Jump to content

Mantarın Faydaları Yararları


güley

Önerilen Mesajlar

Mantarın kanser tedavisindeki rolü

 

Ağaç kökü ya da kuru dallar üzerinde üreyen mantarlar, vücudumuzu tehdit eden bakteri ve virüsleri yutuyor! İçeriğindeki kanser karşıtı maddeler ise ömrü uzatyor.

 

8732.jpg

 

Kanser tedavilerinde etkin rol oynayan tıbbi mantarlar, bağışıklık sistemimize destek olarak vücudumuza temel bir katkıda bulunurlar. Harvard Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, 1980'lerde tıbbi mantarların hücre duvarındaki 'polisakkarid' bileşeninin; bağışıklık artırıcı özelliklerini gözlemişlerdir.

 

ANAHTARLA KİLİT GİBİ

Polisakkaridin uzun zincirli molekül tipine beta-glukan denir. Betaglukan molekülleri ile 'makrofaj' adı verilen önemli bağışıklık hücrelerinin yüzey reseptörleri arasında bir anahtar-kilit ilişkisi vardır. Makrofajlar; vücudumuzun zararlı bir patojen olarak tanımladığı virüs, bakteri ve diğer tehditleri kelimenin tam anlamıyla yutar!

 

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİR

Beta-glukan molekülleri, son zamanlarda meme kanseri tedavisinde çığır açacak kadar etkili olmuştur. 'Hindi kuyruğu', 'Güneş mantarı' ve 'Reishi' gibi bağışıklık sistemini güçlendiren sihirli mantarların en bilinenleri, aşağıdaki gibi sıralanır:

 

KEMOTERPİNİN ZARARLI ETKİLERİNİN AZALTIYOR

ZHU LING

(Polyporus Umbellatus)

Ölü ağaç köklerinde ya da huş ağacı, akçaağaç, kayın ve söğüt köklerinde büyür. İçeriğinde; biotin, protein ile potasyum, kalsiyum, magnezyum ve demir mineralleri bulunur.

 

SİROZA KARŞI ETKİLİ

Akciğer ve diğer kanserlerin tedavisinde kullanılır. Kemoterapinin yan etkilerini azaltır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

 

Karaciğer sirozu olan 39 hastadan 17'sini iyileştirmiş ve diğer 19'unda anlamlı düzelme gerçekleştirmiş bitkisel bir formülün bileşeni olarak kullanılmıştır.

 

Avrupa, Çin, Kuzeydoğu Japonya ve ABD'nin ılıman ormanlarında yetişen Maitake; löseminin yanı sıra akciğer, mide ve karaciğer kanserine karşı olumlu etkiler sergilemiştir.

 

MAITAKE

(Grifola Frondosa)

Avrupa, Çin, Kuzeydoğu Japonya ve ABD'nin ılıman ormanlarında yetişen Maitake; löseminin yanı sıra akciğer, mide ve karaciğer kanserine karşı olumlu etkiler sergilemiştir.

 

METASTAZ DÜŞMANI

Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde, kemoterapinin zararlı etkilerine karşı koruyucu olduğu görül müştür. Meme kanserinin gelişmesini ve metastaz yapmasını engellediği ise klinik çalışmalara konu olmuştur.

Prostat, kolorektal ve akciğer kanserinin ilerlemesini önleyici etkisi araştırılmaktadır.

 

SHIITAKE

(Lentinus Edodes)

Shiitake; bin yıldır yetiştirilen ve muhtemelen tarımı yapılan ilk mantardır.

 

Açık kehribar rengi olan Shiitake, Asya'da yıkılmış ağaçların üzerinde büyür.

 

Kemoterapi ilaçlarıyla kombinasyon halinde kullanıldığı klinik çalışmalarda tümör karşıtı etki göstermiştir. Meme ve mide kanseri hastalarında ömrü uzatmaktadır.

 

Kan basıncının düşürülmesine yardımcı olan Shiitake mantarı, AIDS tedavisinde yararlı olabilir.

