Jump to content

Kur'an-ı Kerim Yeterince Açıklayıcı Bir Kitap mı?


кυвiŁαу
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İçlerinde din adamlarınında olduğu bir kesim,Kur'an-ı Kerim'in yeterince anlaşılır olmadığını bununda nedenini Arapça'nın çok zengin bir dil olmasına bağlar.Sonuçta Arapça da yeryüzünde bulunan ve tercümesi yapılabilen dillerde biri.

Bugün,piramitlerdeki hiyeroglif yazıları bile okunabilirken böyle bir iddaa gerçekten çok komik oluyor ayrıca Allah geçmişte birçok kavmi,açık seçik mucizelerle ve peygamberleri vasıtasıyla uyardığı halde halâ sapkınlığa devam ettikleri için helâk etmiştir.

 

Peki,Allah gerçekten de yeterince açıklayıcı bir kitap gönderememiş mi?

 

FUSSİLET – 3

Bilgi ile donanmış bir toplum için ayetleri, Arapça bir Kur'an halinde ayrıntılı kılınmış bir kitaptır bu.

 

FUSSİLET – 44

Eğer biz onu yabancı dilde bir Kur'an yapsaydık, elbette şöyle diyeceklerdi: "Ayetleri ayrıntılı kılınmalı değil miydi?/Arap'a yabancı dil mi?/ister yabancı dilde, ister Arapça!" De ki: "O, iman edenler için bir kılavuz, bir şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve Kur'an, onlar için bir körlüktür. Böylelerine, çok uzak bir mekândan seslenilmektedir."

 

ŞURA – 7

İşte böyle! Biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, ülke ve medeniyetlerin anasını ve çevresindekileri uyarasın. Ve toplama günü konusunda da uyarıda bulunasın. Hiç kuşku yok o günde. Bir bölük cennettedir, bir bölük ateşte.

 

NEML – 75

Yerde ve gökte hiçbir gayb yoktur ki, açıklayıcı bir Kitap'ta olmasın.

 

İSRA – 41

Biz, gerçeği, Kur'an'da türlü biçimlerde ifade ettik ki, düşünüp anlayabilsinler. Fakat bu onların sadece kaçışlarını artırıyor.

 

YUNUS – 5

Güneş'i ısı ve ışık kaynağı; Ay'ı, hesabı ve yılların sayısını bilesiniz diye bir nur yapıp ona evreler takdir eden O'dur. Allah bütün bunları rastgele değil, şaşmaz ölçülere bağlı olarak yaratmıştır. Bilgiyle donanmış bir topluluk için ayetleri ayrıntılı kılıyor.

 

YUNUS – 15

Ayetlerimiz onlara açık seçik parçalar halinde okunduğu zaman, bize ulaşmayı ummayanlar şöyle dediler: "Bundan başka bir Kur'an getir yahut bunu değiştir." De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum. Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkuya düşerim."

 

YUNUS – 37

Bu Kur'an, Allah'ın berisinden birilerince yalan isnatlarla oluşturulmuş değildir. O, kendinden öncekinin tasdiki ve Kitap'ın ayrıntılı kılınmasıdır. Kuşku ve çelişme yoktur onda. Âlemlerin Rabbi'ndendir o.

 

KAMER – 17

Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!

 

KAMER – 22

Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?

 

KAMER – 32

Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!

 

KAMER – 40

Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!

 

A’RAF – 32

De ki: "Allah'ın, kulları için çıkardığı süsü, güzel ve tatlı rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Dünya hayatında inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindirler." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, ayetleri böyle ayrıntılı kılıyoruz.

 

A’RAF – 52

Yemin olsun ki, biz onlara, ilme uygun biçimde, ayrıntılı kıldığımız bir Kitap getirdik. İnanan bir topluluk için bir kılavuz, bir rahmettir o.

 

A’RAF – 58

Güzel ve temiz beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Pis ve çorak beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle çeşitli şekillerde sergiliyoruz.

 

A’RAF – 174

Biz, ayetleri işte bu şekilde ayrıntılı kılıyoruz ki, hakka dönebilsinler.

 

YUSUF – 111

Yemin olsun ki, resullerin hikâyelerinde, aklını ve gönlünü çalıştıranlar için bir ibret vardır. Bu Kur'an, uydurulacak bir hadis/bir söz değildir; aksine o, önündekini tasdikleyici, her şeyi ayrıntılı kılıcıdır. İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir.

 

HİCR – 1

Elif, Lâm, Râ. İşte sana o Kitap'ın ve açık anlatımlı Kur'an'ın ayetleri.

 

EN’AM – 38

Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı, iki kanadıyla uçan hiçbir kuş istisna olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir. Biz bu Kitap'ta, herhangi birşeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde haşredilirler.

