Jump to content

Astrolojinin Tarihi


yavin
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

M.Ö. 2400 yıllarında Sümer kentleri komşuları Akad’lar tarafından istila edildiklerinde büyük bir şok yaşadılar. Akad imparatorluğu ise M.Ö. 2230 yıllarına kadar sürdü ve bu savaş ve belirsizliklerle dolu dönem M.Ö. 2113 – 2096 yılları arasında hüküm süren Ur kentinin kralı Ur-Nammu’nun Sümer ve Akad kralı olması ile sonra erdi.

 

Ur-Nammu hızlı bir şekilde sulama kanallarını, çiftçiliği ve ticareti geliştirdi, güzel sanatların ilerlemesini sağladı, ayrıca harab olan yapı ve tapınakları yeniden yaptırdı. Bu son çalışma onu Ziggurat olarak anılan büyük kuleleri inşa etmeye yöneltti. Bab-ilim veya Babylon (Babil) kentinde olan bu Zigguratların en büyüğü 381m yüksekliğindeydi. Hala esas olarak inşa edilmelerinin sebebi bilinmemekle beraber, astronomik gözlemler için kullanıldıkları sanılmaktadır.

 

Ur-Nammu’nun bir savaşta ölmesinden sonra oğlu Shulgi, ve ondan sonra Amar-Sin başlatılmış olan Ziggurat inşasına devam etti. M.Ö. 2006 yılında başkent Ur’u kuşatan Elamites Sümer ve Akad imparatorluğunun yıkılmasını sağladı. Daha sonra bu yöreye yabancıların yerleşmesiyle sonuçlanan bu uzun ve olaylarla dolu dönem hemen hemen M.Ö. 3000’li yılları kapsar.

 

Sümerler düzenli olarak gökyüzünü gözlemlediler ve gözlemlerini kil tabletlere yazdılar. Bu gözlemler neticesinde Ay’ın sabit bir yörüngede gittiğini, ve bazı yıldızların gidiş yönlerini değiştirdiklerini “gezinen yıldızlar” olduklarını tespit ettiler. Diğer gözlenebilen gezegenler olan Merkür, Mars Jüpiter ve Satürn’e daha az ilgi göstermişlerdir. Merkür akıl tanrısı Nebo, Mars savaş tanrısı Nergal, Jüpiter Mardurk, Nebo’nun babası ve Satürn akı ve yaşlılık tanrısı Nibib olarak Sümerlerin Babil zamanlarında isimlendirilmelerine rağmen fazla ilgilerini çekmemiştir.

 

Tanrıların dürüstlüğü ve alçakgönüllüğü mükafatlandırdığına ve böyle olmayanları cezalandırdığına inanmalarına rağmen, iyinin acı çektiğini ve kötünün bollukta olduğunu gördüler. Hayatın gerçeklerini anlamaya çalışan Sümerli rahipler yıldızların hareketlerini inceleyerek küçük de olsa bir yol aldılar. Yeryüzünde meydana gelen bir olayın, gökyüzündeki yıldızların hareketleri ile aynı zamana rastladığını fark ettiler. Bu eş zamanlamanın daha sonra tekrarlanması ile olaylar arasında bağlantı olduğunu düşündüler. Bunun sonucunda Sümerler matematiksel gerçekleri fark etmeye başladılar. Gökyüzündeki yıldızların hareketi, ay tutulması, Venüs’ün görülmesi ve yok olması hep önemli olaylar ile birlikte oldu. İşte bu dönem tahmini olarak astrolojinin ilk başladığı zamandır.Sümerlerin yaptığı bu tahminler 1500 yıl sonra Asur’lar arasında da görülmektedir. Yıldızlardan edinilen bütün bu bilgiler sadece kralın özel bilgileriydi.

 

Kaldeliler ve Astolojinin Doğuşu

Kaldeliler ciddi olarak yıldızları incelediler ve bugün bildiğimiz astrolojiyi oluşturdular. Güneşin de diğer gezegenler ve ay gibi belirli bir eksende gezdiğini fark ettiler (ekliptik) ve Sümer zodiak’ında 18 olan burç sayısını 12’ye indirerek “Güneş Burcu (Sun Sign)” astrolojisinin temelini attılar. Güneş’in insan karakteri ve duyguları üzerindeki etkilerini çözdüler. Her bir Zodyak işaretini 30’ar derecelik açılara böldüler ve bu, Güneş, Ay, ve diğer gezegenlerin pozisyonlarının daha gerekçi olarak görünmesini sağladı.

 

Kaldeliler bu yeni burçlar kuşağına (Zodyak) yeni isimler verdiler, ki bunları bugün de kullanıyoruz. Goat – Oğlak – Capricorn, Lev – Aslan – Lion, Crab – Yengeç – Cancer gibi. Agamemnon dönemi diye bilinen Perslerin Mezopotamya’daki hakimiyetleri döneminde kişisel doğum haritası (horoskop) ortaya çıktı. Güneş, Ay ve gezegenlerin yerlerinin ve hareketlerinin burçlar kuşağında bulunmasından sonra bireyin doğuşu, karakteri ve kaderi sembolleşmiş oldu.

 

Kalde imparatorluğu, Pers imparatoru Lyrus’un M.Ö. 39 yılında tahta geçmesi ile sonra erdi. Kalde çöktüğünde bilginler dünyanın çeşitli yerlerine dağıldı. Bir bölümü eski Mısır’a bir bölümü de Hindistan’a gitti ve astroloji buralarda da gelişti.

 

Astrolojinin Parlak Çağı

Astroloji Avrupa tarafından hızlı bir şekilde benimsendi ve bir çok kral saraylarında astrologları görevlendirdi. Papa’dan başlayarak kardinaller ve büyük din adamları astrologlara danışıyordu.

 

Astroloji’nin 16. yüzyılın sonlarına kadar süren öneminin nedeni burçların sağlıkla ilgili olduğuna inanılmasıydı. Vücutta her organın bir burç tarafından yönetildiğine inanılıyordu. Bu nedenle doktor olmak isteyen bir kişi tıp fakültesine gitmek istediğinde astroloji eğitimi de almak zorundaydı. İşte bu yüzyılda adı unutulmayan bir astrolog ortaya çıktı. Ünü günümüze kadar gelen bu kişi Nostradamus idi.

 

Modern Astroloji

Günümüzde kullanılan modern astroloji ABD’de ortaya çıkmış, burada geliştikten sonra dünyaya yayılmıştır. Amerikalı astrologlar eski çağlardan gelen bilgileri değerlendirip bunlara kendi öğrendiklerini eklemişlerdir. Günümüzde pek çok astrolog yeni kuralları ortaya koyarak bu sanatı geliştirmektedir. Ayrıca astroloji Türkiye’de aralarında olmak üzere, dünyanın pek çok yerinde okullara girmiş, bu konuda kurslar açılmıştır.

Babil’de doğup, aradan geçen binlerce yıla rağmen önemini ve insanların ona olan ilgisini kaybetmeyen astroloji, bugün en eski ve değerli sanatlardan biri olarak varlığını sürdürmektedir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...