Jump to content

Nitelikli Şiirler


devrikcumle
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

perde...

 

 

 

 

bir iç çekişli intihar şimdi gözlerin

eğilmeyi henüz öğrenmiş

dal mahçubiyetinde

 

uzaktan bir sözle kopup gelen ırmağın kırılması sanki her şey

dokunulmaya ramak kala kaybolan umut

henüz yaşanmamış kederin

kudurgan buyurganlığında mübadele

ne senle

ne de sensiz

kabuk bağlanmıyor bedenime

 

o perde ki

benim manâmın üstünü örtüyor

geç kalmış hevesler gibi

 

bir hayatı üstünden sıyırır şimdi sözlerin

yan yana gelince noktasız

küfür güzelliğinde

 

yalan bir ismin peşinde saklar kendini sanki her şey

kalabalıklardan doğan kimsesizlik

adımların yalnızlık lisanı

söylendiği yerden vurgun süzülür

ne senle

ne de sensiz

gerçek dönüşmüyor dilime

 

o perde ki

benim dudaklarımın üstünü örtüyor

öpülmemiş hasretler gibi

 

bir yalnızlığı anlatır şimdi yüzün

kırık dökük sevgilerin

incinmiş isyanında

 

eski bir fotoğraf sararmışlığında sanki her şey

bırakıldığı yerde unutulmuş geçmiş

sır içinde saklı aşk

dönüp bakılmayan ayna kadar

ne senle

ne de sensiz

simâ benzemiyor gördüğüme

 

o perde ki

benim yüzümün üstünü örtüyor

ölümsüz aşklar gibi…

 

 

alicengizoyunu

 

(…sen bakma bana…bildiğin gibi ört üstümü,adı ayrılık olsa da…)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kıymetli Yürek Yakanım…

 

 

 

 

“Sen geldin ve benim deli köşemde durdun

Bulutlar geldi ve üstünde durdu

Merhametin ta kendisiydi gözlerin

Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu

Bulutlar geldi altında durduk ”

 

Kıymetli Yürek Yakanım,

 

Mahpusluğum zahirî değil biliyorsun, takvimden düşürmeye azmettiğim hatırlı günlerimin sancısı kara saplı bir bıçak gibi sırtımda durur. Fikrimi çevreleyen bu esaret dürtüsü, epilepsi nöbetleriyle bir olmuş; aklımı senden ayrı tutmak üzere galeyana getirecek ve kanlı bir ihtilalden kaçmak kurtuluş olacaktır. Seni düşünmemeyi bir kurtuluş biliyorsam eğer, esaretimden arınmadan linç edilmeliyim diyorum. Katlimin senden uzakta vacib olmasına rızam yoktur bilesin.

 

Çentik atacağım küf kokan bir duvar sipariş ettim gardiyanlara, voltalık uzun koridorlarım bu gün yarın gelecek. Benim bu mahpusluğum bitecek gibi değil anlayacağın… ve beklemek bir tek sana zillet, hep bana hasrettir böylece. Tecridde tahayyül edemediğim ne varsa sende bitmekte, ne varsa yaşamaya dair , gözlerinle mümkün münhasır. Özlemeyi ve dahi ölümüne umut etmeyi sevdiren mevcudiyetine şükrüm tükenmek bilmiyor. Tanırsın beni, mektuplarda kelimeleri emrine âmade ederken yüreğimden zerrelerle süslerim harflerin kimsesizliğini.