 

EN’AM – 46

De ki: "Düşünün bakalım; Allah, işitme gücünüzü, gözlerinizi alsa, kalpleriniz üzerine mühür bassa, Allah'tan başka hangi ilah onları size geri verecek?" Bak nasıl türlü türlü açıklıyoruz ayetleri, yine de yüz çeviriyorlar!

 

EN’AM – 65

De ki: "O size, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeye yahut sizi fırka fırka birbirinize düşürerek/fırkalara bölüp içinden çıkılmaz durumlara düşürerek/fırkaları elbise gibi size giydirerek kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya Kaadir'dir." Bak nasıl sıralıyoruz ayetleri, iyice kavrayabilsinler diye.

 

EN’AM – 97

Karanın ve denizin karanlıklarında, kendileriyle yol bulmanız için yıldızları hizmetinize veren O'dur! Bilgiden nasipli bir topluluk için ayetleri gerçekten ayrıntılı kılmışızdır.

 

EN’AM – 98

Sizi bir tek canlıdan vücuda getiren O'dur! Bu oluşumda bir karar kılma yeri var, bir de emanet olarak kalma yeri. İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık.

 

EN’AM – 105

Ayetleri bu şekilde, çeşitli başlıklarla veriyoruz ki, "Sen ders aldın!" desinler, biz de ilimden nasiplenen bir toplum için onu iyice açıklayalım.

 

EN’AM – 114

Allah size Kitap'ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah'ın dışında bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun, Rabbinden hak olarak indirildiğini biliyorlar. Sakın kuşkuya düşenlerden olma.

 

EN’AM – 119

Size ne oluyor da üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan yemiyorsunuz? Zorda kalışınız dışında üzerinize haram kıldığını bizzat kendisi size ayrıntılı olarak açıklamıştır. Birçokları ilimsiz bir biçimde kendi keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin sınır tanımaz azgınları çok iyi bilmektedir.

 

EN’AM – 126

Rabbinin yolu işte budur; dosdoğru, kıvamında... Biz öğüt alan bir topluluğa ayetleri ayrıntılı bir biçimde açıkladık.

 

SEBE – 43

Ayetlerimiz açık seçik kanıtlar halinde karşılarında okununca şöyle derler: "Bu adam, atalarınızın kulluk/ibadet etmekte olduklarından sizi vazgeçirmek isteyen birinden başkası değil." Şunu da söylerler: "Bu, düzenlenmş bir yalandan/iftiradan başka şey değildir." Hakkı inkâr edenler, o kendilerine geldiğinde şöyle demişlerdir: "Açık bir büyüden başka şey değil bu!"

 

DUHAN – 58

Biz o Kur'an'ı senin dilinle/senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alabilsinler.

 

CASİYE – 25

Ayetlerimiz, karşılarında açık seçik mesajlar halinde okunduğunda, delilleri sadece şöyle demek olmuştur: "Doğru sözlüler iseniz atalarımızı getirin."

 

NAHL – 44

Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri / Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.

 

NAHL – 64

Bu Kitap'ı sana yalnız şunun için indirdik: Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara iyice açıklayasın ve Kitap, iman eden bir topluluk için kılavuz ve rahmet olsun.

 

NAHL – 89

Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap'ı indirdik ki herşey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.

 

NEBE – 29

Oysaki biz, her şeyi iyiden iyiye sayıp kitaplaştırmıştık.

 

RUM – 28

Size öz benliklerinizden bir örnek verdi: Ellerinizin altında bulunanlarda, size verdiğimiz rızıklarda, sizinle aynı haklara sahip, birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz ortaklarınız var mı? İşte biz, aklını işletecek bir topluluk için ayetleri böyle açık açık sıralıyoruz.

 

HAC – 16

Biz onu, böylece açık seçik ayetler halinde indirdik. Kuşkusuz, Allah, dilediğine/dileyene kılavuzluk eder.

 

BAKARA – 99

And olsun, biz sana açık-seçik ayetler indirdik. Onları, pislik ve sapıklığa bulaşmış olanlardan başkası inkâr etmez.

 

BAKARA – 109

Ehlikitap'tan birçoğu, benliklerindeki kıskançlık yüzünden sizi, imanınızdan sonra kâfirler haline bir döndürebilseler diye yürekten istedi. Hem de gerçek kendilerine ayan-beyan olduktan sonra... Allah, buyruğunu getirinceye değin affedin, hoşgörün. Allah, her şeye gücü yetendir.

 

BAKARA – 159

İndirdiğimiz açık-seçik delillerle, kılavuz mesajı; biz onu Kitap'ta insanlara ayan-beyan gösterdikten sonra gizleyenlere, işte onlara, hem Allah lanet eder hem de diğer lanet okuyanlar lanet eder.

