Jump to content

Kızıldereliler Hakkında.Yaşamları-Savaşları-Savaşcıları-Giyimleri-Sözleri


Önerilen Mesajlar

Gunese aya ruzgara ovguler duzerlerdi.topragi agaci kusu dinler dunyayi onlarla birlikte algilar onlarla birlikde dus kurarlardi.Sarkilari otlarin yapraklarin ciceklerin renklerine karisirdi.Gece Şahini alarm verir.pumanin kukreyisi her seyin yolunda gittigini bildirirdi.

 

Safak sokerken berrak derelerde yuzlerini yikar topragin uyanisini derin bir sessizlik icinde karsilarlardi.

Haftanin butun gunleri yilin butun aylari kutsaldi.

 

Ama beyaz adam onlari putperest saydi ve "kayip ruhlar" olarak gordu.

Doganin vahsi oldugunu ilk kez beyazlardan duydular ve o andan sonra onlarda "vahsi"ligin icinde kaldilar.

 

Hersey Kristomp Kolomp'un 1492 yilinda Amerika'ya ayak basmasiyla basladi.Beyazlar tanriydi ve tanri baris istemedi.Son kizilderili direnisci Apache reisi Geronimo 1886 da teslim oldugunda yuzlerce kizilderili ulusu,yuzlerce dil yuzlerce kultur yeryuzunden silinmis binlerce yillik bilgelik yok edilmisti.

Dil Avrupali'larin gelmesinden once Kuzey Amerikada konusulan kizilderili dilleri

300 den fazla fazlaydi.Bu dillerin en az yarisi belgelenemeden ortadan kalkti

ve geri kalanlarda yok olma tehlikesiyle karsi karsiya

su anda en cok konusulan diller arasinda novalp (100.000),cree(70.000),

Ojibwa(50.000) ve Sloux(20.000) bulunuyor.ozellikle ticareti kolaylastirmak

amacli ortak Jargonlar gelismissede Kizilderili dilleri bir genelleme

yapilamiyacak kadar farkli yapilara sahipdir.Sanilanin aksine ayni bolgede Kizilderililer bile aralarinda anlasamazdi.buna karsilik Kuzey Amerikadaki bircok yer hala Kizilderili adi tasiyor..Minnesota(mne sota-berrak su) Oklahama(kizil insanlar) Chicago gibi...

 

K A R T A L T U Y U

Kutsal Yaraticinin dunyanin butun kuslarini yarattigi ilk zamanlarda , O onlarin tuylerini bir cicek demetinin renkleri gibi cesit cesit renklerle donatti. Sonrada gerbirine farkli farkli sarkilar ogretti.Yaratici onlara her yeni gunu guzel sarkilarindan olusan koroyla karsilamalari talimati verdi. Yaratici bütün yarattigi kuslar arasindan lider olarak KARTAL’ ı secti. O yaratilanlar içinde en yüksege ucabilen,en uzagi gorebilen di ve Kutsal Yaraticinin habercisiydi.

 

Lakota ulusu olarak bizler bu nedenle herzaman dort kutsal torenlerinde saclarimiza kartal tüyü takacagiz. Inacimiz; Onu tutmak veya takmakla Yaraticinin mesajlarini daha cabuk ve dogru alabilecegimiz seklindedir.Yaratici kartal tüyü ile bizleri en yüksek mertebeyle onurlandiracaktir.Bir kisiyi kartal tuyu ile karsilamak demek onu minnetle ve en buyuk saygi ile karsilamak demektir.

 

Bu yolda Kutsal Yaratici ve Kartal yeni kartal tuyu sahiplerine isim vereceklerdir.

 

KARTAL TUYUNUN SEMBOLIZMI

Kutsal ruh baslangicta hayvanlar ve kuslara bilgelik verdi ve onlara insan ile konusma gucu ve bilgisinide verdi.Bu secilmis temsilcilerini insanogluyla iletisim kurmak ve iclerindeki kendilerini gormelerini saglamak ve onlara kutsal sarkiyi ve dansi ogretmek icin gonderildiler ve onlarda kendilerine verilen bu gorevi yerine getirdiler.

