçun neydi?? diye sorduğumda bana şöyle cevap verdi:

?Buzdolabından izinsiz bir şeyler yemişim. Ama çok açım ne yapayım. Annem çok kızmış bana çünkü başka yiyecek yok. Para da yok. Beni dövecek diye çok korkuyorum. Buradan çıkmama izin vermiyor. Bu karanlık yerde yapayalnız bırakılmışım. Annem buraya yakın bir yerlerde temizlik yapıyor. Çok baskıcı bir kadın. Korkutuyor beni.?

?Bak bakalım 10 yaşına geldiğinde sana ne olmuş??

Genç kadın yüzünü buruşturdu.

?Ölmüşüm ben! Hem de daha önce. Çok önce. O cezadan sonra fazla yaşamamışım. Vücudum öylesine zayıf ve bakımsız ki...?

Daha sonra yüzü düzelerek rahat bir ifadeye büründü.

?Şimdi huzura kavuştum. Öldüm ve ışığa gidiyorum. Ama ışığı bulmak benim için çok zor görünüyor.?

?Neden??

?Çok bakımsız kalmışım.?

?Peki, bu yaşamlardan sonra hangi duyguları beraberinde getirmişsin? Bir ruh olarak hangi kararları almışsın??

?Acınacak bir insanım! Hiçbir şey yapacak gücüm yok. İlerleyemiyorum. Ve çalışmak zorundayım. Çok çalışmak zorundayım para kazanabilmek için. Kaldırabileceğimden daha fazla yükün altına girebilmeliyim.?

?Öyleyse bu kararlar ve duygular ile şimdiki hayatında deneyimlediğin sorunlar arasındaki bağı kurar mısın??

?Bazen fazla yardımcı oluyorum insanlara? Boyumu aşacak şekilde. Bu da beni çok yoruyor. Çoğu zaman onlar kendi bildiklerini okuyorlar.?

Ufak bir ara verdikten sonra genç kadın yeniden konuşmaya başladı.

 

?Annemi suçlamamam gerekiyormuş. Onun da yapacak hiçbir şeyi yokmuş. Şu anda da annemi, suçlamam yersiz. Ama hayatta ilerleyemiyormuşum gibi hissediyorum ve bunu dizlerimde biriktiriyorum.?

?Peki canım, dizlerindeki engelleri artık çıkartmaya hazır mısın??

?Evet!?

Genç kadın ofisimden çıktığında yüzü aydınlanmış, ruhu ferahlamış, acıma, sıkıntı, suçluluk, baskı gibi pek çok duygusundan kurtulmuştu. Artık ofisine müşteri çağırabilecek kadar pozitif duygu ve düşüncelere sahip olabilir, onlara odaklanabilirdi.

Darısı sizlerin başına sevgili okurlarım?

Hepinize huzur ve coşku dolu bir hafta diliyorum.

Seda Diker

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...