 

 

 

BAKARA – 187

Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılınmıştır. Onlar sizin için giysidir, siz de onlar için giysisiniz. Allah sizin öz benliklerinize yazık etmekte olduğunuzu bilmiş, tövbelerinizi kabul edip sizi affetmiştir. Artık şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın. Mescitlerde itikâfta bulunduğunuz sırada zevcelerinizle cinsel temas kurmayın. İşte bunlar Allah'ın yasaklarıdır, bunlara yaklaşmayın. Allah, ayetlerini insanlara işte böyle açıklar ki korunabilsinler.

 

BAKARA – 219

Sana uyuşturucuyu/şarabı ve kumarı sorarlar. De ki: "Bu ikisinde büyük bir günah vardır; insanlar için çıkarlar da vardır. Ama onların kötülüğü yararlarından çok daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: "Helal kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını verin." İşte Allah, ayetleri size böyle açıklar ki, derin derin düşünebilesiniz.

 

BAKARA – 221

Müşrik kadınlarla, onlar iman edinceye kadar evlenmeyin. Özgürlüğünden yoksun inanmış bir kadın, müşrik bir kadından - müşrik kadın sizin hoşunuza gitse de - çok daha hayırlıdır. Müşrik erkeklerle de onlar iman edinceye kadar nikâhlanmayın. İnanmış bir köle, müşrik bir erkekten - o hoşunuza gitse de - çok daha hayırlıdır. Bu müşrikler sizleri ateşe çağırır. Allah ise sizi, izniyle cennete ve affa çağırır. Ve ayetlerini insanlara açık açık bildirir ki, düşünüp öğüt alabilsinler.

 

BAKARA – 230

Bütün bunların ardından erkek, kadını boşarsa artık bundan sonra başka bir eşle nikahlanıncaya kadar ilk erkeğe helal olmaz. İkinci erkek kadını boşadığında, boşanan kadınla ilk erkek Allah'ın sınırlarını koruyabileceklerini düşünürlerse, birbirlerine dönmelerinde sakınca yoktur. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır ki, Allah bunları bilgi sahibi bir topluluğa açıklar.

 

BAKARA – 242

Aklınızı işletmeniz ümidiyle Allah, ayetlerini size işte böyle açıklıyor.

 

BAKARA – 266

Herhangi biriniz ister mi ki; altından ırmaklar akan, içinde her tür meyvası olan, hurmalardan,üzümlerden oluşmuş bir bahçesi bulunsun, kendisinin güçsüz-çaresiz yavruları da olsun ve bu haldeyken üstüne ihtiyarlık çöksün, tam bu sırada o bahçeye alevli bir bora isabet etsin de bahçe, baştan başa yansın. Allah size ayetleri işte bu şekilde açıklıyor ki, inceden inceye ve derinden derine düşünebilesiniz.

 

ALİ İMRAN – 105

Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.

 

ALİ İMRAN – 118

Ey iman sahipleri! Kendi dışınızdakilerden/seviyenizin altındakilerden bir kimseyi sırdaş edinmeyin. Sizi sarpa sardırıp perişan etmekten çekinmezler. Size sıkıntı verecek şeyi pek severler. Ağızlarından nefret ve öfke taşmaktadır. Göğüslerinin saklamakta olduğu ise daha büyüktür. Eğer aklınızı işletirseniz Allah size ayetlerini açık-seçik göstermiştir.

 

ALİ İMRAN – 187

Allah, kendilerine kitap verilenlerden şu yolda mîsak almıştı: "Onu insanlara mutlaka açık-seçik bildireceksiniz, onu saklamayacaksınız." Ama onlar Kitap'ı sırtlarının gerisine attılar, basit bir ücret karşılığı onu sattılar. Ne kötü şey satın alıyorlar!

 

NİSA – 26

Allah size açık-seçik bildirmek istiyor. Sizi, sizden öncekilerin yol ve yöntemlerinden haberdar ediyor. Size tövbe nasip ediyor. Allah her şeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.

 

NİSA – 115

Erdirici kılavuzluk kendisine ayan-beyan geldikten sonra, resulden kopup müminlerin yolunun dışını izleyeni biz, yöneldiğiyle kaynaştırır, sonra da cehenneme sallarız. Ne kötü bir dönüş yeridir o!

 

NİSA – 174

Ey insanlar! Size Rabbinizden apaçık, çok parlak ve güçlü bir kanıt gelmiştir. Biz size, herşeyi açık seçik gösteren bir ışık gönderdik.

 

NİSA – 176

Fetva istiyorlar senden. De ki: "Allah size, ana-babasız ve çocuksuz kişi hakkında şöyle fetva veriyor: 'Çocuğu olmayan, bir kızkardeşi bulunan kişi öldüğünde, onun terekesinin yarısı kızkardeşindir. Böyle bir kişi, çocuğu olmayan kızkardeşi öldüğünde, onun terekesinin tamamına mirasçı olur. Eğer ölenin iki kızkardeşi varsa terekenin üçte ikisi onlarındır. Eğer mirasçılar, kadın-erkek, birçok kardeşlerse bu durumda erkek kardeşe, iki kızkardeşin payı kadar verilir.' Allah size açık-seçik bildiriyor ki sapmayasınız. Allah, her şeyi gereğince bilmektedir.

