Jump to content

Bunları Biliyor muydunuz?


Guest ebruli25
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Yetişkin bir timsah tam 3 yıl yemek yemeden su içmeden yaşayabilir

bir insansa yemek yemeden 5 gün su içmeden 3 gün ancak yaşayabilir.

Dünyanın ilk yerleşim yeri yani ilk şehri Konya Catalhöyük'tür.

 

* Dünya Televizyonlarında prime time'da gösterilen ilk çizgi film Tas Devriydi.

* Coca Cola piyasaya ilk cıktığiında yesil renkteydi.

 

* Ünlü aile oyunu borsa için Amerikan Merkez Bankasından daha cok para basılıyor.

* Erkekler daha küçük yazılmıs yazıları adınlardan daha iyi okuyor. * Kadınlar erkeklerden daha iyi duyuyor.

* Zeki insanın saçında daha fazla cinko ve bakır bulunuyor. Dolayısıyla daha parlak oluyor. *

Dünyanın en genç ailesi 1910'da Çin'de kuruldu Erkek 8 Kız 9 yasındaydı. *

Katoliklerin lideri Papa'nın en genci 11 yasındaydı. *

Daktiloyla yazılan ilk roman Tom Sawyer'dır.

* Aralıkta diger aylardan daha fazla gebe kalınıyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

boga renge degil...karsisinda savrulan örtüye sinir olur
hımmm anladım tşk ederim. yani sarı örtüde sallasalar aynı tepkiyimi verecektir.peki o zaman bunca yıldır boğaya insanoğlu neden kırmızı örtü sallarki.buda ilginççç.
Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bunları Biliyormuydunuz?

www.estanbul.comTerlemenin Faydası Var Mı?

Terlemek vücudumuz için oldukça önemlidir. Öyle ki terleme hem vücudumuzdaki zehirli ve zararlı maddeleri dışarı atar, hem de

vücudumuzun ısısını korur. Diyebiliriz ki terleme, adeta klima benzeri bir etki göstererek vücudumuzu serinletir. Eğer

terlemeseydik, vücudumuz normal sıcaklığı olan yaklaşık 37 dereceyi muhafaza edemezdi. Sürekli ısınırdı ve vücut sıcaklığımız

çok artardı. O zaman da hayatımız tehlikeye girerdi. İyi ki vücudumuza yaratılıştan yerleştirilmiş olan bu mekanizma var ve

hiç durmadan bizim için çalışıyor. Terlemenin önemi hayati ama bir de şikayetlere sebep olan kokusu var. Terlemenin faydalı

tarafını görebilmenin en iyi yolu ise ter kokusundan rahatsız olmamak ve rahatsızlık vermemek için vücut temizliği konusunda

hassas davranmak.

Güneşte Karpuz Soğutulur Mu?

Piknikte karpuz soğutmanın en iyi yolu, karpuzu ikiye kesip güneşe koymaktır. Çünkü karpuzun yüzeyindeki su tanecikleri

buharlaşmak için karpuzdan ısı alır. Böylece mevcut ısısı azalan karpuz soğumuş olur. Tıpkı elimize döktüğümüz kolonyanın

buharlaşırken bizi serinletmesi gibi. Tabiî karpuzun üzerindeki su tanecikleri buharlaştıktan sonra hala güneşte bırakmaya

devam edersek, tekrar ısınmaya başladığını görürüz.

Metal Mi Daha Soğuk Tahta Mı?

Özellikle kış aylarında vücudumuzun sıcaklığı yaklaşık 37 derece iken, oda sıcaklığı yaklaşık 20 derece olur. Tabiî odadaki

eşyalar da oda sıcaklığındadır. Ancak dokunduğumuzda, eşyalarımızın metal kısımlarını tahta kısımlarına göre daha soğuk

hissederiz. Çünkü iyi bir iletken olan metal, hemen bizden ısı almaya başlar. Elimizde ısı kaybı olur ve elimiz üşür. Biz de

metali daha soğukmuş gibi hissederiz. Ama tahta kısmı tuttuğumuzda tahta, metalin tersine kötü bir iletken olduğundan bizden

daha az ısı alır. Biz de tahtayı, metalde olduğu gibi fazla soğuk hissetmeyiz. Aslında odamızdaki metal de tahta da aynı

sıcaklıktadır. Farklı hissetmemizi sağlayan, sadece onların vücudumuzdan çektiği ısıların farklı olmasıdır.

Gözümüzü Kırpmasan Ne Olur?

Her bir göz kırpma, gözyaşını gözün her tarafına yayarak, adeta gözü yıkar. Göz kapağı arabalardaki silecekler gibi üst

kısımlara kaçmış zerreleri, kapağın altına doğru sürükler. Böylelikle gözyaşı seline kapılan bu zerreler, uzaklaşıp gider.

Göz kapaklarımız her kapandığında, gözyaşı bezlerimizden salgılanan bu tuzlu salgı, gözümüzü bir anlamda dezenfekte eder. Ve

bize doğuştan verilmiş olan bu sistem, görevini hiç durmadan sürekli yapar. Yapmasaydı ne mi olurdu?