Kutsal Ruh’un yarattıkları içerisinde en kutsali KARTAL’dı misyonu hayatin anlamini anlatmasi idi.Kartal bilindigi gibi iki yumurta yapar.Dünya gercegide bilidigi uzeri iki üzerine kurulmuştur iki rakami kutsallıgi ifade eder,hersey ikiye bolunmustur.Erkek-kadin,disi-erkek, bu havanlar,kuslar,insanlar,agaclar ,cicekler kisaca hersey icin gecerlidir herseyin dünyaya verdigi aramaganlar iki turludur yani disi yada erkek ve bu sayede yasam ilk gunden bugune devamini saglamistir.Insan iki göze iki ele,iki ayaga,,ruha ve bedene,maddeye ve golgeye sahiptir.Gozleri guzel ve guzel olmayani gorur,kulaklari güzel seyleri duyarken kotuler onu mutsuz eder.Aklindan gecenlerde seytani(kotu) ve guzel dusunceler arasinda bolunmustur. Iki elimiz mevcuttur ve sag el genellikle kotu seyler icin kullanilmistir,savasta öfkeli anlarda onu oncelikle kullanir insan oglu fakat sol el kalbe daha yakindir daima naziklik ve hosgoruludur ve bu yolda kullanilir.Sag ayak hep yanlis tarafi gosterir insanogluna,sol ayak daima dogru yonu gosterir ve o yonde goturur .Insan karanligi-aydinligi,yazi-kisi,savasi-barisi,hayati ve olumu bilir.

Yaraticinin insana vermek ve ogretmek istedigi dersi hatirlamak ve anlamak icin Buyuk Kartal’a bakmak yeter. O Kutsal Ruhun yarattiklari içerisindeki favorisidir.Kartal Tüyündede ikiye bölünmü? ikilemler ve semboller vardir.birkismi parlak beyaz,birkismi siyahtir buda aydinligi karanligi,yazi kisi,savasi baris,hayati ve olümü anlatir ve bu imgelemleri gösterir bize. Oyleyse kartala bakin derken ne soylemeye calistigim ortaya cikiyor,kanatlarin hayatin hikayesini anlattigi kisacasi.

Ellerimdeki bu iki kartal tuyune bakin sag elimdeki buyuk ve mukemmel gorunuslu erkegi sembolize ediyor.sol elimdeki kucuk narin ve duz olani kadini sembolize ediyor.kartal yüyünün bu siyah ve beyaz a bolunmus iki parcasi gun isigini ve karanligi ,yazi kisi sembolize eder.

Cocuklarim onlara ne soylemek istedigimi hatirladiklarinda sececekleri parcanin hayatiniz ve geleceginiz icin secilmi? oldugunu bilmeli ve o yone gideceklerini bileceklerdir. IYI YADA KOTU YONE.

Sharon Locklear

 

Bir çok söz duydum ama hiçbiri yapılamadı ,güzel sözler uzun sürmedikçe birşey ifade etmezler. Sözler benim ölülerimi geri getiremez.Beyaz adamın istila ettigi ülkeminde karşılığını ödemez.Onlar babalarımızın mezarlarını korumaz. Atlarımız ve hayvanlarımızın degerini ödemez.Güzel sözler bana çocuklarımı geri veremez.Güzel sözler bize saglık vermeyecek ve onlar ölümleri durdurmayacak.Güzel sözler halkıma istedikleri yerlede özgür ve mutlu yaşamaları icin bir vatan vermeyecek.Konuşmaktan yoruldum ve bunlar kalbimi yaraladı,bircok güzel söz ve yerine getirilmeyen söz hatırlıyorum.Bunlar konuşmaya layık olmadıkları halde konuşanların sözleriydi.