 

MUHAMMED – 25

Hidayet kendilerine açıkça belli olduktan sonra arkalarına dönenlere şeytan fit vermiş, sonu gelmez arzuların/ümitlerin ardına takmıştır onları.

 

TALAK – 11

Bir elçi indirmiştir ki, iman edip hayra ve barışa yönelik işler sergileyenleri, karanlıklardan nura çıkarmak için Allah'ın ayetlerini açık seçik okur. Allah'a inanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanları Allah, altlarından ırmaklar akan cennetlere/bahçelere koyacaktır. Onlar orada sonsuza dek kalıcıdır. Allah böylesi için rızkı gerçekten güzelleştirmiştir.

 

BEYYİNE – 4

Kitap verilmiş olanlar, kendilerine beyyine/açık delil geldikten sonradır ki parçalanıp bölündüler.

 

NUR – 1

Bir suredir, indirdik onu; farz kıldık onu... Ve içinde açık seçik ayetler indirdik ki, düşünüp ders alabilesiniz.

 

NUR – 18

Allah size ayetleri iyice açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

 

NUR – 34

Yemin olsun ki, size, gerçeği açık seçik anlatan ayetler, sizden önce gelip geçmiş olanlardan örnekler, korunanlar için de bir öğüt indirdik.

 

NUR – 46

Yemin olsun, biz açık seçik bilgiler veren ayetler indirdik. Allah, dilediğini/dileyeni dosdoğru yola iletiyor.

 

NUR – 58

Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlarla, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç durumda izin istesinler: Sabah namazından önce, öğlen vaktinde elbiselerinizi çıkardığınızda, akşam kılınan namazdan sonra... Kaygılanacağınız üç vakittir bunlar. Bunlar dışında size de onlara da bir günah yoktur. Aranızda dolaşırlar, birbirinize bakabilirsiniz. Allah, ayetleri size işte böyle açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

 

NUR – 59

Çocuklarınız ergenlik çağına ulaştığında, kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi izin istesinler. Allah size ayetleri işte böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilir, hikmeti sınırsızdır.

 

MÜCADELE – 5

Allah'a ve resulüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin çarpılıp tepelendikleri gibi çarpılıp tepeleneceklerdir. Biz, gerçekleri apaçık gösteren ayetler indirmişizdir. Küfre sapanlar için, rezil edici bir azap vardır.

 

MAİDE – 15

Ey Ehlikitap! Resulümüz size geldi. Kitap'tan saklamış olduklarınızın çoğunu size ayan-beyan açıklıyor; çoğundan da geçiyor. Şu bir gerçek ki, size Allah'tan bir ışık ve apaçık bir Kitap gelmiştir.

 

MAİDE – 75

Meryem'in oğlu Mesih, bir resulden başkası değildir. Ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Onun annesi de özü-sözü doğru biriydi. İkisi de yemek yerlerdi. Bak nasıl açıklıyoruz onlara ayetleri! Sonra bak, nasıl gerisin geri çevriliyorlar!

 

 

 

MAİDE – 89

Allah sizi yeminlerinizdeki boş lakırdıdan ötürü hesaba çekmez, ama bilinçli olarak gerçekleştirdiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutar. Böyle bir yeminin keffâreti, ailenize yedirmekte olduğunuzun orta derecesinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydimek, yahut da özgürlüğünden yoksun kalmış bir benliği özgürlüğüne kavuşturmaktır. Bunlara imkân bulamayan üç gün oruç tutar. Yemin ettiğinizde yeminlerinizin keffâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah size ayetlerini böyle açıklar ki şükredebilesiniz.

 

HADİD – 9

O, odur ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kulu üzerine, gerçeği apaçık gösteren ayetler indiriyor. Allah size karşı gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir.

 

HADİD – 17

Bilin ki Allah, toprağa ölümünden sonra hayat verir. Ayetleri size açık seçik bildiriyoruz ki, aklınızı işletebilesiniz.

 

TEVBE – 11

Bununla birlikte tövbe eder, namazı kılar, zekâtı verirlerse, artık sizin, dinde kardeşlerinizdirler. Biz ayetlerimizi, bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.

 

TEVBE – 115

Allah bir topluluğa kılavuzluk ettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine ayan-beyan bildirinceye kadar, onların sapıklığına hükmetmez. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

 

 

Anlamamak için okumamak lazım,ancak o şekilde olabiliyor...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

anlaşılır olmaması noktası sanıyorum ki şu maksatla söylenmiş olunabilir: yani bazı ayetlerde bazı meseleler tamamen açılmadan kapalı şekilde geçildiği için insanlar konularda anlaşmazlığa düştüğü vakit çözümü yine Kuran da net ifadelerle bulamamaları ...gibi...