 

Gecelerime, yalnız sana mektup yazarken tutuluyorum sanki. Sanki mektup değil de bir içsel ayaklanmalar silsilesidir benim sana olan emeğim, hırsım. Herneyse… Avluya bakan ama bir türlü açılmayan penceremden baktığımda yalnız gökyüzü yasaklı değil gözlerime. Ve yalnız gökyüzünde senin yüzünü görmek olağan. Legal sayılmaz hiçbir dilde aşık olmak bilirsin, aşıklığım illegal bir örgüt; ve yine ziyanı yoksa da öldürürler yasalara kafa tutanları bilirsin. Ölümüm büyük şairlerinki gibi aniden olmayacaktır diyerek velveleye verdiğimden beri ortalığı, benim cenazemi senden başka omuzlayacak kimsem yok.. Bilirsin…

 

Ne mürekkebim biter ne yıldızlar tepemde dikilmekten vazgeçer bu gece. Hani ben sana bir hayal mahsülüdür diyerek yazmış bulundum ya bu satırları, eğer okursan hayallerine işleyecek bambaşka bir “ben” sevdasıyla dolup taşarsın ümidi ile bir çentik daha atıyorum finalinde bu makus zamanlarımın küf kokan duvarlarına. Amansız ama ruhumun en sığ köşesinden bir cümle ile postaya verdiğim mektubumun ikinci nüshasıdır ki:

 

Ben seni özlemiyorsam, bil ki sevmekten fırsat bulamıyorum.

 

 

Turgay Demir

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sevebilirim,

hem de nasıl,

dile benden ne dilersen,

canımı, gözlerimi

Kızabilirim,

ağzım köpürmez,

ama devenin öfkesi haltetmiş benimkinin yanında,

devenin öfkesi, kinciliği değil.

Anlayabilirim

çoğu kere burnumla,

yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak

ve döğüşebilirim,

doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum herşey için, herkes için,

yaşım başım buna engel değil,

ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı.

 

 

 

Şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni.

 

 

Yazık...

 

 

 

Nazım Hikmet Ran

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Çocuk ve Ağaç

 

Çoçuk, çok sevdi ağacı...

Verirdi ona, her kış

Çiçekleri olaydı!

 

Ağaç, çok sevdi çoçuğu...

Öperdi altın saçlarından

Dudakları olaydı!

 

Ve ona öptürmek için,

Eğilirdi yerlere kadar;

Yanakları olaydı'

 

Dökerdi önüne hepsini

Gümüşten, altından, sedeften

Oyuncakları olaydı!

 

Ve çoçuk gittikten sonra,

Böyle kalır mıydı ağaç?

Ne olurdu onunda

Bacakları olaydı,

Ayakları olaydı!

 

 

Arif Nihat Asya

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 

uckisi-1.jpg

 

Işığı farkedecek kadar

karanlıkta

ve

karanlığı farkedecek kadar

aydınlık içindeyiz

Hayatımız için gerekli ışığı bize getirecek olanlar

hayatımızı kaplayan karanlığın

farkında olanlardır

Bu yüzden insanoğlunun hayatını nelerin kararttığını bilmeyenlerin

insanlık için bir aydınlık sağlayacağını beklemek

boşuna.

 

 

İsmet Özel

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Karanlıktı deme, ışık yoktu deme. Baktım, yoktum deme. Tozumdan utana utana kaç yıllarca bekledim seni. Ben hep aynıydım ben hep aynaydım. Hep senin yüzünle bekledim seni. Senin hiç aynı yüzün olmadı. Ben aynıydım emin ol.

 

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir kahramanın iki ayrı masalıyız seninle

 

aynı masalda uykuya yataklık yaparsak

çocuklar zırlar

bir kadın bebeğini düşürür

fabllardan kaçan korkunç soluklu hayvanlar gezinir sokaklarda

olağanüstü hal ilan edilir

kıyamet kopar şımarır tanrı

şiir yetmezliğinden ölür şairler

Nâzım'ın mezarı arka bahçeme taşınır

babam yeniden âşık olur anneme

...

...

...

Bir kahramanın iki ayrı masalıyız seninle

süt tenli kıskançlığımızı beraber uyutmaksa

uzak ihtimal...

 

Ufuk Aksoy

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yıkıldık. yıkıldıkça kanatlarımız

kanatlarımız morardı gökleri gördük.

kalemizde erhan vardı, görkleri gördük.

orta saha canavardı, g..tleri gördük.

gördük kıyamet mormuş imam vaazından

işte amcam bir kirişi öpmüş ağzından

"ve insan buna ne oluyor dediği zaman"

u must say good-bai 2 me.

inh! inh!