Reis Joseph

"HIN-MAH-TU-YAH-LAT-KEH"

"Daglarda Gümbürdeyen Gökgürültüsü"

(Nez Perche Ulusunun Büyük Reisi-1840-1904)

 

Amerikan Yerlisi nin Kutsal Ruh'a Dua'si

" Ulu Tanri , ruzgarin icinde duydugum ses kimin sesi,butun dunyaya hayat veren kimin nefesi -duy beni-. Senden once geldim . Senin cocuklarindan biriyim.ben kucuk ve gücsüzüm , senin gücüne ve bilgeline ihtiyacim var. Güzellikler icinde yürüyelim ve gözlerim hep farkina varabilsin kirmizi ve mor gün batiminin. Ellerim saygi gostersin senin yaptigi ve yarattiklarina,kullaklarim acikca duyabildin sesini.

beni oyle bilge yap ki ben benim insanlarima ogrettiklerini anlayabileyim ve kayalara ve yapraklarina arasina gizledigin derslerini anlayabileyim. En büyük düsmanim olan kendimle savasip kendi icimdeki

gücü bulabileyim ve hazir olayim sana gelirken;Temiz ellere ve saf gözlere , oyleki yasam batan bir günbatimi gibi solmaya basladiginda ruhum sana saf ve lekesiz gelebilsin."

 

SARI ATMACA, SIOUX SEFI

 

cherokee sukran duasi

cennetin ilik ruzgarlari

esebilir usulca evinin ustune

her kimki girerse iceri

kutsal ruh onu kutsasin

karda yürüdügünde

makosenlerin

mutlu izler biraksin

ve gokkusagi dokunsun

daima omuzlarina.

derleyen : Geronimo Yalniz Kartal

 

KUTSAL SAVASCI

Hayat bize kural savasci olma sansini verir

Savasci cesaretle girer karanliklarin icine ,

arastirip bulmaya varliginin gerçegini

Kutsal savasci olmak icin ordan alir cesatetini ,dayanma gucunu ve sabrini

Yol dar,arazi engebeli ,kayalik.

Sen yalniz yürüyeceksin:karanlik magralardan gececek,

sarp kayalardan tirmanacak,sIk ve buyuk ormanlari asacaksIn.

Sen karanlik tarafinla tanisacaksin.Korkunun yüzleri,düzenbazlik,hüzün

bekliyor olacak senin gelmeni orada.

Bu yolculuga cikan baskasi olmaycak fakat sen gideceksin.

Hayyatta secip gitmemiz gereken yollarin oldugu zamanlar gelecek

Asla geri dönüsü olmayan bir yola cikmaya baslarken gerekli olanlari almaya karar vermeliyiz

..Hayatimiz sonsuza dek degisecek bu yolculukta.

orada bircok yer olacak incinde gizlenebilecegimiz.

Fakat yol sürecek.

Kutsal savasci yolundan dönmeyecek,yaralanacak,yorgun düsecek

ve enerjisi bitecek

Savasci tekrar düsmeden önce cabalayip ayaga kalkib bir kac adim atacak.

Dinlenecek,güclenecek

ama devam edecek bu tehlikeli yolda.

ayrilmayacak yolundan.

Gücsüz düsecek ama asla yilmayacak

Birgün,savasla birgun yalnislikla birgun umutsuzlukla carpisacak....

 

Günes bulutlarin arasindan görünecek;

kuslarin tatli melodisi duyulacak

Orada enerji degismi olacak

derin bir degisim yasanacak

Savasci cesurca savasti

ruhu kazandi sonunda karanlik gecenin savasini

yeni bir enerjiyle doldu içi

--onlarin yeni bir yolu var simmdi--

bu bilgelik ile doldurdu icini savascinin

kisisel savasini kazanip isigi ile halkina yol gosterici oldu

Digerlelerinin bu yolda yurume izni yoktu

Onlar onu yalnizca sevebilir ve dogruluk ve dürüsürtlük yolunda kendilerine

örnek alabilirler.

iste buydu Ruhani Savasci'mizin yolu

 