 

mesela ısrarla namazı emreder ayetler ...ama hiç bir ayette namazın tarifi geçmez sayısı geçmez...yani tek tek ayet demez sabah 2 öğlen 5 akşam 10 gece 20 rekat kılın diye...işte insanların muallakta kalmaları bununla oluyor...

 

sağlam kaynak olarak ayetleri görüyorlar ve bakınca bu aradıklarını ayetlerde net ifadelerle bulamıyorlar...bulamayınca da aradan geçen zamanda diğer insanlardan aktarılan bilgiler ise duyan kişilerde ister istemez şüphe ve tereddüt uyandırıyor...

 

ama netice itibariyle bu dünya imtihan dünyası olduğuna göre belki de bu kadar net açıklanmaması da imtihanın bir parçası olabilir bilemeyiz...onu sadece Allah bilir...iman etmekte bunu gerektirir zaten...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Namaz konusunda Hz Muhammed'e uyuyoruz,nasıl kılınacağı ona Cebrail vasıtası ile bildirilmiştir zaten asıl konu kitap bu kadar açıkken bidatların ardına düşmek çok kötü çünkü bunlara ters birçok ayet var, bidatların çıkış nedenleride ortada fakat ayet açık açık birşeyin yanlış olduğunu söylerken bunun yanlış olmadığını göstermek için rivayet ile karşılık vererek doğru olduğunu iddaa etmek ne demektir artık adını siz koyun...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Namaz konusunda Hz Muhammed'e uyuyoruz,nasıl kılınacağı ona Cebrail vasıtası ile bildirilmiştir zaten asıl konu kitap bu kadar açıkken bidatların ardına düşmek çok kötü çünkü bunlara ters birçok ayet var, bidatların çıkış nedenleride ortada fakat ayet açık açık birşeyin yanlış olduğunu söylerken bunun yanlış olmadığını göstermek için rivayet ile karşılık vererek doğru olduğunu iddaa etmek ne demektir artık adını siz koyun...
elbette namaz da Peygamberimize uyuyoruz ama ben onu sadece örnekleme amaçlı verdim...namazı emreden ayet namazın şekli ve sayısını da bildirebilirdi o zaman herkes kesin bir rakama tabi olurdu anlatmak istediğim bu ...örnekleme değiştirilebilir ama temel mevzu aynı olacaktır ...
Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bu konuyu açman çok iyi olmuş doğrusu .maalesef ülkemizde kuranı kerimin bireyler tarafından okunması ve herkesin belli bir bilgi ve kapasite dahilinde kendince anlaması gibi bir durum sözkonusu değil .

ben kategorize etmek istiyorum .

1.dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi okumak ve anlamak yerine hocalara soru sormak onları dinlemek mevlütlere gidip gözyaşı dökmek .genel sebepte şu nasıl olsa biz müslüman olarak müslüman bir anne babadan dünyaya gelmiş bu yüzdende müslüman olarak doğmuşuz fazla emek harcamamıza gerek yok düşüncesi.

2.diğer kesim .ben o bir dönem çok bilinen yatılı kuran kurslarına gittim.bu kesimde islamı anlamadan anlatamadan gece gündüz namaz kıldıran küçücük çocuklara akaid dersi emsile dersi verip sürekli kurandan sünnetten bi haber eden sabah akşam gece gündüz sadece namaz kıldıran ve saçma sapan hareket ve düşünceleri dikte eden grup seçen gruba ayrılmış cahil insanlar kesimi ve grupları.

 

ben ikibuçuk sene gittim nerdeyse ve zar zor kuran okumayı öğrendim .bayağı zaman geçti aradan büyüdüm çoluk çocuk sahibi oldum. dedimki kendi kendime yahu şu kuranı kerimde kitabımızda ne yazıyo ne anlatıyo açtım her gün düzenli olarak okumaya başladım.belli bir bilgi birikimim vardı tabiki ama öyle hocalık yapacak kadar değil her müslümanın bilebileceği kadar .okudukça okuyasım geldi yani türkçesini mealini okuyordum belirteyim.

susamış gibiydim ve sanki susuzluğum geçiyordu okudukça .başımda öyle bana şu şöyle bu böyle diyecek ne bir hoca nede bir tefsir kitabı vardı.bazı kelimeler varki aklımdan hiç çıkmaz şimşek gibi çakmıştı beynime.üstelik bunlar isanlar için söylenen sözlerdi.sonlara doğru bazı büyük problemler yaşadığım için devam edemedim.

anlayabildiğim kadarı bile beni fazlasıyla tatmin etmiş etkilemiş vede hayrete düşürmüştü.bir çok yer kıssa şeklinde zaten.yaşamamız gereken yapmamamız gereken inanamamız gereken şey nedir nasıldır anlamama fazlasıyla yettide arttı .ben bunları okudum bunları anladım yetmezmi..

