Jump to content

Esmaü'l Hüsnâ Yazıları Ya Basit


kısmet

Önerilen Mesajlar

2k_Basit-1.jpg

Yâ Bâsıt:Kimine çok rızk, kimine uzun ömür veren; kiminin de kalbini açarak hayra rağbetli kılan anlamını taşıyan Yüce Allah’ın ism-i şerifidir.

“Giydirdiğin güzel huyla

Gökten indirdiğin suyla

Hemi bahar yağmuruyla

Ruhu yuyarsın “Yâ Bâsıt”

(Musa Tektaş)

 

Ey Sevgili

En sevgili,

Allah’ım, Yâ Bâsıt,

Seni tanıyan özüm, seni söyleyen sözüm üstüne nüzul eden rahmetinin yağmurları, ıslatıyor can evimi. Sevincimden ağlıyorum. Gözlerimin şebneminden bir kubbe dikiyorum gecenin karasına. Senin mucizelerinin şavkında yürüyorum sana gelen yollarda. Yollar umut demek, yollar sonsuzluk... Her biri sana getirir bizi, sana kavuşur bütün yollarımız. Bir kemend gibi yakalamış beni sevgin. İçimde ne firuze şehirler boy veriyor Rabbim. Gökyüzüne ne dualar fısıldıyor müminin can evi. Ol dualar hakkı için Rabbim, bizi de al dergahına. Hüzünden ırgalanan yüreğime ferah ver. Ne poyrazlar yemiş yaralı gönlüm, ne kederler gizlenmiş dil mahzenime.

El açtım yalvarıyorum,

Gönlüme inşirah ver.

Huzur denen peri, limanlara sığınır...

Ben sana sığınırım Allahım...

Ben sana...

Rahmetin geniş âleme

Sonsuz yayarsın “Yâ Bâsıt”

 

Güzelliğin eş âleme

Makbul sayarsın “Yâ Bâsıt”

Rabbim,

Ulu Sultanım, büyük Allahım,

İnatçı yosunlar gibi kayaların arasına tutunmuş minicik canlıların rızkını, kuzeyden güneye esen rüzgarın uğultusunu, Kureyş üzümlerinin salkım salkım bereketini, bir bedevi çadırında uğurladığımız günbatımını, nazarlarımıza sunan efsununun önünde şaşkınım, hayretlerdeyim, hayranlığım ruhumu aşıyor... Ruhumu, senin sevginin dizleri dibinde unutmak, kalbimin süveydasını, senin nurunla nakışlamak umudundayım. Nasip eyle ne olur... Bir sofi bakışıyla senin aşkının güneşi, ığıl ığıl aksın içime. Sultan Süleymandan kalma bir kederli mevsimin kollarında, içimden geçeni döküyorum ummanına. Levni nakışlar içinde sarmaladığım dualarımın rükusunda açtım ellerimi Allahım.

Beni ruhumun çürümüş kafesinden kurtar,

Sofyan bir şarkının dizesi gibi, hep seni anayım, hep seni çağırayım...

Kurşun benizli bulutlarının yağmuru olayım, damla damla rıhtımına düşen...

Rahmet yüklü yağmurlar toprağa sığınır...

Ben sana sığınırım Allahım...

Ben sana...

İmanı aşk hayasıyla

Rıza niyaz mayasıyla

İç-dış İslam boyasıyla

Bütün boyarsın “Yâ Bâsıt”

Ey büyük Allah’ım,

Ulu Sultanım,

Yâ Bâsıt,

Yunus düşünceli bir firuze şarda, ruhumun renkleri, bir vaktin sadağında, kehribar bir tesbihin tanesi olmak diler, her dem seni zikreden. Gönlümüzün zembereği boşalmış. Bir çöl yangını yüreğimiz. Çöller ki aşkın zirvesi. Çöller ki Mecnunlar yurdu. Çöller bir derviş yürüyüşlü bilge. Çöllerin bildiğini, bilmeyen gönlüm meyus, utangaç çöl serabında. Kararmış kalbimize senin nurunun ziyalarını sal Rabbim, aydınlansın can evimiz. Rahmetini bir kadim çeşmeden gürül gürül akıt ki ferahlasın yangınımız... Testilerimize senin aşkın dolsun. Sular arınsın, aşkımız yunsun rahmetinin efsunlu ellerinde... Esrâr-ı dil-i zârımı, hüznün harabesinde bıraktım. Ruhumun karasına kandil kandil feyiz ver Allah’ım.

