Jump to content

Karma Yoga


Guest Suzie
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Karma Yoga - I

 

Karma yoga, bildiginiz gibi kisiyi karma bagindan ozgurlestiren bir yoldur. (Karma, bizi samsara yani dogum olum carkina baglayan fiillerdir.) Bu yolda hizmet esastir. Ancak burada uygulayici, "hizmet" yaptigi ve ne kadar ustun faziletli oldugunu degil, alcakgonullulukle kendisine daha cok hizmet etmeye "firsat tanindigi" uzerine konsantre olur ve yaptigi herseyi bu anlayis ile yapar. Egoyu besleyecegi icin "hizmet ediyorum" fikrine odaklanilmasindan, ozellikle kacinilmalidir.

 

Simdi karma ile ilgili iki farkli gorus vardir,

 

1. birinci goruse gore, eger kisiyi bu dunyaya baglayan sey fiillerse, o halde kisi fiilde bulunmayi keser, boylece "fiil yoksa baglayan bir sey de yok" gorusudur. Bu gorusu destekleyen kisiler, dunya ile iliskilerini mumkun mertebe keserler ve fiilde bulunmamaya calisirlar.

 

2. ikinci gorus ise, Bhagavat Gita'nin da destekledigi, kisinin "fiilde beceri" sahibi olmasidir. Bu goruse gore, fiil uc seyi kapsar: "Fikir, Zikir ve Fiil (hareket/davranis anlaminda)" Simdi yogada istenilen zaten kiside bu uc seyin bir ve tek olmasidir. Yani kisinin fikri ne ise, zikrinin (sozunun) de ayni olmasi ve davranislarini da buna gore yapmasidir. Boylece tam bir icsel seffaflik yogiye hakim olur ve yogi huzurla dolar. Simdi bu goruse gore, problem yapilan edimlerde degil, kisinin bunlara bakis acisindadir, bu bakis acisi degistirildigi takdirde, kisi her nerede olursa olsun karma yoga uygulayicisidir. Bhavat Gitadaki Sri Krisnanin -Sorun dunya degildir, sorun dunyevi olmaktir.- sozunun altinda yatan anlam da zaten budur.

 

Karma yoga'nin temellerini soyle aciklayabiliriz:

 

1. 'Kisinin egoyu araya sokmadan, ve isin sonucuna odaklanmadan bir is yapmasi.' : Yani kisinin karsiliksiz ve kosulsuz olarak, sadece isi, o isi yapmak dogru oldugu icin yapmasi. Burada ozellikle kisinin yaptigi ise konsantre olmasi ve yaptigi isten herhangi bir kisisel fayda beklememsi esastir. Bir is yaparsiniz ve bu is evrene bir hediyedir.

 

2. 'Kisinin sadece kendini o ise vererek, sadece bir ise konsantre olarak, onu mükemmel olarak yapmasi.' : Yine bir onceki tarifle ayni yere gelen bir ikinci tarif bu, cunku eger karsiliksiz ve kosulsuz olarak bir isi yaparsaniz isin icinde kendinizi o ise 'adama' vardir. Dikkat ederseniz kendinizi adadiginiz islerde, isi ucundan tutarak yapmazsiniz, kendinizi o ise gonulden verirsiniz, o is size angarya olarak gozukmez.

 

3. "Yapilan isi evrene hediye ederek, iyi ve kotu sonuclarini yani meyvalarini reddetmek': Bu ayni zamanda kurban/yajna ile de ilgilidir. Kisi egoyu uzerinden atamadigi icin -egoyu atmak zordur- yapanin kendisi oldugunu kabul eder, ancak sonuclarini hediye eder, yani yaptigi isin sonucundan bir beklentisi olmaz.

 

4. 'Yaptiginiz islerde 'yapan ben degilim' demek: Burada kisi sadece evrenin elinde bir arac oldugunu hisseder ve he ne yaparsa yapsin kendi iradesinden daha buyuk bir iradenin kendi uzerinden isledigini hisseder. Boylece kisi "yapan" olmadigi icin, yaptigi fiilin sonuclarindan da sorumlu olmaz. Boylece karma olusumu engellenir, kisi fiilde bulundugu halde fiilin sonucu kendisini baglamaz.

 

Karma Yoga - II

 

Bugun "Karma'nin zincirlerinden kurtulmak nasil saglanir?" sorusunu inceleyelim. Daha sonra konuyu toparlayacagim.

 

Kisinin karma yoga uygulamasiyla yaptigi sey aslinda dogada bulunan 3 guna'nin dengeye getirilmesi ve kisinin bu 3 gunanin ustune cikabilmesidir.