 

Allah aşkına bir şey sormak istiyorum.bu yabancılar din konusunda araştırma yaparken ne yapıyorlar .bizim gibi onlara bir çok şey baskıyla dayatılmıyor onlarda alıp okuyorlar ve seçimlerini yapıyorlar.onlar arapçaya türkçeye tamamen zıt dillerde okuyup anlayıp iman ediyorlarsa kim anlamıyor kuranı kerimi kim karmaşık buluyor ...herkes herşeyi anlayamaz.birinin anladığın öteki ötekinin anladığınıda başkası ..ama herkes anlaması gerekeni kadar anlayabilir ve yeterde artar bile.

müslüman olarak neye inanmamız gerektiğini anlamıyormu miras hakkında bölünmesi hakkında bile apaçık ayetler var kurallı bir biçimde .evlenmekten boşanmaya kadar .islamı nasıl yaşayacağımızı nasıl inanacağımızı anlatması yetmiyormu.en derin hocanın bile anlayamayacağı şeyler olabilir .ama bu şekilde düşünenler bence sürekli farklı bir şey arayan insanlar kuranı kerimde .

benim amacımsa Allahın emir ve yasaklarını anlamak .dinimin ne olduğunu rabbimi ve benim için ne yolladığını bilmek.

çıkarlar tv ye son zamanlarda çok zaten bunlar efendim işte müteşabih ayetler var kimse çözemiyor anlamını yasin işte ne demektir gelin çözelim ..yahu bunlar boş iş kardeşim.Rabbin senden ne istiyor ona bak sen.sen sanki kuranı kerimi dinini Allahını peygamberini anladın herşeyin tamamda bir bu kaldı.

işte bir çok insanımız bu kafada .mütevazılık artık sadece sözlükte geçen bir kelime.

o hoca der ben biliyorum öteki der ben doğruyum sen yanlışsın .ya siz kimsiniz peygamber efendimiz bile böyle konuşmadı.Allah bilir kuran bilir .

herkes anlayabildiği kadar anlar ve böylesi normaldir.anlayacağın sana yeter .anlamadığın yerdede sünnete hadislere bakarsın.araştırırsın

şimdi gelelim biz neyi anlayamıyoruz kuranı kerimde .anlamamız lazım gelenler nelerdir önce ona bakalım.

1.Allahın varlığı birliği yaratma kudreti tek inanılacak yaratıcı ona iman edilmesi ve ne şekilde iman edilmesi gerektiği .,

2.ibadet

3.helal ve haramlar,emir ve yasaklar

4.kıssalar anlayabildiğimiz kadar

5.peygamber efendimiz islamın yayılışı o sıradaki olaylar.

 

şimdi daha daha ötesi için tartışmaya gerek varmı .önce bunlara bakalım .biz bunları anlayabilmişmiyiz yapabiliyormuyuz.kaçtanemiz herşeyden çok rabbimizi sevmeyi biliyoruz.kaçtanemiz bize emredilen beş vakit namazı hakkıyla kılabiliyoruz.vesaire vesaire.

internette çok izlenen bir video vardı .MÜSLÜMANLIĞI SEÇEN AVUSTURALYALI GENÇ diye youtubeden bakın .müslüman olma hikayesine . fakat ben en önemli olan yerini belirtmek istiyorum.

 

bu genç arayış içindeyken araştırdığı dinlerden sonunda islamiyeti incelemeye karar vermiş.kuranı kerimdeki bir ayeti okuması vesile olmuş ona ingilizce okuduğu kuranı kerim hemde ..

konuşanlar konuşşsun okuyanlar anlayanlar anlıyo ..

 

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir topluluğa indirilen kitap elbette açık olacakki anlaşılır olsun , Kuranı Kerimde böyle bir kitaptır hatta bunun çok ötesidir , Ayetlerindeki ahenk mükemmel ötesi , her zamana bakması ve bakacak olması bir mucize ötesidir.

 

Yalnız Allah kitabı herşeyi açık ve seçik yazarak indirmemiştir , o zaman zaten Peygamberlere gerek kalmazdı değilmi? Peygamberleride Kitapları tefsir etsinler , açıklasınlar diye göndermiştir.Eğer bu şekilde olmasaydı sahabelerde , onlardan sonra gelenlerde , bizde sadece bakakalırdık...

 

Kuran o kadar muhteşem bir eserdirki , içinde zamana, topluluklara , ülkelere , kavimlere ve kişilere kadar varolan bilgiler mevcut ,bir kavim de kendisini Kuranda bulur bir kişide bu nedenle Kuran genele hükmeder.

