Jump to content

En sık görülen romatizma türleri belirtileri ve tedavi yöntemleri


güley
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

En sık görülen romatizma türleri belirtileri ve tedavi yöntemleri

 

Romatizma türleri belirtileri ve tedavi yöntemleri

 

Romatizmal hastalıklar ağrılar, hareket kısıtlığı ve sürekli tedaviye ihtiyaç göstermesi nedeniyle doktorlar tarafından, “Bir dokun, bin ah işit” hastalığı olarak tanımlanıyor. Kortizon başta olmak üzere çeşitli ilaçlar ve fizik tedavi yöntemleriyle tedavi edilmeye çalışılan romatizmal hastalıklar, birden fazla doku ve organ sistemini ilgilendiriyor.

 

skelet2fb88d-1.jpg

 

Hastalıkların öncelikle kas ve iskelet sistemi üzerinde yaygın etkileri olduğunu belirten İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Dr. Selda Öktem, romatizmal hastalıkların geniş kapsamlı olduğunu, toplumda en sık görülen 4 türünün de çok sayıda insanı etkilediğini söylüyor.

 

Romatizmal hastalıkların çoğunda genetik yatkınlığın söz konusu olduğunu belirten Dr. Selda Öktem, genetik yatkınlığı olan bir bireyde enfeksiyonlar, ultraviyole ışınları, kimyasal maddeler gibi çevresel koşulların etkisiyle değişik tipte romatizmalar gelişebildiğini ifade ediyor. Dr. Öktem, en sık görülen 4 romatizma türünü şöyle sıralıyor:

 

• Romatoit artrit

• Ankilozan spondilit

• Sistemik lupus eritematozus

• Behçet hastalığı.

 

Dr. Selda Öktem, 4 romatizmal hastalığın belirtileri ve tedavisi hakkında şu bilgileri veriyor:

 

EKLEMLER ŞİŞİYOR, AĞRIYOR, HAREKET KISITLANIYOR

“Hastalık en sık doğurganlıkta başlarken, çocukluk ve ileri yaşta da başlangıç gösterebiliyor. El parmak eklemleri, el bilek eklemleri, ayak parmak bilek eklemlerinde ortaya çıkıyor.

 

• Bu eklemlerde şişlik, hareket kısıtlılığı, ağrıya neden oluyor.

 

• En çarpıcı özelliği uzun dinlenme sonrasında özellikle sabahları bu tutulan eklemlerde sertlik, tutukluk hissinin oluşması.

 

• Hastalar avuçlarını kapatamıyor.

 

• Sabah yürümekte zorlanıyor.

 

• Güne başladıktan 2-3 saat sonra bu hareketleri daha kolay yapmaya başlıyor.

 

• Sürekli bir ağrı duyuyor, günlük aktivitelerde zorlanıyor. Kavanoz, açmakta, düğme iliklemekte, çorap giymekte bile zorluk çekebiliyor.

 

• Diz ve dirsek gibi daha büyük eklemlerde de ilerleyen hastalık döneminde tutulum görülebiliyor.

 

TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR?

• Kortizon (steroidler) ve romatoit artrit için spesifik kullanılan hastalığa özgü tedavi edici ilaçlar kullanılıyor.

 

• Bu ilaçlar çok çeşitli. Hastanın klinik durumuna, yaşına, cinsiyetine ve eşlik eden diğer hastalıklarına göre arasından tercihler yapılıyor.

 

• Hastalığın yeni başladığı dönemde iki veya üç ilacın birlikte kullanıldığı kombine tedaviler, hastalığı kontrol etme ve durdurma açısından çok daha başarılı oluyor.

 

• Bu kronik bir hastalıktır, nadiren iyi bir tedaviyle hastalık tamamen durdurulup yatıştırılabilir. Ama genellikle her türlü tedaviye rağmen dönem dönem hastalık alevlenmesi olabilir.

 

• Aralıklarla sürekli ilaç kullanmak gerekebilir. Romatoit artrit deforme edici, eklemlerde deformasyona neden olan bir hastalık olması nedeniyle tedavide geç kalınmaması önemli. Erken tedavi sakatlığı önleyebilir.

 

'ANKİLOZAN SPONDİLİT' TEDAVİSİ ZOR HASTALIK

Omurga romatizmaları arasında en sık görülen ve en ağır formun özel ismidir. Özellikle erkeklerde sıklıkla görülen ve daha ağır seyirli bir hastalıktır. 15-18 yaş arasında görülmeye başlar. Spondilit ailesi arasında en ağır formu. Belirtileri arasında şunlar yer alıyor:

 

• En sıklıkla alt bel ağrısı, kalçalara vuran ağrılar oluyor.

 

• Sabahları yataktan kalkarken şiddetli ağrı ve tutukluk yaratıyor. Hareket ettikçe vücut ısındıkça, tutukluk zamanla azalıyor.

 

• Başlangıç olarak omurganın en alt kök kısmından başlıyor, kuyruk sokumuna doğru gidiyor. Eğer fark edilmez ve tedavi edilmezse, ihmal edilirse zaman içinde omurgaya doğru yayılım gösteriyor.

 

• Hastanın bel, sırt, boyun hareketlerinde zaman içerisinde kısıtlılığa, omurgada şekil bozukluğuna, erken yaşta kamburluk gelişmesine baş hareketlerinin yapılamamasına neden oluyor.

 

• Agresif seyirli bir hastalıkta bireyler 30 yaşına geldiğinde omurgası tamamen hareketsiz hale gelebiliyor. Günlük aktivitelerini yapmakta zorlanıyorlar, ağrıları oluyor.

