Jump to content

Ejderhalar: Gerçek mi? Efsane mi?


Mira

Önerilen Mesajlar

 

557.jpg

 

Ejderhalar, hemen hemen her kültürde yer edinmiş varlıklardır. Birçok kültte varlıklarından bahsedilmesi gibi ejderhalarla iletişim için gerekli majikal ritüeller veya bilgilerde bulunmaktadır. Ejderhalar genel olarak birçok kültürde uçan büyük yılan şeklinde, zeki, akıllı, bilge ve sihre sahip varlıklar olarak geçer. Yalnız batıda kanatlara sahip bir sürüngen olarak resmedildiği görünür. Hristiyan propogandacıların kötülemek amacıyla ejderhalara batıda yaratık canavar ve şeytani bir varlık mührü vurmuşlardır. Batıda ki bir çok paganist kültüre (Druidler, keltler vs.) şeytani sıfatlar takan Hristiyanların buna da kötü demesi beklenen bir olgudur tabi ki. Ama tüm kültürlerde bilge varlıklar olarak anılması onların bilge olduklarını gösterir.

 

 

Ejderhalara değer veren kültlerden birisi ise bizim kültürümüzdür. Osmanlılarda ve daha eski türk kavimlerinden ejdarhaya “evren” denmekteydi. Ve eski türk mitolojilerinde dünyayı, gezegenleri çevip çeviren, döndüren bilge varlıklar olarak bahsedilmiştir:

"yarattı kör , evren tuçi evrülür.

anıng birle tezginç yine tezginir " (yusuf has hacip)

 

türkçesi:

 

"yarattığı evren durmadan döner,

onunla birlikte zaman da döner"

 

558.jpg

 

Bu dizelerden şunu anlıyoruz ki türk mitoloji ve destanlarında evren dünyayı çevip çeviren bir varlık olduğu gibi zamanı da kontrol eden bir varlıktır. Ayrıca Hacı Bektaşi Veli ile ilgili şöyle bir anlatı vardır: “hacı bektaş kapısını berkitip içeride evren donunu giyip başını rast kapıdan yana koyup yattı.” Eski türklerin “yedi başlı evren”i anadolu’da da karşımıza çıkar. (“erenler evreni karaçuk çoban / ademiler evreni deli dumrul– dede korkut) Ayrıca Göktürklerde de onyedi başlı evren kutsal sayılmaktadır. Eski Türklerin “12 Hayvanlı Takvimi”nde de yer almıştır

Şu da bir gerçek ki Anadolu’da ki birçok cami, medrese, kervansarayda ejderha motifleri resmedilmiştir. Buradan da anlaşılmaktadır ki evren yani ejderha bizim kültürümüzün de en önemli temalarından biri aslında.

 

Bizim kültürümüz dışında ortaçağda ejderhalara dair birçok bilgi mevcuttur. Özellikle ejderha söylemleri Fransa,Almanya,İsviçre,Avusturya bölgesinde yaygındır. Ortaçağda Ejderha söylencelerinin en ünlüsü Rodos Ejderhası idi Sonunda Dicudone de Gazon isimli rodos şovalyesince öldürülmüştür.

 

559.jpg

Rodos Ejderhası

 

Çin ve Uzakdoğu kültlerinde zaten ejderhaların başlıca sembolleri olduğunu biliriz. Zeki, bilge ve ruhsal olarak gelişmiş varlıklar olarak geçerler. Hatta çin burcunda da yılları vardır. Ejderha festivalleri düzenlenir, bayraklarında sembollerinde sıkça kutlanır. Türk kültürüyle benzer unsurlar taşımaktadır.

 

560.jpg

Çin Ejderhası

 

Sümer, Mısır ve diğer kültlerde de ejderha motifleri çokça yer almaktadır ve efsanelerinde adları geçmektedir.

 

Bu konuda bu efsane gibi görünen varlıkların hala gerçekçiliği konusunda şüpheleriniz olabilir. Ejderhaların her kültürde yerlerini alması ve önemli fonksiyonda bulunmaları onların bir zamanlar yaşamış olduklarının göstergesidir. Öte yandan ejderhaları çağırmak üzere çeşitli majikal ritüellerde kültürlerde mevcuttur. Kesin kanıtlar bulunamasa da bazı basit düzeyde fosiller vardır. Ejderhaların varlıkları konusunda en mantıklı görüş boyut varlıkları olmasıdır. Boyutlarda insanlar dışında birçok farklı varlık türleri yaşamaktadır. Bunlardan bir grubunda ejderhalar grubu olması yadırganamaz. Kültürlerde yoğun etkileri olması onların insanlarla irtibat halinde bulunabileceklerini veya bir dönem dünyada bedenlenmiş olabileceklerini gösterir. Ama bu bedenlenmenin fazla uzun sürmediği de aşikardır.

