Jump to content

Bilinçaltının Gücü , İstediğiniz Sonuçları Elde Etmenin Yolları


ReYHaN
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Bu alıntı "Bilinçaltının Gücü - Joseph Murphy" isimli kitaptan yapılmış, kitabıda hemen üst rafımda duruyor, uzun zaman önce okuduğum ve satır satır ezberlediğim bir kitap olmasına rağmen, yeniden okumak ve hatırlamak ilaç gibi geldi, bazen öyle olur insan bilse de yeniden hatırlamaya ihtiyaç duyar ya bazen :)

 

Konuyla ilgili olanların kitabı mutlaka okumalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Teşekkürler Reyhan :)

 

Rica ederim)

 

--- Sonraki mesaj ---

 

evet o kitabı ben de defalarca okumuştum bir dönem çok da güzel uyguluyordum fakat şuan başarılı olamıyorum biliyorum bu bile ters bir cümle ama öyle işte.........

 

Negatif dusuncelerinden arinmalisin.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Mükemmel bir paylaşım. Emeğine sağlık ablacım.

 

Guzel bir kitap.

Kitabin ana fikri :

 

Evrenin en büyük gücüne sahibiz. Bu güç düşüncedir. Yaşamımızı yöneten şey aslında düşünme biçimimizdir. Psikojenez (düşünce+başlangıç) “her şey düşüncede başlar” demektir. Her birimiz evrensel zeka’nın birer fikri ürünüyüz. İster hoşlanalım ister hoşlanmayalım yaşadığımız dünya zihinsel bir dünyadır. Düşünce sonsuzdur. Düşüncenin insan beyniyle sınırlı olduğunu düşünmek bizi yanıltır. İnsan evrensel akılla birlikte kendi hayatını yaratır.

 

--- Sonraki mesaj ---

 

Rica ederim canim. Biraz daha bilgi ekleyecegim.

 

--- Sonraki mesaj ---

 

1. HERŞEY DÜŞÜNCEDE BAŞLAR :

 

Kendimiz için yarattığımız dünyadan hoşlanmıyorsak, hoşlanabileceğimiz yeni olaylar başlatabilecek bir dünya yaratma hakkı bize verilmiştir. Düşünce hem yönetici hem üreticidir. Hayatın erkek boyutu, hepimizin içindeki bilinçli ve yönetici düşüncedir. Dişi boyutu ise bilinçaltından gelen alıcı ve yaratıcı yollardır.

 

2. KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU :

Bilinçaltı, bedenin yapıcısı olarak bilinir. Bedenin fonksiyonlarının otomatik olarak yürümesini sağlar. Bilinç emirleri verir, bilinçaltı da uygular. Bilinç; bilinçaltına direktifler verir. Bilinçaltı yalnızca emirler alıp bunları mantıki kıyaslamayla ( kurala dayalı çıkarımla ) yargılayarak yerine getirdiği için gönüllü hizmetkar adını alır. İnsanlar, gereksiz sınırlamaları kabul ederek kendilerini hipnotize ederler. İnsanlar kendileri için kurallar, yasalar koyuyorlar, sonrada bunların esiri olup mutsuz oluyorlar.

 

3. İSTE VE SAHİP OL :

Aklımızdan geçen şeyler ergeç ortaya çıkar. Bilinçli olarak düşünülen her düşünce, bilinçaltını etkiler ve bu etki, düşüncedeki güç ve arzunun derecesine bağlı olarak eyleme dönüşür. Bilinçli olarak yeni bir hayata başlamaya karar versek de bilinçaltına yeni düşünce biçimimizi işlemedikçe o, bir hafta, bir ay, bir yıl önce verdiğimiz emirleri yerine getirmeyi sürdürür.

 

4. KENDİNİZ OLMA CESARETİNİ GÖSTERİN :

 

İnsan kendisini küçümser ve sürekli başkalarıyla karşılaştırır.Yalnız bir insan dünyada ne yapabilir.? Çok şey. Büyük işler başarabilir. İnsan bilinçli olarak düşünebildiği, güvenle beklediği ve mümkün olduğuna inandığı her şeyi yapabilir. Evren sınır koymaz; biz inançlarımızla sınırlarız kendimizi. Bir insan kendini arıyorsa kaybettiği yere bakmalıdır. Acaba hiç tanımış mıdır kendisini? Hayatımıza hakim olmanın yolu bilincimizi kullanmaktan geçer. Yönetimi yürüten bilinçtir. Deneyimlemek istediğimiz şeylerin kalıbını hazırlayarak düşünce çeşitlerini seçiyoruz. Bilinç, hayatla nasıl ilişki kuracağımıza karar verir, ifade yollarını seçer.

