Jump to content

Ufak Dilekler


Mira
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Hem kendimde hem de pek çok bayan arkadaşta, çekim yasasını başarı ile kullanma (veya kullanamama) açısından dikkatimi çeken bir şey varsa, o da ufak dilekler dilemekte zorluk çekmemiz.

880.jpgBenim için de, büyük dileklerin yanında ufak dilekler DE dilemem gerektiğini öğrenmem “uzuuuuuuuuun” zaman almıştı.

Ne yalan söyleyeyim, aslında ilk başlarda ufak dilek dilemek, açıkcası biraz saçma geliyordu bana.

O zamanlar açtığım “kafe” dükkanım iflas ettiği için borcum, 100-150 bin civarındaydı.

Bu borcun altında eziliyor gibi hissediyor, göğsüm sıkışıyor, sıkıntıdan geceleri ter içinde ağlamaklı uyanıp, “Ben ne yapacağım? Bu borç nasıl ödenecek? Ailemin, arkadaşlarımın yüzüne tekrar nasıl bakacağım?” diye kara kara düşünmekten kendimi alamazken, öğretmenim “ufak dileklerde DE bulun” deyince, ona sinir bile olduğumu hatırlıyorum.

Düşünsenize, yani madem bir şey ben dileyince gerçekleşecek, Rabbim bana böyle bir yetenek vermiş. 1 milyon hatta 10 milyon, 100 milyon dilemek varken 10 lira, 50 lira, 100 lira dilemek bana çok saçma ve anlamsız gelmişti ve itiraz etmiştim.

Evet, o zamanki, sevgili öğretmenim, ufak dilek DE dilemem gerektiğini söylediği zaman, ateşli ama yine de saygılı bir şekilde itiraz etmiştim.

“Ben ne yapayım ufak dilekleri? 50 lira işime yaramıyor ki, borçlarımı ödememe yardım etmez ki. Bakın, işte şu kadar borcum var” diye cevap vermiştim.

Ve yine itiraf etmek gerekirse, öğretmenimin bilgisinden süpheye bile düşmüştüm.

O sanki beni, Rabbimin bana verdiği gücü kullanarak, çekim yasası ile kendime çekebileceğim, o “borçları ödenmiş, rahata ermiş, ferah, zengin, mutlu” halime ulaşmama engel olmaya çalışıyordu.

Ama, bu “şüphe, sitem, korku ve çaresizlik” hislerine rağmen, Rabbime teslim olup, “Allahım, evet hatalar yaptım. Bu dükkanı açmak, şimdi anlıyorum ki çok aptalcaymış. Hem kendimi hem ailemi zor duruma soktum. Affet, yardım et, bana bir çıkış yolu göster” diye yalvararak O’na teslim olmanın kalbime verdiği huzurla, öğretmenimin sözlerini daha iyi dinleyip, ne demek istediğini anlayınca, zihnimde şimşekler çakmıştı. :D

Neden büyük dilekler yanında, ufak dilekler DE dilememin şart olduğunu öğrendiğim o an, hayatımın bir başka dönüm noktasıydı.

Pek çok arkadaş “Bugün ufak dilekler dileyelim” deyince, “deniz manzaralı evlerden, ‘hayatımın aşkını bulayım’a, büyük paraların gelmesinden, piyango vurmasına” neler neler yazılmadı ki… :DKısacası, diğer arkadaşlarda da bu “ufak dilek dileme zorluğunu” görünce, bu konuda bir makale yazmaya karar verdim.

******************************************************

Siz de bilmek ister misiniz, neden ufak dilek DE dilememiz, o büyük dileklerimize ulaşmada Hayatı bir önem taşıyor?

Çünkü, ufak dilekleri de rahatlıkla dileyebilmek yeteneği, içimizdeki bir zinciri kırıyor.

Bu zincir, bir şeyi İşşede de istemek gibi bir şey. Biz bu zincirle bağlandığımız zaman, bir şeyi ne kadar sözlerle ve hislerle dilersek dileyelim, en içteki inandığımız ve beklediğimiz şey kalıplanmış ve zincirlenmiş olduğu için serbest kalamıyor.

*******************************************************

Aklımızdan, dilimizden çıkan dilek ne olursa olsun, kendimize çekeceğimiz şey, en ama en içte, kalbimizin, gönlümüzün en derininde inandığımız şeye bağlı.

Mesela diyelim ki ben “ayda 100.000 lira gelir istiyorum” dedim. (Dilek benim dileğim, ben ne istersem onu dilemekte serbestim, değil mi? Hatta istersem 1 milyon, 10 milyon, 50 milyon bile isteyebilirim:D)

Ve diyelim ki bunu her gün söylüyorum, düşünüyorum ve diliyorum.