 

HIV enfeksiyonunun ilk aşamalarını kesintiye uğratabilir. Karaciğeri koruyucu etkisi vardır.

 

BEYAZ KORU KULAĞI

(Tremella Fuciformis)

Yaprak döken ağaçların üzerinde büyüyen yarı saydam, jelatinimsi görüntülü bir mantar türüdür. Lezzetli olmasa da, Asya'da yaygın olarak yenir.

 

Kemoterapi uygulanan kanser hastalarında, kan hücrelerinin düzeyini stabilize ederek akyuvar aktivitesini uyarır.

 

KORU KULAĞI

(Auricularia Auricular)

Kolesterol, trigliseritler ve lipitlerin sağlıklı düzeylerde olmasını destekler. Mide yüzeyini kaplayan hücrelerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. İnsülin salgılayan pankreas adacık hücreleri üzerinde koruyucu bir etkisi vardır.

 

ASLAN YELESİ

(Hericium Erinaceus)

Çin, Japonya, Avrupa ve Kuzey Amerika'da bulunur. Tadının ıstakoz ve patlıcanı andırdığı söylenir.

Yemek borusu ve mide kanserlerinde tedaviye yardımcıdır. Kanser hastalarının yaşam süresini uzatabilir.

 

PORIA COCOS

(Wolfiporia Cocos)

Bu mantar türünün içeriğindeki bir ekstrenin; kronik viral hepatitli 30 hastayla yürütülen bir çalışmada 11 hastayı iyileştirdiği ve diğer 16 hastada anlamlı düzelme sağladığı bildirilmiştir. Çin'de halen sarılık tedavisinde kullanılmaktadır

alnıtı

 

Mantar faydaları

 

Vitamin ve mineral açısından zengin olan mantar, son yıllarda kanseri önleyen besinler arasında ön plana çıkıyor. Ancak bilinçsiz tüketilen mantarın, zehirlenmeye hatta ölüme neden olduğunu unutmamak gerekiyor.

 

Bahar aylarında mantar zehirlenmelerinin arttığını ve zehirlenmelerin ölümle sonuçlanabileceğini söyleyen Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Gökhan Günaydın, “Zehirli olan ve olmayan mantarlar arasındaki dış görünüş farkları, deneyim sahibi olmayanlar için ayırt edici özellikler değil, bu nedenle doğadan toplananların değil, kültür mantarlarının yenmesini öneriyoruz” diyor. Diyetisyen Berrin Yiğit ise zengin besin içeriği ile mantarın güçlü bir antioksidan kaynağı olduğuna dikkat çekiyor.

 

SELENYUM VE POTASYUMDAN ZENGİN

Taylight Sağlık Merkezi’nden Diyetisyen Berrin Yiğit mantarın, başta göğüs olmak üzere pek çok kansere karşı koruduğunu ve zengin bir içeriğe sahip olduğunu söylüyor:

 

“Selenyum, vitamin B2, potasyum, pantetonik asit, bakır, niasin ve fosfor kaynağı olan mantar, kanserin yanı sıra astım, romatizma ve kalp hastalıklarına da yatkınlığı azaltır”

 

HAFIZAYI GÜÇLENDİRİYOR

Günde 1 kase mantar tüketiminin migren ağrılarını da azalttığını söyleyen Yiğit, çinkodan zengin olan mantarın, bağışıklık sistemini güçlendirme, yara iyileştirme ve sağlıklı hücre bölünmesi gibi etkileri olduğunu vurguluyor:

“Niasinden zengin olan mantar türlerinin Alzheimer ve yaşa bağlı bilişsel becerilerin azalmasını önlediği, ve güçlü bir antioksidan olduğu çalışmalarla kanıtlandı.”