 

561.jpg

kelt ejderhası motifi

 

Her ne kadar bunlar efsanevi gibi gelse de, dünya oldukça büyük ve içinde gizemler barındıran bir yerdir. Öte yandan geçtiğimiz yıllarda ejderhalar üzerine kurulu bir şifa sistemi de gelmiştir: Ra-sheeba.

Ra-sheeba mısır kökenli bir enerji çeşididir ve sırf sembollerle çalışmaktadır. Ra-sheeba hakkında alınan bilgilere göre bu enerji antik mısırda Firavun Akhneton zamanında geldiği ama dünyada çapa bulamadığı için yok olduğudur. Pen Gough İsimli ejder rehberi olan Merlyn Brethreck Türkiye’de yaptığı bir röportajda ejderler hakkında şu bilgileri veriyor (ejderlerle alakalı kısımları veriyorum): "Ejderler kendi bilgelikleriyle kendi hikmetleriyle geliyorlar zaten. Ejderler korumada yapabilirler . Onlar çok bilge varlıklar oldukları için kendi bilgeliklerini getirirler. Ve tabii ejderlerin diğer rehberlerden çok daha güçlü korumalar yapabilir. Bella Antora ejderlerin kraliçesi. Aynı zamanda Ejder Yüksek Konseyi başı. O, 10. boyuttan bir varlık ayrıca. Genellikle sarayında oturuyor ve her yere elçiler gönderiyor.” Ve bu bilgilerin devamında her kişinin bir ejderha eşlikcisi olduğu ve Bela Antora’dan bunu isteyebileceği açıklanıyor. Ra-sheeba hakkında daha detaylı açıklamaları forumumuzda bulabilirsiniz.

 

562.jpg

 

Genel olarak ejderhalardan bahsettik. Birçok kültürde varlıklarına dair bilgiler ve majikal çalışmalar mevcut. Bu bilge varlıkların kesin varlığı yokluğu bilinemezken benim şahsi deneyimlerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki, evet ejderhalar vardır ama bedenli varlıklar değil boyutsal varlıklardır. Buna ek olarak başta yaptığım gibi bir dönem dünyaya bedenlendiklerini ve karanlık, aydınlık ejderlerin var olduğunu düşünüyorum

 

 

dır..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

doğrusu allah bilir. lakin modern medeniyetin bilgisi eskilerin bilgisi yanında sönük kalır. general cortezin açtırdığı altın madenlerinden (güney amerikada, peru) civata çıkması ilginçtir mesela. yada karaburun batığında bilgisayarın atasının çıkması :)

"naakal metinleri" 70bin yaşındadır fakat biz tarihi 10bin yıl öncesine kadar biliriz. piramitlerin gerçek yaşını bilmiyoruz. bilge upi-ur şöyle der: insanlar zamandan korkar, zamansa piramitlerden...

 

henüz kanıt bulunamamış olması olmadıkları anlamına gelmez. eski metinleri bu konuda hiç taramadım. eğer orda varsa tüm dünya yok dese bile ben var derim ve varlığına inanırım...

 

tek sıkıntımız batı medeniyetinin şu anki medeniyetini inkişaf etmiş en son ve en üst medeniyet olarak görmesidir... oysa geçmişte pek çok medeniyet yaşadı ve arkalarından bir iz bırakmadan yok oldu.

sebe melikesi belkısın ziyaret ettiği gibi bir sarayı henüz insanlık yapamadı...

belkısın tahtının getirilmeside ilginçtir. ordaki getirme mucize falan değildir. eski kaynakların bildirdiğine göre tahtı getiren bir ademoğludur. adıda asaf bin berhiya... kur'an bu konuda eski metinleri onaylar ve derki; "yanında kitaptan bir ilim bulunan kişi -sen başını sağdan sola çevirene kadar getirirm- dedi".. dikkat edin ayet ifrit getirdi demiyor. yanında kitaptan bir ilim bulunan kişi diyor. yani o zamanın ilmi içinde böyle bir bilgi vardı. hz süleymanda o bilgiye dayanarak sormuştu "kim getirir" diye.

 

az söyledim. gerisini anlarsınız... konu uzadı çünkü...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Garip birşey söylicem farizat güleceksin.

Benim büyük büyük annem göğe çekilirken görmüş

 

bende uzaylı görmustum :Dartık ınanırım :Dbuyuk anne genckenmı görmus yoksa yaslılık halındemı:pben gencken gördum ufoda o sebeble

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...