 

Gelelim Kuranın anlaşılamayacak kısmına ;

 

Kuranda ahkam(Muhkem) ayetleri vardır bunlar tevil gerektirmeyen ayetlerdir yani emirlerin kesin olduğu ayetler ; namaz kılmak ,oruç tutmak , zekat vermek gibi ;

 

şimdi bu emirler yerine getirilecek lakin nasıl işte burda Peygamberler devreye girer ve bunların yapılış şekillerini , hükümlerini izah ederler yoksa Kitabın indiği topluluk daha öncede izah ettiğim gibi baka kalırlar.

 

Birde müteşabih ayetler vardır bunlar ise anlamı kapalı ve sadece Allahın izin verdikleri ne açık olan ayetlerdir.İşte burda ayetlerin açıklanması gerekmektedir ve okunduğu gibi anlaşılması küfüre götürebilir.Bundan dolayı Kuranın daha iyi anlaşılması için usul oluşturulmuştur.Tefsir Usulü Kuranın nasıl anlaşılacağını en güzel şekilde açıklayan bir ilim dalıdır.Zaten olması gerekende budur.Yoksa Kuran mealler ile iman edilen bir kitaptan öteye geçemezdi ve esrarı , ahengi, mucizeliği kalmazdı.

 

Ali İmran 7 - Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.

 

Onun için Kuranı anlamak usule bağlıdır , bilgiye ve Arap belagatına vukufiyete bağlıdır. Bu usulü bilmeyen ve usulün gidişatını az çok kavrayamayan ve Kuranı incelemeye koyulan kişi her an ayağı kayacağı bir uçurum kenarındadır.Kuranın dili arapçadır mealleri tam anlamı veremeyeceğinden meale Kuranın türkçe karşılığı diyemeyiz sadece yaklaşık olarak karşılığıdır.Nasılki diğer dillerden tam bir çeviri yapılamıyorsa arapçada bu şekildedir.Hatta arapça gerçekten çok ıssız bir dildir.

 

Bu neden le Kuran meali ile iman edilecek bir Kitap değil , Kuran anlamı ile iman edilecek bir kitaptır.vesselam

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

ayetlerde açıkça belirtilmiş konularda dahi inananlar arasında anlaşmazlıklar olabiliyor; olmuyor değil. bunun sorumlusu da yanlış bilgi veren veya susup gerçeği söylemeyen hocalardır. çünkü o insanlar bildiklerini, öğrendiklerini savunuyorlar.

 

 

Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir. İnanmıyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin.Şuarâ/2-3

 

Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. Öyle iken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın? Yûnus/99

 

Biz dileseydik herkesi doğru yola iletirdik; ama şanıma yemin olsun ki, Cehennem'i cinlerle, insanlarla olduğu gibi dolduracağım diye benden hak bir söz çıkmıştır. Secde/13

 

Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık. Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik. Hâkka/44-45-46

 

“Allah ve Resulü bir meselede hükmünü verdiği zaman, bir mü’min erkeğin yahut bir mü’min kadının artık işlerinde başka bir yolu seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, apaçık bir sapıklığa düşmüştür.” (Ahzab Sûresi ,33-36)

 

Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.

Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6 İbni Mace K. Etime 60/ El-Müracaat sayfa 20

 

Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.

İbni Hişam Siret 4 sayfa 332

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir topluluğa indirilen kitap elbette açık olacakki anlaşılır olsun , Kuranı Kerimde böyle bir kitaptır hatta bunun çok ötesidir , Ayetlerindeki ahenk mükemmel ötesi , her zamana bakması ve bakacak olması bir mucize ötesidir.

 

Yalnız Allah kitabı herşeyi açık ve seçik yazarak indirmemiştir , o zaman zaten Peygamberlere gerek kalmazdı değilmi? Peygamberleride Kitapları tefsir etsinler , açıklasınlar diye göndermiştir.Eğer bu şekilde olmasaydı sahabelerde , onlardan sonra gelenlerde , bizde sadece bakakalırdık...

 

Kuran o kadar muhteşem bir eserdirki , içinde zamana, topluluklara , ülkelere , kavimlere ve kişilere kadar varolan bilgiler mevcut ,bir kavim de kendisini Kuranda bulur bir kişide bu nedenle Kuran genele hükmeder.

 

Gelelim Kuranın anlaşılamayacak kısmına ;

 

Kuranda ahkam(Muhkem) ayetleri vardır bunlar tevil gerektirmeyen ayetlerdir yani emirlerin kesin olduğu ayetler ; namaz kılmak ,oruç tutmak , zekat vermek gibi ;

 

şimdi bu emirler yerine getirilecek lakin nasıl işte burda Peygamberler devreye girer ve bunların yapılış şekillerini , hükümlerini izah ederler yoksa Kitabın indiği topluluk daha öncede izah ettiğim gibi baka kalırlar.