 

5. AMAÇLARA ULAŞMAK İÇİN BEŞ İLKE :

 

İnançla başlayıp başarıyla son bulan beş basamak şöyle sıralanabilir:

1. Kendiniz için ideal zihinsel imajı belirleyin.

2. Çaba göstermeden, yalnızca inanmak hiçbir işe yaramaz.

3. Düşüncelerinizi kendinize saklayın.

4. Esnek olun; gerekirse plan değişikliği yapın.

5. Gözlerinizi hedeften ayırmayın, işi yarı yolda bırakma

 

 

Devami var..

 

--- Sonraki mesaj ---

 

. SINIRSIZ FİKİR KAYNAĞINI KULLANMA :

 

Hepimizin içinde, derinlerde yüzyılların bilgeliği yatar. Asla tüketilemeyecek, sonsuz bir yaratıcı fikirler kaynağı saklıdır içimizde. Yaratıcılığı geliştirmek için dört kural :

1. Düşüncelerinizi bir noktada yoğunlaştırın.

2. Derinlemesine düşünmek aceleye gelmez.

3. Fikirler geldiğinde hazır olun .

4. Şimdi fikirlerinizi kullanmaya hazırsınız.

 

7. YARATICI İMGELEMENİN GÜCÜ :

 

Yaratıcı imgelemeyi anlayarak ve uygulayarak tüm hayatınızı yeniden düzenleyebilirsiniz. Yaratıcı imgeleme sayesinde kişinin kendisiyle ve yaşadığı dünya ile ilgili inancını, dolayısıyla bu inancın ürünlerini değiştirmek mümkündür. Yaratıcı imgeleme ısrarla kullanılırsa, fikrin olduğu her yerde başarı da vardır. Hepimiz mucit olamayız. Fakat yaratıcı imgeleme bir çok yerde, hayatın basit şeylerinde de kullanılabilir.

 

8. KENDİNE GÜVEN NASIL OLUŞTURULUR :

 

Hepimiz kendine güvenin gerekliliğini biliyoruz. Bugün bir çok kulüp, dernek, birlik faaliyet göstermekte. Bunların hepsi bireyin güven duygusunu geliştirmek ihtiyacından kaynaklanıyor. Kişinin kendine güvenini yitirmesine neden olan korkulardan biri başarısızlık korkusudur. Her insan başarılı olmak ister. Onaylanmama korkusu ise yalnızca çocuklara ait bir sorun değildir; her yaşta insan bu korkuyu yaşayabilir. İşte, evde, okulda, nerede olursa olsun yaptığımız her şeyde hayatı, ifade ettiğimizi ve bu hayatın sonsuz ve mükemmel olduğunu anlamalıyız. İfade ettiğimiz bu hayat tüm hayatla birdir; bundan dolayı insanla Tanrı arasında veya insanla insan arasında ayrım yoktur.

 

9. İLK ADIM KARAR VERMEK :

 

Bilinçaltı sürekli olarak bilinçten gelen emirleri yerine getirir. Bilinçaltı, bilinç tarafından inanılan her emre yanıt verir. Kararsızlık olursa, her dakika fikir değiştirilirse, bilinçaltı karmaşaya düşer. Kesin kararlar vermeyi öğrenmeliyiz. İnsana seçme hakkı verilmiştir. Kullanıp kullanmamak kendisine bağlıdır. Unuttuğumuz bir ismi hatırlamak için kendimizi zorladıkça işimiz daha da güçleşir; bir an için rahatlayıp gevşersek birden hatırlayıveririz. Karar verirken de aynı şey geçerlidir.

 

10. KENDİNİ YÖNETME REFAH GETİRİR :

 

Her insanın kendine has bir refah, zenginlik ölçüsü vardır. Bu yüzden, para kazanmak refah bilincinin yan ürünlerinden biri olmasına rağmen, refah sahibi olmak ilahi büyük bir servete sahip olmak demek değildir. Gerçek refah içsel hakimiyetle başlar ki bu yaşamın har alanında zenginlik getirir. Para pis bir sözcük değildir. Kötü olan para değildir. Para zenginliğin kanıtıdır, takas için kullandığımız semboldür. İhtiyaç duyduğumuz şeyleri takas etmek yerine para kullanıyoruz. Demek ki para kötü dersek giyecekler, yiyecekler, yaşadığımız ev de kötü demektir. Kötü olan parayı çok fazla sevmek onu tüm iyiliklerin kaynağından önde tutmaktır. Ekonomik sistemi yermek kimseyi bir yere ulaştırmaz. Neye direnirseniz o da size direnir. Fikir birliğine varırsak hayata uyum sağlarız. Sevgi ve zenginlik birbirini tamamlar.