 

Gunalari tanimlariyla birlikte kisaca soyle tanimlayabiliriz:

 

1. Sattva: Huzur, sukunet ve sessizlik

 

2. Rajas: Hareketlilik

 

3. Tamas: Atalet, uyusukluk

 

Simdi dogada bulunan her seyde bu uc deger mevcuttur. Yani dogada hic bir sey yoktur ki sadece tek bir degerden -mesela sattva'dan- olussun. Tum degerler, dogada bulunan tum varliklarda bulunur, burada varligin gunasi hakkinda konusuldugunda, kriter hangi gunanin o varlikta baskin olduguyla ilgilidir. Simdi ornegin insana baktigimizda, kisi hareketliyken o kiside rajas degerinin one ciktigini, ayni kisi uyusuk haldeyken - mesela agir yemek yedikten sora- tamas degerinin baskin ciktigini, iyi bir uykudan sonra, zinde bir uyanisla gune basladiginda ve sebepsiz bir mutluluk duydugunda da sattva degerinin baskin oldugunu soyleyebiliriz. Yani herkes (her varlik) bu degerleri tasir.

 

Yoga'nin onerdigi kisinin bu degerler uzerinde hakimiyet kurmasidir. Boylece kisi istedigi zaman bu degerleri istedigi gibi yonetebilecektir. Kisi istedigi an, ornegin calisma ortamina girdigi an kendisinde -tipki bir elektrik salterini acip kapatir gibi- rajas degerini yukseltebilecek, boylece verimli bir sekilde calisabilecek, meditasyon yapmak istediginde de rajastan sattvaya istedigi an gecebilecektir. Bunun bir ileri asamasinda, kisinin bu degerleri aşmasi gelecektir.

 

Aşmak kelime olarak biraz tartismali oldugundan bunu biraz aciklayalim. Kisinin gunlari dengeli bir hale getirmesi gunlari asmasidir. Yani eger kiside bulunan her uc deger de o kiside esit oranlarda bulunuyorsa, kisi gunalari asmis demektir. Peki bu nasil saglanir? Simdi genel kani aslinda eger kiside rajas ya da tamas degeri yuksekse, kisinin sattva degerini yukseltmeye calismasidir. Ancak dogaya baktigimizda doga bize bunu yapmaz!!!! Cevrenizde bulunan tamas degeri yuksek kisilere bir bakin, bunun boyle oldugunu goreceksiniz. Doga, tamas degeriniz yuksekse, sizi daha fazla tamas'a bogar. Siz istedikce o degerde bulunan daha cok seyi cevrenize cekersiniz ya da bunlari yaratirsiniz. Peki neden? Cunku boylece tamas bardagi dolar, tasar, ya da patlar. Boylece ister istemez tavana vurmus olan deger tekrardan olmasi gereken noktaya geri donus yapar. Ornegin, kendini surekli olarak yemege vermis bir kisiyi dusunun, yedikce yemesi gelir, yer, yer, yer. Doga onu ve acligini doyurmasi icin elinden geleni yapar. Boylece kisi bir gun doyacak ve yemekten -asiri yemekten- vazgececektir. Ayni sekilde ofkeli insanlara dikkat edin, diger insanlarla karsilastirildiginda, cevresinde onu ofkelendirecek daha fazla olay olur. Cunku doga onu ve ofkesini besler. Besler ki artik o kisi ofkeye doysun ve onu biraksin. Bu bakis acisiyla dusunecek olursak doganin bizde var olan degerleri koruklemesi terim yerindeyse bir kutsamadir. Kisaca, doga sizi, bulundugunuz deger ile iyice besler ki, artik onu istemeyecek kadar degere doyun. Daha sonra otomatik olarak zaten siz o degeri birakacaksiniz. Ayni sekilde kisi de ornegin cok uykuluyken, kendisinde rajas degerini yukseltmek istiyorsa, gidip spor yapmasi rajas'in yukselmesini saglamaz. Eger tamas degeri kiside yukselmisse, kisinin yapabilecegi sey, gidip yatip uyumaktir. Boylece o deger kendi zirve noktasini bulacak ve tekrardan olmasi gereken seviyeye geri donecektir.

 

Simdi herhangi bri ruhsal calisma yapmayan kisiye baktigimizda, bu kiside hep bir deger digerine gore baskin olarak bulunur. Yani kisi once tamas hakimiyetinde yasar, uykusu vardir, uyanir ve rajas devreye girer. Bir sure sonra rajastan sattvaya ve sonra tekrardan belki tamasa geri doner. Ancak, ruhsal calisma ile bu uc degeri dengede tutmak boylece bu gunalara hakim olmak ve bunlari asmak mumkundur.