 

Birde müteşabih ayetler vardır bunlar ise anlamı kapalı ve sadece Allahın izin verdikleri ne açık olan ayetlerdir.İşte burda ayetlerin açıklanması gerekmektedir ve okunduğu gibi anlaşılması küfüre götürebilir.Bundan dolayı Kuranın daha iyi anlaşılması için usul oluşturulmuştur.Tefsir Usulü Kuranın nasıl anlaşılacağını en güzel şekilde açıklayan bir ilim dalıdır.Zaten olması gerekende budur.Yoksa Kuran mealler ile iman edilen bir kitaptan öteye geçemezdi ve esrarı , ahengi, mucizeliği kalmazdı.

 

Ali İmran 7 - Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.

 

Onun için Kuranı anlamak usule bağlıdır , bilgiye ve Arap belagatına vukufiyete bağlıdır. Bu usulü bilmeyen ve usulün gidişatını az çok kavrayamayan ve Kuranı incelemeye koyulan kişi her an ayağı kayacağı bir uçurum kenarındadır.Kuranın dili arapçadır mealleri tam anlamı veremeyeceğinden meale Kuranın türkçe karşılığı diyemeyiz sadece yaklaşık olarak karşılığıdır.Nasılki diğer dillerden tam bir çeviri yapılamıyorsa arapçada bu şekildedir.Hatta arapça gerçekten çok ıssız bir dildir.

 

Bu neden le Kuran meali ile iman edilecek bir Kitap değil , Kuran anlamı ile iman edilecek bir kitaptır.vesselam

 

Zaten Allah...

 

YUNUS – 109

Sana vahyedilene uy ve Allah hüküm verinceye kadar sabret. O, hâkimlerin en hayırlısıdır.

 

diyor

 

 

Yani Hz Muhammed'in kitap dışında bişey söylemesi mümkün değil buna göre müslümanlar hangi ayeti yeterince anlamadıda ya da peygamber yeterince anlatamadıda Ümmed-i Muhammed kitabı bir tarafa bırakıp bidatların peşinden gitti,Arapça nasıl ıhsız bir dil oluyor Allah aşkına ?

 

Bugün hangi dili öğrenirsen öğren 10 kişi ile aynı cümleyi çevirmeye kalksan 10'uda cümlenin anlamını bozmadan farklı çevirir çünkü yorum farkı illaki olacaktır...

 

Bu Araplar kendi aralarında nasıl anlaşıyor ? Kur'an-ı Kerim,insanları hurafeden uzak ve doğru yolu gösterecek kadar açık bir kitap fakat birçok din adamının işine gelmiyor bunu kabul etmek çünkü oynatacakları kukla kalmıyor ellerinde bu sefer...

 

Kaldıki Ali İmran 7. Ayet'te ben kitabı anlamadan,kitaptan öğüt almadan,kitabı düşünmeden iman etmek ile ilgili bir cümle göremedim...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Zaten Allah...

 

YUNUS – 109

Sana vahyedilene uy ve Allah hüküm verinceye kadar sabret. O, hâkimlerin en hayırlısıdır.

 

diyor

 

 

Yani Hz Muhammed'in kitap dışında bişey söylemesi mümkün değil buna göre müslümanlar hangi ayeti yeterince anlamadıda ya da peygamber yeterince anlatamadıda Ümmed-i Muhammed kitabı bir tarafa bırakıp bidatların peşinden gitti,Arapça nasıl ıhsız bir dil oluyor Allah aşkına ?

 

Bugün hangi dili öğrenirsen öğren 10 kişi ile aynı cümleyi çevirmeye kalksan 10'uda cümlenin anlamını bozmadan farklı çevirir çünkü yorum farkı illaki olacaktır...

 

Bu Araplar kendi aralarında nasıl anlaşıyor ? Kur'an-ı Kerim,insanları hurafeden uzak ve doğru yolu gösterecek kadar açık bir kitap fakat birçok din adamının işine gelmiyor bunu kabul etmek çünkü oynatacakları kukla kalmıyor ellerinde bu sefer...

 

Kaldıki Ali İmran 7. Ayet'te ben kitabı anlamadan,kitaptan öğüt almadan,kitabı düşünmeden iman etmek ile ilgili bir cümle göremedim...

 

siz bana şu bidat hurafe teşkil eden alimleri bir söyleyin belki gerçekten bunu yapanlardır boşuna tartışmayalım elbetteki bidat ve hurafeleri bizde kınıyoruz ...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Buarada pek çok örnek verilebilir ama anlaşılsın diye temel noktadan örnek vereceğim genel Müslümanlığın yaptığı zikir ve ibadetler Peygamberin yapmış olduğu veyahut öğretmiş olduğu zikirlerle ve ibadetlerle hiç bir alakası yok. Müslümanların ibadette böyle bir çarpık anlayışa girmesinin müssebibi acaba nedir ?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...