Yazar:Bilinmiyor

Derleyen : Geronimo L.E

 

Wakan tankaya

IHTIYARIN MAKOSENLERI

Astim sizi duvara ,yipranmis güderi makosenler

Astim sizi oraya,öylece durun

Birhayvandan yuzmustum sicagi sicagina

Getirmistim sizi karima

 

Ozenle isledi sizi

Kesti ,dikti ,susledi

Grurla giydim sizi

Giydim dereler tepeler boyunca

 

Simdi oturuyorum kemikleimi sizlatan

nice kistan sonra

Siz duvarda duracaksiniz,ben oturacagim

Gecenin gelmesini bekleyecegiz birlikte

ROMANA CARDEN

 

Reis Joseph'e Övgü

REIS JOSEPH'E OVGU

Hic ulasamayacak Kanada'daki vadedilmiz topraga

HIN-MAH-TU-YAH-LAT-KEH

"Daglarda Gümbürdeyen Gökgürültüsü"

Kacak reis oturuyor

Oklohama yolundaki

Cezaevi vagonunun bir kosesinde

 

Savascilarina kelepcelemisler

Sürgundeki tuyu dökülmüs sahini

Pencereden bakiyor

Disarida firtinanin ortasinda kazlar

Biliyor kar firtinasinin

top atesinden fazla insan oldurdugunu

 

Hala gözlerinin önünde ucusurken

Bababsinin Walowa Vadisi savunmasi

geyik ve ceylan lesleri

karanligi yutuyor bir cekirge

 

Ne cok türküler söyledi su ihtiyar

soguga ve hastaliga karsi

su buz daglari ulkesinde

öksürüp soluklandikca halki

 

Simdi gozleri bekci kadar uykusuz

Tren tangirdadikca

dislerinin arasinda,gozlerin icinde.

Öfkesini tutmus ,avuclarinin icinde

halkin gelecegi karisiyor ormanin dumanina

 

Kemikleri raylarda

ruhu trenin isliginda

DUANE NIATUM

 

SALLANAN YELPAZE

Bir zamanlar Bakir göklerde dogmus bir

kartalin vahsi guzelligi

simdi kutsal bir yelpazede

boncukla süslü yüyler

 

güclendirirken sogumus ruhu yatisirmak icin kivranan

parmaklarin tutusunu, can cekisiyor

göyaslari icinde,

ayni anda yüregide agliyor

Hayat birdaha ne eski parlakligini kazanabilir

ne de asla eski sicakligini duyurabilir

 

Bunu belki ölüm ögretti,

Son soluklari duymuyorum,belkide bilgelik

Yalnizca yaslilara gelmeyecek artik

Ölümsüzlük uçuyor simdi giden

ruhun kanatlarinda,

 

Bak,

Bir davul çaliyor,uzakta olsan ;

sallanan yelpazelerden geliyor sesi

Avlanan ölüm kusu bekliyor

cagiriyor

GREY-COHOE

 

ÖLMEK IÇIN GÜZEL BIR GÜN

Onalti gündür at sirtinda general

atlar susamis ve yorgun

hain sefin!! izini surmekte

onun gelisini takdir etti!

askerler tepelerin gerisinde saklanmisti

kampin etrafi sarilmisti

 

bir atli surdu atini reise dogru

onlar koyu almak ve yagma etmek icin gelmislerdi

 

"kollarinizi asagi indirin"

"mizraklarinizi asagi indirn"

 

Reisin gözlerinde hüzün vardi

Fakat gözlerinde korku görünmüyordu

 

"Ölmek icin güzel bir gün"

 

Gözlerinizi kurulayin cocuklarim aglamayin

 

"Ölmek icin güzel bir gün"

 

O konusmustu beyaz adam gelmeden cok önce,

Onlarin silahlari ve wiskisi hakkinda

Halkini uyarmisti

 

Onlar tarihlerini yazmadan önce

 

General inanmadi onun sözlerine

ne de yüzüne.