 

PİKNİK ALANLARINDAKİ MANTARLAR ZEHİRLEYEBİLİR

Türkiye’de 115 mantar cinsi ve 280 mantar türü bulunuyor. Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Gökhan Günaydın, yenilebilen mantarlar olan cüce kız, horoz ve kalıncanın doğal ortamında bulunan insanlar tarafından tanınıp ayırt edilebildiğini söylüyor:

 

“Ancak zehirlenmeler genellikle mantarı tanımayan, mantar yeme alışkanlığı olmayan ve mantar yetişen ortamlara göçler sonucunda taşınan ailelerde ya da piknik yapanlarda oluyor.”

 

MANTAR TURŞULARI DA TEHLİKELİ

Zehirlenmeler çoğu zaman, yağmur mevsimi sonrasında çocukların doğada buldukları zehirli çiğ mantarları yemesi, ailelerin zehirli mantarları toplayıp pişirmesi gibi nedenlerle aniden ortaya çıktığını söyleyen Gökhan Günaydın, “Bunların yanında zehirli mantarlardan yapılan turşular nedeniyle de aylar sonra dahi zehirlenmeler olabiliyor” dedi.

 

ŞAPKALI BEYAZLARA DİKKAT

Günaydın, ülkemizdeki mantar zehirlenmelerinin en önemli kaynağını Amanita Phalloides denilen beyaz renkli, şapkalı ve 5-10 cm boyundaki mantarın oluşturduğunu söylüyor:

 

“Yuvarlak saplı olup, sapın tabanında Volva adı verilen şişkin bir kısım, şapkanın biraz altında ise Annulus denen zarımsı, sarkık bir oluşum bulunur. Zehirlenmeye amatoksinler adı verilen Siklopeptitler sebep olmaktadır.”

 

BÖBREK YETMEZLİĞİ SONUCUNDA ÖLÜME NEDEN OLABİLİR

Zehirlenme belirtileri mantar yendikten 6 ile 24 saat sonra ortaya çıkıp üç evre halinde seyrediyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor:

 

“İlk evrede bulantı, kusma, karın ağrısı, sulu ishal görülür. 72 saate kadar oluşan ikinci evrede aldatıcı iyileşme ortaya çıkmakla birlikte kan tablosu değerleri hızla bozulur. 4 ve 7 gün arasında değişen üçüncü evre ise kişiyi karaciğer büyümesi, kan şekeri düşüklüğü, sarılık ve böbrek yetmezliği çerçevesinde ölüme götürebilir.”

 

ZEHİRLİ MANTARI AYIRT ETMEK ZOR

Kültür mantarlarının zehirli olmadığını ancak uygun olmayan koşullarda saklanıp pazara sunulan mantarlarda mikroorganizmaların ürediğini söyleyen Günaydın, “Bu mantarları tüketenlerde bulantı, karın ağrısı ve ishalle seyreden gıda zehirlenmesi tablosu görülür” diyor. “Bu çerçevede ailesinden aktarılan bir mantar kültürü bulunmayan yurttaşlarımızın, kesinlikle doğadan topladıkları mantarları yememesini salık veririz. Çünkü zehirli olan ve olmayan mantarlar arasındaki dış görünüş farkları, deneyim sahibi olmayan kişiler için ayırt edici özellikler değildir” dedi.

 

MANTAR ALMANIN PÜF NOKTALARI

Doğadan toplananların değil kültür mantarlarının yenmesini, ancak pazarlarda ve sağlıksız koşullarda satılan kültür mantarlarından uzak durulmasını öneren Günaydın, mantar satın alırken dikkat edilecek noktaları şöyle sıralıyor.

 

Mantar parlak rengini ve canlılığını yitirmemiş olmalı

 

Belirli oranda nem içermeli ancak küf kokusu

barındırmamalı

 

Taze görünümlü, sıkı dokulu, temiz ve tombul olmalı

 

Pörsümüş, üzerinde yumuşak dokular oluşmuş mantarlardan uzak durulmalı

 

Bekledikçe mantarın rengi koyulaşır. Taze mantar almak istiyorsanız açık krem rengi ve beyaza yakın olanları tercih edin

 

Mantarı ağzı hafifçe kapatılmış, kahverengi karton veya bez torbalar ile cam kaplarda buzdolabında saklayın.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...