Eğer insan göz kırpamasaydı ve göz kapağı hep açık kalsaydı, gözlerdeki saydam tabaka olan kornea kururdu. Üzeri başka bir

tabakayla kaplanırdı ve insan bu yüzden kör olurdu.

Cep Telefonları Çalmadan Önce TV Ve Bilgisayar Ekranlarındaki Dalgalanmanın Nedeni Nedir?

Cep telefonları, elektromanyetik dalgalar yoluyla iletişim sağlar. Bu elektromanyetik enerji, en yoğun olarak telefon

çalmadan hemen önce ve telefonun yakınında hissedilir. Çünkü baz istasyonuyla bilgi alışverişi en yoğun bu anda gerçekleşir.

Monitörler ve televizyonlar ise elektronların manyetik alanlar aracılığı ile yönlendirilmesi yoluyla görüntü oluşturur. Cep

telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgalar, bu manyetik alanı ve içerisindeki elektronları etkiler. Bu sebeple

görüntüde kaymalar ve atlamalar meydana gelir.

 

Neden İki Kulağımız Var?

Beş duyumuzdan biri olan kulağımız, hem işitme hem de denge organımızdır. Kulaklarımızın iki tane olması sayesinde ise

duyduğumuz seslerin yönlerini ve ne kadar uzaktaki bir mesafeden geldiğini de tespit edebiliriz. Eğer tek kulağımız olsaydı,

beynimiz gelen sesleri kıyaslayamazdı ve sesin nereden geldiğini tam olarak bulamazdık.

 

Sabun Kirleri Nasıl Götürür?

Yağlı elimizi yalnızca suyla yıkadığımızda derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyu hemen dağıtır. Su elimizi ıslatamaz bile.

Tabiî bu sebeple temizlik de sağlanamaz. Ancak sabun kullanımı bu durumu değiştirir. Çünkü sabun moleküllerinin bir ucu su

sever, diğer ucu da su sevmez bir yapıdadır. Yani sabun molekülünün bir ucu suyla temas etmek isterken, diğer uç istemez. Bu

durumda su sevmez taraf elimizdeki kire yapışırken, su seven taraf suyun içinde serbest kalır. Elimizi yıkadığımız suyun

oluşturduğu basınçla sabun molekülleri elimizden akar gider. Tabiî bu moleküller giderken, su sevmez taraflarının tutunduğu

kirleri de beraberinde götürür. Aynı durum çamaşırlarımızdaki kir ve yıkamada kullandığımız deterjan ikilisi için de

geçerlidir.

 

Serap Görmek Ne Demektir?

Güneşli bir günde, sıcak bir yol üzerinde küçük gölcükler görüp, tam onlara ulaşmaya çalışırken kaybedebilirsiniz. Çünkü

gördüğünüz o küçük gölcükler, aslında yol yüzeyine yakın, hava tabakasından ibarettir.

Işık, yol yüzeyine yakın sıcak hava tabakasına çarparak, yansır ve gözümüze gelir. Yansıyan yüzeyde tam karşı tarafımızdaki

cisimleri görebiliriz. Serap dediğimiz bu görüntü ise su yüzeyinin yansımasına benzer.

Biz de yol üzerinde su birikintisi var zannederiz.

Gökten Kurbağa Yağar Mı?

Bazen rüzgârlı havalarda, yerden göğe yükselen spiraller meydana gelir. Hatta bu spiraller, dev hortumlar şekline bile girer.

Kara hortumları çok hızlı olduğunda arabaları, insanları veya hayvanları sürükleyebilir. Su hortumları ise denizdeyse

balıkları, bir göl veya nehir üzerindeyse kurbağa ve balıkları, hatta bazen çamur ve küçük taşları bile kaldırabilir.

Hortumlarla yerden göğe yükselen şeyler, hortumun taşıdığı bir başka bölgede yere düşer. Bu durumu ifade için

"Gökten....yağdı." sözü kullanılır.

Parmaklarımız Neden Çıtlar?

Parmaklarımızı çıtlattığımızda çıkan ses, sanıldığı gibi kemiklerin birbirine çarpmasından meydana gelmez. Parmaklarımızın

eklem bölgeleri, eklem kapsülüyle sınırlanmış durumdadır. Bu kapsülün içi ise yoğun ve berrak bir sıvıyla doludur. El

parmaklarımızı bastırdığımızda, eklerimizi oluşturan kemiklerin birbirinden ayrılmasını sağlamış oluruz. Bunun üzerine eklem

kapsülü gerilir ve eklemleri yağlayan sıvının içindeki küçük gaz kabarcıkları patlar. Sonra da o eklemden bildiğimiz çıtlama

sesi gelir. Bu hareketin fazla yapılması, eklem kapsülünün zarar görmesine sebep olabilir. Ve bu kişilerin nesneleri kavrama

güçleri azalabilir.

Antibiyotikleri Nasıl Kullanalım?