 

Fakat O biliyordu daha cok insan ölecegini

sonrada bu kara lekenin yasanacagini

Bu kanun nasil yikilir

Neyanlis yaptim ben?

ki beni gömmek öldürmek istiyorsun

bu kan izleri üzerinde

 

Biz topraklarimiz, toraklarimiz bizim icin endiseli

 

Ve bu yol daima olmali

Asla daha fazlasini sorma asla

Ve simdi soyle bana son sozunu

 

Silahlarimi asagiya indirdim

Basimi egdim

Simdi istersen beni atabilirsin bu yerden

Gidecek bir yeri olmadan

 

Ve insanlarina dönüp yasli gozlerini kurulamalarini soyledi

bizler huzurlu ve rahatiz

ve sesi gökyüzünde yankilandi

"ÖLMEK ICIN GÜZEL BIR GÜN."

YAZAN :Robbie Robertson

Ceviren :Geronimo L.E

 

HAYALET DANSI

 

Karga mesaji getirdi

Günesin cocuklarina

Buffalo nun dönüsü icin,

Ve güzel günler yakinda

Sen bedenimi öldürebilirsin

Ruhuma lanet okuyabilirsin

Senin tanrina inanmadigim icin

 

Benim dualarim karsisinda durma sansin yok

Sevgime karsi durma sansin yok

Onlar yasakladilar Hayalet dansini

 

Fakat biz tekrar yasayacagiz,tekrar yasayacagiz

Kiz kardesim yukarida

Kizila boyanmis

O yarali dizde Öldürüldü

bir azize o simdi

büyük davulun var senin masafeler otesinden

gökyüzünde siyah kus

duydugun bu ses ve muzik

buffallonun aglamasidir.

 

Cilgin At gizemliydi

kendinden gecmenin en iyisini bilirdi

ve Oturan Boga büyük havariydi

Hayalet Dansinda

 

Gelin comanche ler

Gelin blackfoot lar

Gelin shoshone ler

Gelin Cheyenne ler

 

 

Biz tekrar yasayacagiz

 

Gelin Arapaho lar

Gelin Cherokee ler

Gelin Paiute ler

Gelin Siouxlar

 

Tekrar yasayacagiz

Yazan :Jim Wilson ve Robbie Robertson

Ceviren:Geronimo L.E

 

KUTSAL SAVAŞCI

Ben kutsal ateşin koruyucusum

Temizlik ateşinin

Alevlendiriyorum oku ..Alevin koruyucusuyum

Ben büyük gizemli sirlarin icinden gectim

Ve dokundum Kutsal Ruh'un yüzüne

 

Kartalın ve kuzgunun kanatlarında dolaştım

Acını gözyaşlarını gördüm

Hatıralar,pismanlık,barış ,sevinç

Bunlarin gücünü hissettim

 

Şifa cemberi sonsuza dek döner

Ve ben dört bir yandan öğrendim

Oturdum büyük konsül ateşinin etrafında Büyük Babalarla

Onların çağrılarına cevap verdim..ŞAMAN..

Hayallerimin sessizliğine daldım

Çatılmış pipoların hüznüne.

Kartalın yuvasını besledim

Ve cevirdim ağlayan nehri gülen suya.

 

Kutsal kadının çağrılarını cevapladım

Dinledim Onun eski şarkısını

Ve yavaşça davuluma vurdum Toprak Ana'nın

Kalp atışları gibi.

Şarkıyı beraberce söyledik

 

Ruhani savaşcıyım ben

Görevim barış

 

Büyük sırrın içinde Kuzgunun siyah kanatlarına binecegim

Ve döneceğim Beyaz Güvercinin barışcıl kanatlarında

 

Ben Ruhani Savaşcıyım

Yazan: Frances Vandine

 

Büyük Baba'nın daha göçe zorlanmayacakları sözünü verişinden sonra topraklarından tam beş kez sürüldüklerini anımsatan bir reis şunları söyler: "Bana kalırsa Kızılderililere tekerlek takın. Böylece istediğiniz zaman sürüp götürebilirsiniz onları."

