Jump to content

Ey nebi


Sofi.
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Sen ki, kâinat kitabının Fâtiha'sısın.

Varlığa katılma müsaademizin parolası "Bismillahirrahmanirrahîm"in ilk söyleyicisi, ilk öğreticisisin.

Allah'ı Rahman diye bildik yüzünden; yağmurumuz oldun dünya çölünün ateşinde.

Allah'ı Rahîm diye bildik sözünden; umudumuz oldun hesap gününün telaşında

Sen ki, ezelî hitabın ete kemiğe bürünmüş hâlisin.

"Elhamdülillah" sözüyle dillenen sonsuz minnettarlığımızın en açık temsilcisisin.

"Allah'a, Rabbi diye âlemlerin" en çok teşekkür edenimizsin.

En iyi hamd edenimizsin; Muhammed'imizsin.

"Şükreden bir kul olmayayım mı?" mahcubiyetini hücre hücre taşıyansın.

Rahman'ın vechine aşina eyleyerek sevdirdin yüzlerimizi; sonsuz merhamet gördüğümüzü haber verdin.

Rahîm'in teveccühüyle sevindirdin gönüllerimizi; hüzün ve korkularımızın biteceğini müjdeledin.

"Din gününün Mâliki"ne göre yaşama inceliğini sevdirdin bize.

Hesabı verilebilir günler yaşama sorumluluğunu hatırlattın vicdanımıza.

Sen "yalnız Sana kulluk ederiz" hitabımızın ebedî yankısısın.

"Âlemlerin Rabbi"ne en mükemmel ubudiyetinle karşılık verenimizsin.

Sen "yalnız Senden yardım dileriz" yakarışımızın biricik kefilisin.

"Rahman ve Rahim" olan Allah'a kusursuz tevekkülünle sığınanımızsın.

Sayende "bizi hidayet eyle sırât-ı müstakîme" diyebilecek hidayetin şereflileriyiz.

"Üzerlerine nimet indirilenlerin yolu"nda en başta yürüyen Sensin.

Sen ki bize Raûf ve Rahimsin, üzerimize titrersin.

"Üzerlerine gazab indirilenlerin yoluna değil" gidişimiz; merhamet eyle ey Sevgili.

Sen ki hidayetimiz için çok hırslısın, ümmetine kıl kadar zarar gelsin istemezsin.

"Dalalete sapanların yoluna değil" yürüyüşümüz; şefaat eyle ey Nebî.

 

amin..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Kur'an da Geçen NEBİ Ve RESUL Kavramları Ne Anlama Geliyor.

      Kur’an da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi bulunmuş, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim. Peygamber haber getiren anlamındadır ama Nebinin anlamı çok farklıdır. Öyle ayetler var ki, NEBİ

      , Yer: İslamiyet

    • İlk Türkçe Siyer Kitabı (Siret'ün-Nebî)

      Siyer, sözlükte "tavır, hareket, hayat tarzı, vaziyet, hal, ahlak" anlamlarına gelmektedir. Zaman içinde sadece Hz. Peygamber'in hayatı anlamında kullanılarak, bu amaçla yazılan eserlere isim olmuştur. Müslümanlar arasında Hz. Muhammed (sav)'in hayatını bütün yönleriyle tespit etmek ihtiyacı, İslam'ın çok erken dönemlerinde ortaya çıkmıştır. Bunda, Kur'ân'ın, Hz. Muhammed (sav)'i, Müslümanlara örnek göstermesi ve O'na uyma çağrısı, İslami ilimlerin tedvin edilmesi, Müslümanların diğer din

      , Yer: Tasavvuf Edebiyatı

    • Nebî

      NEBÎ: Yeni bir din getirmeyen, daha önce gönderilmiş olan bir Resûlün dînine dâvet eden, çağıran peygamber. Resûllere (yeni bir dinle gönderilen peygamberlere) tâbi olan peygamberler. (Bkz. Peygamber) Allahü teâlânın dînine çağırmakta, Resûl ile Nebî arasında bir ayrılık yoktur. Peygamberlere îmân etmek; aralarında hiçbir fark görmeyerek, hepsinin doğru sözlü olduğuna inanmak demektir. Onlardan birine inanmayan kimse, hiçbirine inanmamış olur. (Seyyid Abdülhakîm)

      , Yer: İslamiyet

    • Nakş-ı Kadem-i Nebî

      NAKŞ-İ KADEM-İ NEBÎ: Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek ayaklarının taş üzerindeki izi. Osmanlı pâdişâhlarından Sultan Birinci Abdülhamîd Han'ın kabri İstanbul Sirkeci'de, Dördüncü Vakf Hanı karşısında köşedeki türbededir. Oğlu dördüncü Mustafa Han da bu türbededir. Türbede, Yeni Câmi tarafındaki duvarda bulunan dolaba yerleştirilmiş ta şta Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) Nakş-ı kadem-i şerîfleri mevcûttur. (Ayvansarâyî) Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb e

      , Yer: İslamiyet

    • Mescid-i Nebî

      Mescid-i Nebî: Peygamber efendimizin, hicretten sonra Eshâb-ı kirâm (mübârek arkadaşları) ile birlikte Medîne-i münevverede inşâ ettiği mescid, câmi. Mescid-i Resûl, Mescid-i Saâdet ve Mescid-i Şerîf de denilmektedir. Yalnız üç mescide ziyâret için gidilir. Mescid-i Harâm, Mescid-i Nebî, Mescid-i Aksâ. (Hadîs-i şerîf-Minhat-ül-Vehbiye, Şevâhid-ül-Hak) Sultan Abdülmecîd Han, Mescid-i Nebî'nin eski şeklini, İstanbul'da Hırka-i Şerîf Câmiinde bulundurmak için emir buyurmuş, bunun için, 1267 se

      , Yer: İslamiyet

×
×
  • Yeni Oluştur...