Hatta onun hissini bile yaşamaya çalışıyorum. (Benzer hisler birbirini çekeceği için.)

Ama içten içe, kalbimin en derininde, Biliyorum ki, ve İnanıyorum ki, bu “imkansız.”

İşte bu sebeple, ayda 100.000 lira gelire sahip olmamı sağlayacak fırsatlar, karşıma bir türlü çıkamıyor.

Çünkü ben aslında içten içe bunun imkansız olduğuna inanıyorum.

Ama diyelim ki ben, içten içe 3000 lira aylık gelir sahibi olabilecek kapasitede bir insan olduğuma İnanıyorum.

Bu sebeple de üç aşağı beş yukarı, bu seviyede bir gelir düzeyini her zaman tutturuyorum.

Ve eğer dilek dilerken, ayda sadece ve sadece 100.000 liralık bir gelir yerine, şu anki halimi biraz aşan ama hiç de imkansız gibi görünmeyen, kesinlikle yapılabilir bir hedefi, mesela “5000 liralık bir geliri” DE dileyince, bu hem aklıma hem de kalbime daha yakın geliyor.

Ben bu dileği dileyince karşıma bu dileğime uygun fırsatlar bol bol çıkıyor.

*********************************************************

Veya diyelim ki ben işsizim, çekim yasası ile kendime asgari ücretle de olsa bir iş bulmaya çalışıyorum.

Ama içten içe, “iş bulmanın zor hatta imkansız” olduğuna İnanıyorum.

Veya yine içten içe, “o işin gereklerini yerine getirebilecek yeteneklerimin olmadığına” İnanıyorum.

Veya yine içten içe “bir bayanın iş hayatına atılmasının yanlış olduğuna” İNANIYORUM.

İşte böyle bir durumda da, çekim yasası ile kendimize çekeceğimiz olaylar, insanlar ve fırsatlar bu kalıplar çerçevesinde Gerçekleşecektir.

**********************************************************

Kısacası, 100 küsur binlik bir borcun altında ezilirken ve çaresizlik içinde Rabbime sığınırken öğrendiğim bu “Ufak Dilekler” de dileyebilme yeteneği ve karşıma çıkan minicik bir “10 kuruş” için bile sevinebilme ve şükür edebilme bilinci, o zamanlar bana “aşılamaz bir dağ” gibi görünen bu dev gibi borcun, gözümde bir zıplayışla geçilebilecek bir engele dönüşmesine sebep oldu.

881.jpgİşte bu sebeple, Rabbimin adını ne kadar çok da ansam, sanki yeterince şükredemiyor, O’nun bize olan yardımlarını, anlayış ve sevgisini, yeterince takdir edemiyormuşum gibi geliyor.

Hatta uzun uzun düşünmüştüm, ya “tek bir dilek” veya masallardaki gibi “sadece 3 şey” dilemem gerekiyorsa, neyi seçersem pişman olmam acaba diye.

Meğersem, lamba hep bendeymiş de haberim yokmuş.:D

Üstelik dilek hakkım da 1 veya 3 değil de sonsuzmuş.

Cömert Rabbimden başka türlü ummakla ben O’na haksızlık etmişim.

Enbiya suresi (Enbiya: Peygamberler) 87. ayette söylendiği gibi:

“Senden başka ilah yok, tespih ederim seni. Kuşkusuz, ben zalimlerden oldum.”

Bir de, Kalem suresi 29. ayette söylendiği gibi:

O zaman dediler ki: “Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk.”

Ne şanslıyız ki, Rabbimiz bize hep doğru yolu gösteriyor ve hatamız üzerine takılıp kalmamıza izin vermiyor.

Ve o kadar Anlayışlı ve Sevgi dolu ki, hatamız ne kadar büyük olursa olsun, her zaman bizi affediyor. Doğruyu bulmamıza yardım ediyor.

Bir de bu lamba, işleyen demirin ışıldaması gibi, kullandıkça, dilekleri irili, ufaklı bol bol diledikçe, daha da çok ışık saçıp, daha da iyi, güzel, doğru oluyormuş.

İşte bu sebeple, hem ufak hem büyük dilekleri bol bol dileyelim.

Cömert Rabbimize layık olmak için, O’nun bize verdiği bu yeteneği iyi, güzel, doğru şeyleri hayatımızın tüm parçalarına hızla getirmek için ışıldayalım. :D

 

dır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...