 

Kızılderililer tekerleği beyaz adamdan öğrenirler. Ama işin garip yanı, danslarında çember kullanıyorlardı. Meksika vadisi'nde yerleşen kabilelerde ise çocukların tekerlek oyuncakları vardı. At gibi güçlü bir hayvanın olmayışından olsa gerek , Kızılderililer ulaşımda tekerleği önemsememişlerdir.

 

Altına pick-up çekmiş bir Kızılderili aşık dağlara ve bufalolara

 

Kızılderilerin İroquois boyundan olan bu kabile, adını daha güneyde yaşayan Moskogee'lerin dilinden alır. Cherokee "mağara insanı" demektir. Cherokeelerin karşılaştığı ilk beyaz adam İspanyol seyyah Hernando de Soto'dur. 1540 yılındaki karşılaşmanın ardından iç kesimlerde yaşadıkları için Cherokeeler'in uzun bir süre beyaz adam ile fazla bir teması yoktur. fransızlara karşı İngilizler'in yanında yer alan bu kabile, kolonilerin bağımsızlık savaşında bile kraldan yana olmuşlardır. Bundan yararlanmak isteyen kraliyet, Cherokeeler'i kolonilerin üstüne saldırtır. Melezlerin önceden yapmış oldukları uyarılar doğabilecek olan büyük bir savaşı önler

1820 yılına gelindiğinde Cherokeeler, ABD modeline uygun olarak bir hükümet kurarlar. Ancak Georgia Eyaleti Kızılderililer'in toprakları üstüne hak iddia ederek mahkemeye başvurur. Karar verecek olanlarda elbette ki beyaz yargıçlardır?... Ve sonunda Cherokeeler'in toprakları ellerinden alınır. Ordu, katliamlar yaparak yerli halkı göçe zorlar. Clark Wissler "Kızılderililer'in Tarihi" adlı kitabında konuyla ilgili şu açıklamayı yapar: "olayların insanlık dışı ve vahşi yanlarını buraya almıyor ve okurların duygularına dokunmuyoruz; ancak her sadık Amerikalı, yüksek bir ulusal değerler seviyesini koruma azmini güçlendirmek için bu kayıtları okumalı."

 

Katliamın boyutları sayfalara sığmayacak kadar korkunçtur. Cumhurbaşkanı Andrew Jackson'un zulmünden kurtulmayı başaran Cherokeeler'in büyük bir kısmı daha batıda bulunan "Kızılderililer Ülkesi" ne yerleşirler.

Beyaz adamın açlığa mahkum ettiği birçok kabile gibi Cherokeeler de topraklarının bir bölümünü para karşılığında satmak zorunluluğunda bırakılırlar. Chiokasaw, Choctaw, Creek ve Seminol kabileleriyle birlikte oluşturdukları özgür toprakların son karışı da 1907 yılında Oklahoma Eyaleti'ne tapu edilir!..

İngilizler tarafından George Guess diye bilinen, annesi Cherokee babası ise beyaz olan ve Hristiyanlığı kabul etmeyen "Sequoya" adlı bir melez, 1821'de Latin harflerinden yararlanarak 86 işaretli bir hece yazısı oluşturur.

okur yazar bir ulusun haklarını daha iyi savunabileceğine inanan Sequaya, beyaz adam ile kavgalarına silahların en güçlüsünü de katar böylelikle

 

1760 yılında doğan Sequoya, bir Kızılderili olarak büyür ve bir kaza yüzünden topal kalır. Adına, kağıt üstünde ilk kez 1816 yılında yapılan antlaşmalar ve belgelerde rastlarız. 1827'de harfleri Boston'da kalıba döken Sequaya "Cherokee Phenix"adında ilk Kızılderili gazetesini yayınlar.