Sana gelen yollara nurundan bir iz ver, Rabbim...

Yıldızlar küme küme kehkeşanlara sığınır...

Ben sana sığınırım Allahım...

Ben sana...

Kuşatıp kemâl halini

Aşlayıp cemâl hâlini

Terbiye edip kulunu

Nefsi soyarsın “Yâ Bâsıt”

Ey sevgili,

En sevgili,

Yâ Bâsıt,

Karanlık giyinirken pusatlarını, rüzgar uğuldarken, pamuk yığını bulutlar ırgalarken gökyüzünü, güneş yanarken, ay sönerken derinden derine ürperir, ruhumun titrek kanatları. Kuruyup kökünden ayrılmış gevenler gibi, ayrı düşmüşüm can evimden. Gizli bir tebessümün hayalindeyim. Dualarım dilekçe, sunuyorum dergahına. Derviş yürüyüşlü, bedir gülüşlü ırmaklarına sürükle beni şefkatinin sellerinde. Aşkının tılsımı her dem yakalıyor beni. Çağlayanlarına düşüyorum Rabbim. Senin nurunla doluyor ruhumum karanlıkları. Seretan burcuna dokunuyor kanatlarım. Uçuyorum sana doğru kırık kanatlarımla. Beni onar Allahım, beni güneşlerinin ışığıyla aydınlat. Bu azgın kalabalıkta yalnızım. Ordular arasında kalmış bir biçareyim. Beni sevdiklerine kat...

Aşkının terkisinde gül, gülzara sığınır...

Ben sana sığınırım Allahım...

Ben sana...

Zikrinle kalpler genişler

 

Gider gönülden teşvişler

Buyruğunla nice başlar

Hakka eğersin “Yâ Bâsıt”

Ey büyük Allahım,

Sultanım,

Tutuklu yüreğimizin anahtarı sendedir. Bir fetret devrinde, çağ mahkemelerinde tutukludur yüreğimiz... Ruhumun zindanlarına, bir ikindi güneşinde sızan ışıklarının huzmesi, gizli bir dili konuşuyor gibi... Dil bilmez göçmen kuşları andırıyor ahvalimiz... Nerede kaybettik bülbülümüzü, biz unuttuk Allahım, sen görüyor, sen biliyorsun. Hangi çağda unuttuk türkümüzü, hangi gülzarda bıraktık gülümüzü, biz unuttuk... Tutuklu yüreğimizin anahtarı sendedir... Bizi azat eyle. Talan olmuş bu bağı, yeni baştan gülzar eyle. Haritasını kaybettik sana gelen yolların... Yollar sarpa sarıyor sensiz. Yollarımızı tan eyle... Künyemizi yeni baştan yaz Allahım, yeni baştan bir yürek ver el değmemiş... Senin her şeye gücün yeter Rabbim.

İçimize döndür bizi, aşka çevir yüzümüzü Allahım...

Karanlıklar bastı mı hüzzamlar şarkılara sığınır...

Ben sana sığınırım Allahım,

Ben sana...

Ben, sana sığınırım...

alıntı

 

[TABLE]

[/TABLE]

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İmanı aşk hayasıyla

Rıza niyaz mayasıyla

İç-dış İslam boyasıyla

Bütün boyarsın “Yâ Bâsıt”

Kuşatıp kemâl halini

Aşlayıp cemâl hâlini

Terbiye edip kulunu

Nefsi soyarsın “Yâ Bâsıt

 

Allah razi olsun kardesim cok gözel yazmisiniz

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...