 

11. İŞLER KÖTÜ GİTTİĞİNDE NE YAPMALI

 

Hepimizin hayatında her şeyin kötüye gittiği zamanlar vardır; planlar ters gider, umutla beklenen kararlar gerçekleşmez, hastalık ve kazalar günlük hayatın akışını aksatır. Böyle zamanlarda hepimiz dayanacak bir şeyler ararız, güvenebileceğimiz iç kaynaklar bulmaya çalışırız. İşler ters gittiğinde gerçeği kanıtlama ve hayatımızdaki gücü gösterme fırsatına sahip oluruz. Var olan koşullara neyin neden olduğu gerçekten önemli değil. Samanlık yanıyorsa yangını neyin başlattığının ne önemi var. Sorulması gereken soru “Yangını söndürmek için ne yapmalıyım” olmalı. İnandığımız, kabullendiğimiz ve güvenle beklediğimiz her şeye sahip oluruz. Bu hayat tarafından doldurulmak üzere elimizde tuttuğumuz kalıptır. Bu büyük yaşam yasasını açıklamanın bir çok yolu var. Bu ektiğini biçmek, neden-sonuç ve benzer benzerini çeker yasaları olarak da adlandırılabilir.

 

12. ZAMANIN EFENDİSİ OLUN :

 

Zaman insanların sonsuzluk ölçüsüdür. Şimdiye kadar zamanla ilgili doğal olarak kabul ettiğimiz her şey insan düşüncesinin ürünüdür; görecelidir. Bilinçaltının düşündüğümüz gibi bir zaman kavramı yoktur. Hayatımızı yönetmesine izin verdiğimiz zaman programları kendi düşüncemizin ürünüdür. Evrensel bilinçaltında zaman ve yer yoktur. Bilinçaltı geçmiş veya gelecek diye bir şey bilmez. Hep şimdiki zamanda çalışır. Özne zihin denen bilinçaltı tamamıyla bilince bağlıdır. Tek akıl vardır; o da Düşüncenin evrensel havuzunun bireysel kullanımıdır. Bilinçaltına emirler verirken, onun zaman ve yerden habersiz olduğunu hatırlayalım. Onu koşullandıran bizleriz.

 

13. İYİ BİR BELLEK İÇİN DÖRT İLKE :

 

1) Dur-Bak-Dinle

2) Öğrenme süreci fikirlerin birleştirilmesine bağlıdır.

3) Sizin için çalışmasını istiyorsanız belleğinize güvenin.

4) Kendini yönetme, kesin sonuçlar getiren kesin bir eylemdir.

Net bir belleğe yaklaşımımızda dikkatsiz hiçbir şey olmamalı. Bizi etkileyen şeyler kolayca hatırlanır. Dikkat edersek, bilinçaltına kesin direktif verirsek, hatırlamak istediğimiz her şeyi hatırlarız. İyi bellek denen, çağırılmayı bekleyen bilgiyi hatırlama yeteneğine her yaşta sahip olunabilir.

 

14. SAKİNLEŞTİRİCİ HAPLAR ALMADAN RAHATLAMA :

 

Bugün çoğu televizyon reklamı, rahatlama veya gerilimden kurtulma ile ilgilidir. İnsan reklamlara inansa, gerilimden kaynaklanan başağrılarının ancak ilaçlarla yok edilebilecek kaçınılmaz bir dert olduğu sonucuna varırdı. İşyerinde yoğun bir günden sonra kendini tükenmiş hisseden bir çok insan bir bara koşturur ya da birkaç kadeh içki içmek için aceleyle eve gider; bunun kendilerini rahatlatacağını düşünürler. Fakat içki uyarıcıdır. Önce uyarır sonra aptallaştırır. Hepimiz hayatın dış kenarında çok hızlı hareket etmenin sonucu olan karmaşanın esaretine düşeriz sonra içimize dönmek, sakinleşmek ve asla karmaşaya düşmeyen, acele içinde olamayan ve rahatsız olmayan iç huzurunu yaşamak isteriz. Bu var oluşumuzun gerçeğidir. Onu anlamamızı bekler yalnızca.