Gazetede iki dil, Cherekeece ve İngilizce kullanılır. Batı Cherokeeler'ine yazıyı tanıtmak amacıyla yola koyulan SequoyaMissisipi'yi geçer. Bu toprakları çok sever ve yerleşmeye karar verir. Tüm Kızılderililer tarafından kullanılan bir alfebinin özlemini kuran Sequoya'nın düşünceleri gerçekleşmez ve 83 yaşında olmasına rağmen Meksika'ya yaptığı bir yolculuk sırasında ölür. Kendisi gibi Cherokee melezi olan Willam Eubanks ve misyoner Moror'ın geliştirmeye çalıştıkları alfabe sistemleri de zaman içinde tutunamazlar.

Cherokeeler 1838-39 yılları arsındaki göçlerine "gözyaşı izleri" adını verirler. Batı'ya gitmeye zorlandıklarında küçük bir grup bunu kabul etmeyip Carolina'da bulunan Dumanlı Dğlar'a saklanır. Bir dağ aracı olan Jeep'e "Cherokee" adını veriliş nedeni işte budur.

 

 

BEYAZ ADAM YÜREĞİN NE KADAR KARA İMİŞ

 

" Ulu Tanri , ruzgarin icinde duydugum ses kimin sesi,butun dunyaya hayat veren kimin nefesi -duy beni-. Senden once geldim . Senin cocuklarindan biriyim.ben kucuk ve gücsüzüm , senin gücüne ve bilgeligine ihtiyacim var. Güzellikler icinde yürüyelim ve gözlerim hep farkina varabilsin kirmizi ve mor gün batiminin. Ellerim saygi gostersin senin yaptigi ve yarattiklarina,kulaklarim acikca duyabilsin sesini.

Beni oyle bilge yap ki ben benim insanlarima ogrettiklerini anlayabileyim ve kayalara ve yapraklarina arasina gizledigin derslerini anlayabileyim. En büyük düsmanim olan kendimle savasip kendi icimdeki gücü bulabileyim ve hazir olayim sana gelirken;Temiz ellere ve saf gözlere , oyleki yasam batan bir günbatimi gibi solmaya basladiginda ruhum sana saf ve lekesiz gelebilsin

 

Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (Ute Kabilesi)

Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder. (Hopi Kabilesi)

Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. (Apache Kabilesi)

Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır. (Siyu Kabilesi)

Bir kere "Al şunu" demek, iki kere "Ben vereceğim" demekten iyidir. (Kabilesi bilinmiyor)

Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. (Siyu Kabilesi)

Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce, daima kendi makoseninin içine bak. (Sauk Kabilesi)

Bir düşman çok, yüz dost azdır. (Hopi Kabilesi)

Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır. (Cherokee Kabilesi)

Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü! (Cheyenne Kabilesi)

Doğum yapan herşey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır. (Mohawk Kabilesi)

Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu Yaratıcı'dan ödünç aldınız. (Mohawk Kabilesi)

Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti degil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal. (Lumbee Kabilesi)

Aşkı tanıdığında, Yaratıcı'yı da tanırsın. (Fox Kabilesi)

Allahın kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez; çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır. (Mohawk Kabilesi)

Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı , biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.

 

Güneş ,tüm kış ayları boyunca elinin tersiyle itip attığı Paris'i bağışlar gibiydi.Çaresiz ,züppe kızı Paris'e de verecekti bir dilim ilkbahar.Güzelim kelntle arasına giren kara bulutları birkaçgünlüğüne kovaladı ,masmavi bir gökyüzünden gösterdi nur yüzünü.Biz ölümlüler de ,ısınınca biti kanlanan zombiler gibi döküldük yollara .Görülecek pek çok şey vardı.