 

Gunalari asmak isteyen - yani bu uc degeri dengelemek isteyen kisinin yapmasi gereken sey kendini gozlemlemeyi ogrenmesidir. Kisi kendini gozlemledikce, kendisinde ne zaman hangi degerin baskin oldugunu ve o degerin ne zamanlar ortaya ciktigini ogrenmeye baslar. Boylece kisi ofkelendigi anlari tespit etmeye baslar. Kendini ofkelenirken yakalamaya baslar. Iste bu taniklik durumuna geldiginde, kisi zaten ofkesinin gecmeye basladigin hisseder. Ancak burada onemli bir nokta vardir: Eger kisi tanik oldugu icin, bulundugu degerden tatmin oldugu ve artik doydugu icin degil de, zorlama ya da bastirma ile yapmak zorunda oldugu icin cikmaya calisirsa, doga kisiyi tekrar ayni noktaya geri getirir. Burada B.Gita'da Sri Krisna 3. Bolumde (33.vecize) soyle demektedir: "Bilge kişi bile kendi doğasına uygun bir şekilde hareket etmektedir; varlıklar doğayı takip ederler; bu duruma baskı altında tutma (dizginleme) ne yapabilir ki?" Gercekten de, eger siz bastirma yoluyla henuz doymadiginiz ve hazir olmadiginiz bir yola girerseniz, doga sizi onunuze farkli yollardan -buyuk olasilikla da hic tahmin etmediginiz birnoktadan- tekrar asamadiginiz bu durumu koyacak ve siz gecene kadar da bunu onunuze cikartmakta israr edecektir. Bu nedenle Swami Satchitananda hep su ornegi vermektedir: Kisi kendini tipki bir ati terbiye eder gibi egitmelidir. Vahsi bir ati doverek egitemezsiniz. Ama onun her istedigini de yapmasiniz. Yapmaniz gereken sudur, biraz sanki onun istedigi seyleri yaparmis gibi yapip, daha sonra tatlilikla - o daha farkina bir varmadan istediginz yola onu getirmek. At biraz sola mi gitmek istiyor, once birakin biraz sola gitsin -boylece birakin tatmin olsun, daha sonra siz yavasca yularindan tutup onu istediginiz yone goturursunuz. Ama aksine, eger atla bir inatlasmaya girereseniz, o da ayni inatla size karsi koyacaktir.

 

Bu nedenle her guru, kisinin ruhsal yolda ilerlemesi sirasinda yavas ve emin adimlar atmasinin cok onemli oldugunun alti surekli olarak cizmektedir. Surekli olarak yanimda tasidigim ve kendime de surekli hatirlattigim, Swami Sivananda'nin bir ogudunu burada sizinle paylasmak isterim, Swamiji soyle diyor:

 

"Yoga merdiveninin farkli basamaklarinda, adim adim ve çok dikkatli yuruyunuz. Zirveye cok kademesel olarak cikiniz. Yaptiginiz ruhsal calismada (sadhana) ciddi olunuz. Kendinizi gerekli vasiflarla donatiniz. Bir ogretmen arayarak vaktinizi bosa harcamayiniz. Hazir oldugunuzda, bilgelik holune gireceksiniz. Ve orada, ogretmeninizi esikte sizi bekler bulacaksiniz."

 

Sevgiler.

 

Ayca.

--------------------

Karma Yoga - III

 

Simdi isterseniz kaldigimz yerden devam edelim: Hatirlarsaniz "Karma'nin zincirlerinden kurtulmak nasil saglanir?" sorusunu inceliyorduk.

 

Gecen mesajda gunalardan/doganin degerlerinden ve bunlarin nasil asilacagindan bahsettik. Simdi karma'yi yaratan seyi inceleyelim: Karma, kisideki gunalardaki dengenin bozulmasi uzerine olusur. Daha dogrusu bu felsefe, tezahur - manifestasyon olarak gecen varolusun "varolma" sebebinin bu dengenin bozulmasi oldugunu soyler. Iste bu nedenle, varlik eger bu gunalari dengeleyip bunlarin uzerine cikabilmeyi basarabilirse, cikis noktasi olan ozune geri donecektir. Bunu metinler damlanin tekrar okyanusa geri donusu olarak tanimlamaktadir. Simdi burada su soru akla gelmektedir, kisi gercekten bunu arzu eder mi? Yani bunun icinde bir yikim ya da yokolus durumu var mi? Buna yine okyanus ornegiyle cevap verebiliriz: Damla okyanusa karistiginda, belki damlayi gormezsiniz, ama o okyanusta vardir! Sizin o damlayi ayirt edememeniz, o damlanin orada olmamasi anlamina gelmez.

 

Simdi o halde, kisi karmanin her tür etkisinden kurtulmak istiyorsa, oncelikle bu degerlerin üzerine cikabilmelidir. Bunu basarmanin yollarindan biri de, onceki gunlerde bahsettigimiz karma yogadir. Hatirlarsaniz, karma yogada kisi kendini tamamen o ise vererek, o isi "yapan" oldugunu reddederek, ya da herhangi bir sonuc beklemeden -yani fiilin meyvesini terk ederek- fiilde bulunur demistik.