 

15. ENDİŞELENMEYİ BIRAK, YAŞAMAYA BAK :

 

Endişe, zihinden dolaşan ince bir korku akıntısıdır, ne kadar uzun süre akarsa o kadar derin izler bırakır. Endişe her bakımdan bir sorun yaratıcıdır. Endişenin üstesinden gelmenin ilk adımı,endişenin hiçbir şey kazandırmadığını, sahibine zarar verdiğini en büyük arzularımızın gerçekleşmesine engel olduğunu, uzun vadede hayatımıza olumsuz etkileri olacağını kabul etmektir. Bu gerçekleri kabul ettik mi endişe alışkanlığından kurtulmanın gerekliliğini anlamaya başlarız.

 

16. KORKU SİZİ YENMESİN, SİZ KORKUYU YENİN ! :

 

Korku insanlığın bir numaralı düşmanıdır. Korku bir duygudur. Makul veya akılcı değildir. Her zaman için korkulacak bir şey vardır ve bu şey hakkında gerçek olmayan duygular geliştiririz. Düşmanınızın kim ya da ne olduğu hiç önemli değil, onun en güçlü silahı sizin korkunuzdur. Bu düşmandan korkmaya başladığınız an sizden güçlü duruma geçer. “Korkaklar bin kez ölür” derler. Her korku küçük bir ölümdür. Temelde her korku bir ölüm korkusudur. Ölümden korkmaktan kurtulursak hayatla korkusuzca yüz yüze gelebiliriz. Ölüme “son düşman” denir; aslında o yenmemiz gereken ilk düşmandır.

 

17. EVET, SİGARAYI BIRAKABİLİRSİNİZ ! :

 

Yapıcı ve yıkıcı alışkanlıklar vardır. Bilinçaltı ince eleyip sık dokumaz. Asla yargıda bulunmaz. Verdiğimiz emirleri harfi harfine yerine getirir. Biz emirleri veririz, bilinçaltı yerine getirmek için çalışır. Evet sigarayı bırakabilirsiniz; diğer herhangi bir alışkanlığınızı da yenebilirsiniz. Bu tamamen bilinçaltına verdiğiniz direktiflere bağlıdır. Kişi sigaradan kurtulmak istediğinde, bunun gerçekleşmesi için gerekli her şey yapılacaktır.

 

18. UYKUSUZLUK HASTALIĞINI YENEBİLİRSİNİZ ! :

 

Herhangi bir şeye dikkati yöneltmenin zihni uyanık tuttuğu bulunmuş; çoğu zaman uykun içinde geçerli bu. Uykunun mutlaka gerekli olmadığına, bedenimizin uyumadan da ihtiyacı olan dinlenmeyi sağlayabileceğine ikna olursak bizi uyumaktan alıkoyan endişenin hakkından gelebiliriz. Aklın kendini yönetme gücü sayesinde, sonuç olarak bilinçaltının uyku fonksiyonuyla ilgilenmesini sağlayan emirleri zihninize verebilirsiniz. Bir daha uyanık olarak yatakta yattığınızda kendi kendinize şunları söyleyin. “Şimdi uyuyacağım-Tüm bedenim gevşemiş durumda. Aklım dingin. Ben huzurluyum. Şimdi uykuya hazırım.”

 

19. CESARETSİZLİĞİN ÇARESİ :

 

Hepimiz ara sıra cesaretimizi yitiririz. Hayatın gerekli bir parçası olmamasına rağmen kimse ona karşı bağışıklı değildir. Cesaretini yitiren insan yalnız olmadığını, herkesin şu yada bu şekilde düş kırıklığına uğradığını anlamalıdır. Cesaretinizi yitirdiğinizi hissettiğiniz an, oturun ve önünüze bir parça kağıt koyun. Özel bir probleminiz varsa tüm ayrıntılarıyla kağıdın bir yüzüne yazın. Sonra, öbür yüzüne mümkün olan tüm çözümleri yazın. Sonra, başka bir kağıt alın ve hayatınızdaki cesaret verici her şeyi yazın. Kazançlarınız, arkadaşlarınız, yetenekleriniz v.s. Artık bitti deyinceye kadar yazın bunları kağıda. Hayatınızdaki cesaret kırıcı şeylerin tümünü de kağıdın öbür yüzüne yazın. Hepsini boşaltın. Bunu yaptıktan sonra, cesaret kırıcı şeyleri sıraladığınız taraftakileri birer birer çizin ve “Bununla işim bitti. Hakkımdaki gerçek bu değil” deyin. Şimdi tüm dikkatinizi hayatınızdaki cesaret verici şeylere yoğunlaştırın. Dikkatimizi verdiğimiz şeyler gelişir, büyür. Dikkatimizi iyiye, olumluya ve doğruya yöneltirsek yaşadıklarımız bunlar olur.