 

çürüdük. çürüdükçe babalarımız

babalarımız koktu toprağa döktük

toprak koktu toprağı allah'a döktük

allah çoktu cehennemi cennete döktük.

döktük gitti aklımız al pasiflora iç!

ali gelme okul çökmüş seni şanslı piç!

göklerdeki babamız geç kalmazdı hiç?

u must say good-bai 2 me.

inh! inh!

 

uyandık. uyandıkça sakallarımız

sakallarımız vardı dervişe kestik

devlet aciz, rahmet olduk yolları kestik

mecbur kaldık cesetlerden kolları kestik.

kestik, boş tabuta bari bir uzuv girsin

bitsin bu azap burda, dünyada bitsin

bağırmayan taraftar s..tirsin gitsin

u must say good-bai 2 me.

inh! inh!

 

 

 

ah muhsin ünlü

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 

tarih bitti

 

sana bakmak toprağa bakmak kadar güzeldi

sert şarkılar vardı yanaklarında

sabahın sisini dalgın atlara yükledim

senin şehrine vardım saçlarını aradım boşuna

sen yoktun bir şey yoktu

bütün dillerde yalan söyledim sana inanmak için

sen gittin tarih bitti milat neyi açıklayabilir

sana bakmak toprağa bakmak kadar güzeldi

ne vardı bir de bahçeler vardı

bahçeye resimler düşmeye devam ediyor

kimi eski bir denize çizilmiş

kimi her yanı haziran bir trene

kimi bir kelimeye

bir resimde isa akşama bakıyor

bir resimde tarihçiler eli boş dönüyor kadınların verdiği sözlerden

bir resimde yüzlerce anahtar var hiç kapı yok

bir resimde telefon çalıyor açıyoruz ve yağmur

islanıyor zaman

bir resimde yedi kişiyiz aramızda en güzel ölüm gülümsüyor

çiçektik çok

hatırlar mısın

hatırlarsın

geçtik dünyanın arasından

geçtik küçük omuzlarımızla

maviler giymiş ağlayan meleklere

tarifsiz kadınlara

düşmüş bayraklara gecikerek

geçtik dünyadan bağışla bizi

yaptıklarımız için

yapmadıklarımız için

elimizi dilimizi tanrım bağışla bizi

kimsenin olmayan bir yoldan geçerken

kimsenin olmayan bir resmini gördüm hayatın

büyük dalgınlar vardı

cevapsızlar

hiç deniz görmeyenler

kimseye bir şey sormayanlar vardı

kaybedenler

hayatın büyük ırmağında

vardı ve akıyordu

sonra kimse kalmadı

hiç kimse

bağırmak için

yalvarmak için

çünkü herkes gitti

çünkü herkes gider

geceler var bir de iyi geceler

iyi geceler bayım hiç yittiniz mi

en az bir defa yitmeli nisan

nasıl geçti yıllar telefon beklerken mi

şarkılar bitti şarkılar biti

bir şey söylemedin kadınlar için

devrimler için bir şey söylemedin

yıldızlar için

iyi geceler bayım

yine birisi ağlamış bak yeryüzü ıslak

içinde yalan olmayan bir cümle söyle bana

içinde amerika olmayan bir cümle

içinde zulüm olmayan bir cümle

ihtiyacım var buna

çok hırpalandım zeytin ağacı

çok hırpalandım sevgilim

bu vakitsiz değişen haritalardan

kederli göklerden mübarek çocuklardan

kapanmış çiçeklerden

geldi geçiyor dünya

elimi tut

bir cümle söyle bana

içinde yalan olmayan bir cümle

göklere bakma anında dünyadan çıkma anında

söyleyip kaybolayım söyleyip varolayım

bir cümle bir cümle bir cümle

Lailaheillallah.

 

 

 

mevlana idris zengin

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...