 

Seine nehrinin üstünden gecirilen değerli yüzüklerden Güzel Sanat Köprüsü ahşap olup ,taştan oyulan azametli benzerleriyle inceden inceye dalga geçer.Güzel Sanatlar geçidi aslında köprü değil köprücüktür ve nazik bedenini yalnızca yayalar çiğner.İşte bu ahşap köprünün bir büyük heykel sergisine dönüştüğünü ve Senegal'li sanatçı Ousmane Sow'un "Little Big Horn" savaşını temsil eden yontularına sahne olduğunu biliyordum.Ama gidip görmeden önce Little Big Horn'un ne menem bir savaş ,General Custer'ın de kimin necisi olduğunu öğrenmem gerekiyordu.Aslında Küçük Dev Adam filminden,hayal mayal birşeyler vardı kafamda.Ancak Anglasakson kültürüm zayıftı,bilgime güvenemiyordum

 

Açtım telefonu en uzman Anglosaksoncumuz Mehmet

Baydur'a.Çin 'den mahiçine yedi düvelin tarihinden haberli ve Anglosakson kültürü dışında saksafonda bilip çalan mehmet'in teşhisi kesindi. General Custer ,beyaz Amerikan tarihindekien ırkçı militanlardan biri ,üsütüne üstlük megolomandı.Ömrünce Kızılderili avlamış,büyük soykırımı başlatmış,Little Big Horn denilen yerde Siyu'ların tuzağına düşmüş ve adamlarıyla birlikte öldürülmüştü.Ancak beyazlar ,bu yenilgiden sonra tüm Kızılderilileri Kuzeye sürmüşler ve topraklarını ilelebet almışlardı ellerinden.Aklımda kalanlar doğruydu ,bu yenilginin beyaz ırk için zafere dönüşen öyküsünü anlatırdı Kücük Dev Adam filmi.

 

Güzel Sanatlar Köprüsüne Little Big Horn konusunda donanımlı gittim.Ama gördüklerim ,hertürlü gerçek ve hayali aşıyordu.Köprünün ortası 11 at,24 asker ile General Custer'in tuzağa düstüğü savaş alanına ayrılmıştı.Ancak heykeltraş Ousmane Sow,bu savaşın ırkçı neden ve sonuçlarını anlatmak istiyordu aslında .Little Big Horn 'da olup bitenleri otuz heykel seyirciyle cevrelemişti.Bu heykeller ,Afrikalı Nuba,Zulu,Masai ve Peul kabilelerinin savaşcıları ve beyaz ırk tarihinde Amerikalı Kızılderili kardeşlerinin kaderlerini paylaşan kıtalar ötesi sessiz tanıklardı.

 

Ousmane Sow,62 yaşında bir taze yontucu .Dakar'da yaşıyor ve on yıl önce,gözünün önünde soyu tükenen Nuba kabilesinin heykellerini yaparak başlamış yontuculuğa .Kendi kendisine:"Eğer dünya benimle ilgilenirse ,belki Nubalarla da ilgilenir ,kurtarmaya çalışır" diye düşünmüs.Dünya çapında kazandığı yeni şöhreti ,başını döndürmemiş."İnsanın emekliliği düşündüğü yaşta gelen bu ünü,Afrika için kullanmak istiyorum.İnsanlar,bu kıtada ne güzel insanlar yaşadığını bilsinler,çocuklar dünyanın onların önünde açık olduğunu öğrensinler diye düşler yaratıyorum."diyor.

 

Bilmem Masai kabilesi savaşçılarının dünyanın en biçimli insan vicutlarına sahip olduklarını ,Etiyopya kadınlarının ince uzun ve inanılmaz güzelliğini bilirmisiniz? Beyazların ırkçı kapitalist emelleri,bir kıta dolusu birbirine yediriyor hala,Afrika'da .

Paris'ten sonra Japonya'ya gidecek Little Big Horn sergisi,onlarında insan ,üstelik bazen çok daha insan olduğunu anlatıyor anlamak isteyen dünyaya...

 

.

 

en çok merak ettiğim konulardan birisiydi kızıldereliler.bana bir çok medeniyetten daha asil geliyordu.bu yazıda güzel bilgiler var.okur okumaz paylaşmak istedim umarım beğenirsiniz...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...