 

Simdi bu konuyla ilgili olarak Mandukya Upanisad'da soyle bir ornek verilmektedir: "Bir agacta iki kus bulunur, bu kuslardan biri agacin meyvesini yerken digeri sadece onu seyreder." Simdi burada bahsedileni aciklarsak; agacta bir digerini seyreden kus, "tanik" olan Paramatman (mutlak), meyveyi yiyen de Jivatman (bireysel ruh varligi)'dir. Simdi bunu biraz yoga felsefesinin dunya tarihi hakkindaki aciklamalarina da deginerek en basit sekilde soyle ifade edebiliriz: varlik taniklik durumundan yaptigi fiilin meyvesini yemekle gunlarin dengesini bozmakta ve kademesel olarak doganin hakimiyeti altina girmekte ve Jivatman olmaktadir. (elbette varlik aslinda baska bir "sey" haline donusmemektedir ama bunun hakkindaki gorusleri baska bir mesaja birakalim) Simdi Jivatman oldugunda, once elbette ilksel noktadan ciktigi icin edimleri coklukla satwa ozelligini tasimakta, bu edimlerin sonuclari da satwik olmaktadir. Iste bu donem Altin cag olarak adlandirilan doneme dek gelir. Ama burada su gercegi unutmayalim, satwa degeri hakim fiiller bile satwik sonuclara yol actigi icin varligi karmanin zincirine baglamaktadir. Daha sonra varlik giderek yozlasmakta, diger degerlerin kendisi uzerindeki hakimiyeti kademesel olarak arttikca, diger degerlerin baskin cikma oranlari yukselmekte ve caglar da altin cag, gumus cag, vs diyerek gunumuze kadar gelmektedir.

 

Karma Yoga -IV

 

Anuradha D.D.

 

 

Merhaba,

 

Şimdi aslinda bugun inceledigimiz Mandukya Upanisad'daki misalin cok benzerini hepimiz biliyoruz. Simdi size cok kisa olarak bu hikayeyi hatirlatacagim:

 

"Bir erkek ve bir kadin, bir gun bir agacin altindayken, kadin agacin meyvesine uzanir ve "yasak meyveyi" hem kendi yer, hem de erkegin yemesi icin onu kandirir. Boylece her ikisi de dunyaya duser."

 

Evet, bu hikaye hepimizin cocuklugumuzdan beri dinledigimiz Adem ve Havva'nin hikayesi. Bu hikaye, Srimad Bhagavatam da dahil olmak uzere bir cok metinde yer almaktadir. Simdi, bugune kadarki sohbetlerimizin isiginda, Havva'nin Adem'e yemesi icin verdigi meyvenin ne oldugunu bir dusunelim...? Bu meyve, fiilin meyvesidir.

 

Peki neden bunu kadin, erkege vermektedir? Cunku kadin - disi guc, shakti enerjisi, asagi ceken enerjidir. Erkek/eril enerji ise shiva enerjisidir, yukseltici enerjidir. (Bu enerjileri, çin sistemi yin ve yang olarak aciklar.) Bu enerji, dunya uzerindeki her iki cinsiyette de bulunur!!! Yani her iki enerji de hem kadinlarda, hem de erkeklerde bulunur.

 

Bu enerjilerin bedendeki yerlerine bakacak olursak, sakti enerji kundalini olarak da adlandirilir ve kuyruksokumunun bulundugu bolgede, anus ve cinsel organlar arasinda bulundugu bilinen Muladhara - Kok cakrasinin biraz altinda bulunur.

 

Shiva enerjisi ise, iki kaş arasinda yer alan ve ucuncu goz olarak da tabir edilen Ajna Cakra'da yer alir. Yogada yapilmaya calisilan sey, kundalini sakti enerjisini yukselterek, shiva ile birlesmesini saglamak ve oradan birlige gitmektir.

 

Simdi bir bakalim: Eger kisi sakti enerjisinin etkisi altina girerse, dunyaya dusmektedir, cunku shiva/sakti birligi sona ermistir. Sakti, meyveyi yemesi konusunda varligi ikna etmistir, fiilin meyvesini yiyen varlik, "yapan benim" dedigi icin, bir olani uce bolmus (yiyen varlik, yenilen varlik ve yeme islevi) boylece yogadan/birlikten uzaklasmistir. "Karma yoga"nin "yoga"sini atinca, yani birlik olmayinca, geriye sadece "karma" kalmis, bu da kisiyi dunyaya baglamistir.

 

Sevgiler.

 

Ayca.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...