 

• Ömrü de kısaltan bir hastalık bu. Diğer bulguları da var: Bazen diz ve ayak bileği eklemlerinde şişlik ve ağrı görülüyor, yürüme bozukluğuna yol açabiliyor.

 

• Zaman içinde göğüs kafesi nefes almak için yeterince genişleyemediği için akciğer kapasiteleri sınırlanıyor. Bu nedenle de hastalara tanı konulduğu andan itibaren mutlaka sigarayı bırakması öneriliyor.

 

UZUN SÜRE KORTİZON KULLANMAK ETKİLİ DEĞİL

Omurga romatizmalarında kortizon nadiren kullanılıyor. Sadece çok ağır tutukluk, şiddetli ağrı nedeniyle tam hareketsizlik olması durumunda geçici sürelerde tercih ediliyor. Ama uzun süre kullanım çok etkili olmuyor.

 

• Son yıllarda yeni geliştirilen ilaçlar sayesinde çok başarılı sonuçlar alınabiliyor. Erken dönemde uygulanan bu ilaçlar sayesinde omurganın esnekliği ve duruşu korunabiliyor. Ama bu ilaçlar çok pahalı ilaçlardır. Halen tedavi masrafları devlet tarafından karşılanıyor.

 

• Spor yapmak çok önemlidir. Özellikle sırt ve bel kaslarını geliştirme egzersizleri, yüzme öneriliyor. Basit yürüyüş, bisiklet omurgaya etkisi olmadığından yeterli değildir.

 

• Çok ağrılı ve alevli olduğu dönemlerde kaplıca ve ılıca tedavilerine asla izin verilmez. Hastalığın kontrol altına alındığı kronik ve yavaş süreçte sıcak havuzda yüzme öneriliyor. Ayrıca yoga ve pilates de faydalı olabiliyor.

 

SİSTEMİK LUPUS KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Kadınlarda özellikle doğurganlık yaşında görülme sıklığı pik yapan bir hastalık olarak biliniyor. Çok çeşitli organ ve sistem tutuluşları görülebiliyor. Kas iskelet sistemi dışında iç organları da sıklıkla etkileyen en sık romatizma tipi. Belirtileri şunlar:

 

• Kas iskelet sistemi bulguları, eklem ağrıları, şişlik ve tutuklulukları görülüyor.

 

• Zaman zaman aşırı saç dökülmesi, güneşe karşı aşırı duyarlılık, ciltte yaralar açılması, kalp zarı, akciğer zarı ve karın zarında iltihaplanma ve sıvı birikimi gibi durumlar da ortaya çıkıyor.

 

• Hasta tarafından bu çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, karın ağrısı, karında şişkinlik olarak hissediliyor. Bazen de böbrekler etkilenebiliyor.

 

• Zamanla böbrek fonksiyon kaybı, hemodiyaliz gereği doğabiliyor. Bunun yanında sıklıkla kan ve kemik iliği etkilenebiliyor. Buna bağlı şiddetli kansızlık, damar içinde kan yıkımı görülebiliyor.

 

• Genç yaştaki bir kadın hastada ani gelişen inme durumunda mutlaka sistemik lupus araştırılması gerekiyor.

 

UZUN BİR TEDAVİ SÜRECİ GEREKİYOR

• Birçok romatizmal hastalıkta olduğu gibi bu hastalığın tedavisinde kullanılan ana ilaçların başında kortizon geliyor. Doğru şekilde ve doğru zamanda kullanılırsa hayatkurtarıcı olabiliyor.

 

• Bunun dışında hangi doku organ ve sistemin tutulduğuna bağlı olarak çeşitli ilaçlar kullanılabiliyor. Bu ilaçlar arasında kanser tedavisinde de kullanılan bazı kemoterapi ilaçları da yer alıyor.

 

• Bu hastalık zor bir hastalıktır. Tedavi süreci uzundur. Bu kişilerde kardiyovasküler sistem hastalıklarının görülme sıklığı artmıştır. Ve yaşam süresini kısaltan bir hastalıktır.

 

ADINI BEHÇET HOCADAN ALDI, DÜNYA BÖYLE TANIDI

Adını yaptığı bilimsel araştırmalarla bu hastalığı keşfeden ve dünya tıp literatürüne de cilt hastalıkları uzmanı merhum Prof. Dr. Hulusi Behçet’in soyadıyla geçen hastalığın belirtileri arasında şunlar yer alıyor:

 

• Ağız aftları, genital yaralar en sık görülen belirtileri.

 

• Bunun dışında bacaklarda ağrılı ve kırmızı renkli cilt altı bezeleri oluşuyor.

 

• Özellikle diz, ayak, bilek eklemlerinde iltihaplanma görülüyor.

 

• Alt taraf bacak toplardamarlarında pıhtı oluşumu, gözün “uveya” tabakasında iltihaplanma ortaya çıkıyor.

 

• Felç ve bilinç kapanıklığına kadar gidebilen etkileri bulunan bir hastalık olma özelliğini taşıyor.

 

• Behçet hastalığı, hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırılır. Tüm bulgular bir hastada, aynı anda görülmeyebiliyor.

 

SÜRESİ UZADIKÇA ŞİDDETİ AZALIYOR

“Kolşisin” etken maddeli ilaç, en basit bulguların tedavisinde öncelikli kullanılan bir ilaç olma özelliğinde. Eğer damarda pıhtı oluştuysa aspirin ve kan sulandırıcı ilaçlar ve kanser tedavisinde kullanılan birtakım ilaçlardan yararlanılıyor. Yine sinir sisteminin etkilendiği durumlarda kanser tedavisinde kullanılan ilaçlara başvuruluyor. Behçet hastalığı diğer birçok hastalığın aksine hastalık süresi uzadıkça şiddeti azalan bir hastalık.”

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...