 

 

20. KENDİNİ İYİ YÖNETME, SÜREKLİ HUZURDUR :

 

Her erkeğin ve kadının amacı olan gerçek huzur bir sükunet halidir; rahatsızlık endişe, sıkıntı ve heyecanlardan sıyrılmaktır; hayat ve çevremizdekilerle uyum içinde olmaktır. Yaratıcı olmak için hayatla uzlaşmak gerekir. Her durumda dayanabileceğimiz iyi bir şey bulalım. Eski düşman direnci saf dışı etmenin en iyi yoludur bu. Her durumda olumlu karşılık vermeye çalışın. İyiyi bulun. Eleştiri veya suçlamada bulunmayın Bu yöntemi bir hafta kadar deneyin; sonunda yaratıcılığa giden yolu bulduğunuzu göreceksiniz.

 

 

--- Sonraki mesaj ---

 

KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

Düşünme biçimimiz bizi başarıdan başarıya ya da tam bir başarısızlığa götürebilir, bize sevgi ve mutluluk ya da yalnızlık ve sefil bir yaşam verebilir.

 

J.M bilincaltinin gucu.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sende seveceksin arkadaşım.Ben birkaç yıl önce bu uygulamaları tam anlamıyla yaptım ve başarılı da oldum.Nasıl bir eş istediysem nasıl bir hayat ve evlilik istediysem aniden eşim karşıma çıktı ve yıldırım hızıyla evlendik aynen hayalimdeki herşey karşımdaydı evimin şekli bile fakat üç aylık bir dönemden sonra herşey ilk evliliğimdeki hayata dönmeye başladı ve sonuç bu şekilde ayrıldık işte burda takıldım ben nerde hata yaptım,ilk evlilikteki olumsuzluklara zamanında çok mu takıldım öyle ise şu an da olumsuzluklara takılmış durumdayım ne yapmalıyım?????

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sende seveceksin arkadaşım.Ben birkaç yıl önce bu uygulamaları tam anlamıyla yaptım ve başarılı da oldum.Nasıl bir eş istediysem nasıl bir hayat ve evlilik istediysem aniden eşim karşıma çıktı ve yıldırım hızıyla evlendik aynen hayalimdeki herşey karşımdaydı evimin şekli bile fakat üç aylık bir dönemden sonra herşey ilk evliliğimdeki hayata dönmeye başladı ve sonuç bu şekilde ayrıldık işte burda takıldım ben nerde hata yaptım,ilk evlilikteki olumsuzluklara zamanında çok mu takıldım öyle ise şu an da olumsuzluklara takılmış durumdayım ne yapmalıyım?????

Elifiremcim demekki bir eksik bırakmışsın, bunun gibi çalışmaları yaparken kullanılan kalıpların %100 olumlu olması gerekir, ya da geçmişte yaşadığın kötü tecrübe bilinçaltına korku olarak yerleşmiş ki bir süre sonra eski ilişkine benzemeye başlamış. Bilinçaltımızdaki korkular malesef geleceğimizi şekillendiriyor.

 

--- Sonraki mesaj ---

 

cok ilgimi cekiyor bu konu ama sonuclarini bilmiyorum..bir kere uygulamak istedim ama 2 gun sonra unuttum:) bu yuzden ben kendim adina bir sey soyleyemiyorum ama sende seveceksin kardesim cok bilgili bu konuda..

Çok teşekkür ederim ablacım :) Biraz emek biraz merakla az da olsa öğrendim :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

emeğine sağlık Reyhan.. geçen sene okumuştum , biraz yüzeysel görünmüştü, çünkü aynı şeylerin tekrarı gibi bir kitaptı..burda en önemli kısım rahat olmak sanırım, olabilirsen tabi :)

 

Rica ederim Aylin.Bende gecen sene satin aldim bu kitabi.Evet haklisin sanki ayni seylerin tekrari gibi.

Ama icerisindeki kaliplarin ise yaradigini cok kisiden duydum.

Bir kac tanesini bende yazacagim buraya.elifirem arkadasim sagolsun yardim etti.

Bende Ingilizcesi var. Onda Turkcesi varmis. Kaliplari tercume edilmis hali ile yazacagim.

 

Dedigin gibi Aylincim zor rahat olmak:) Ben tesekkur ederim..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...