Bakterilerin yol açtığı hastalıklarda kullanılan antibiyotiklerin keşfi; insanlık adına çok büyük faydalar sağlamıştır. Fakat

bunlar, faydalı olmalarının yanında bazı durumlarda oldukça tehlikeli olabilmektedir. Antibiyotiklerin neden olduğu en büyük

tehlike, bakterilerin bu maddelere karşı direnç kazanmasıdır. Antibiyotiklerin kendilerine karşı direnç kazanmış bakterilerle

savaşı zorlaşır. Bakterilerin direnç kazanması, çoğunlukla yanlış ve gereksiz kullanımdan kaynaklanır. Bazı durumlarda da

yanlış antibiyotik kullanımı, vücudumuzdaki faydalı bakterileri yok edebilir. Tabiî ki bu da vücut işleyişimizi hemen bozar.

Bu nedenle antibiyotik kullanma kararını mutlaka hekimler vermelidir. Hekimin verdiği antibiyotikten başkasını kullanmamak,

söylenen miktarlardan az ya da çok almamak ve tedavi süresine uymak en doğrusudur. Ayrıca virüslerin sebep olduğu

hastalıklarda antibiyotik kullanılmaması gerektiğini unutmamak gerekir. İnsan sağlığı adına çoğu zaman hayatî önem taşıyan

özellikler, yanlış kullanımla yok edilmemelidir.

 

Yıldırım En Çok Nereye Düşer?

Yıldırım, genelde gökyüzüne en yakın ve sivri yerlere düşer. Anten, telefon direği, yüksek gerilim hattı, minare, ağaçlar ve

dik kayalar gibi... Bu nedenle yağmurlu ve şimşekli havalarda, bu gibi yıldırım düşmesi muhtemel sivri noktalardan uzak

durmak gerekir. Ayrıca böyle havalarda sivri uçlu şemsiye taşımamaya ve bulunduğumuz yerdeki en sivri nokta olmamaya dikkat

etmek de önemlidir.

Niçin Hapşırıyoruz?

Hapşırma, burun iç yüzeyinin uyarılmasıyla havanın gürültülü ve hızlı bir şekilde burun ve ağızdan çıkarılmasıdır. Bu

uyarılmaya, burna kaçan polen, tüy, kıl, biber gibi alerjik, tahriş edici maddeler ve solunum yolunda biriken mikroplar sebep

olabilir. Bunun yanında ışık, heyecanlanma, titreme ve korku gibi unsurlar da kişiyi hapşırtabilir.

Dikkat edersek hapşırırken gözlerimiz kapalıdır. Hapşırma sırasında başımız ve solunum sistemimiz üzerinde öyle büyük bir

basınç vardır ki bu durumda gözlerimizin kapanması koruyucu, bir refleks olur. Hapşırırken ağzımızdan ve burnumuzdan çıkan

havanın hızı, saatte yaklaşık 120 km'dir. Toz, kir, polen ya da mikropların üst solunum yollarından uzaklaştırılmasını

sağlayan hapşırığı, asla tutmamak gerekir. Çünkü bu durumun, vücudumuza felce varacak derecede ciddi zararlar verme riski

vardır.

Balık Etinin Diğer Etlerden Farkı Nedir?

Balık eti diğer etlerden farklı olarak, n-3 ve omega-3 olarak adlandırılan doymamış yağ asitlerini fazlaca içerir. Doymamış

yağ asidi içeriği fazla olan yağlar, kalp ve damar sağlığı açısından en az riskli olanlardır. Bitkisel yağlar, hayvansal

yağlara göre daha fazla doymamış yağ asidi içerirken, hayvansal gıdalardan bu yönüyle en sağlıklı olan, balık etidir.

Balık etindeki yağ asitleri, çocukların sinir sisteminde ve beyin sağlığında önemli rol oynar. Bunların bebeklik döneminde

eksikliği durumunda, ileri yaşlarda depresyona yatkınlık bile görülebilmektedir. Balık tüketiminin, yetişkinlerde kalp ve

damar sağlığının korunmasında önemli rol oynadığı da yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır. Balık yağındaki yağ asitlerinin

anne sütünde de bol miktarda bulunması, aslında öneminin anlaşılması için yeterlidir. Sağlığımız adına bu derece faydalarla

donatılmış ve istifademize sunulmuş olan bu gıdanın, mümkün olduğunca tüketilmesi ve alınırken taze olmasına dikkat edilmesi

gerekir.

Termos, İçindeki Maddelerin Sıcaklığını Nasıl Korur?

Bir termosta iç içe geçmiş iki kap vardır. Dıştaki kap metal, içteki ise genelde camdır. İkisinin arasındaki hava ise

boşaltılmıştır. Yani iki kap arasında üreticiler tarafından oluşturulmaya çalışılmış tama yakın bir boşluk vardır. Boşlukta

hava olmadığından ısı iletimi de olmaz. Yani dışarıdan içeriye, içeriden de dışarıya ısı alışverişi yapılamaz. Ayrıca ısı

yalıtımının en iyi şekilde sağlanması için iç ve dış yüzeyler parlak yapılır. Böylece kaliteli bir termos, içerisine konulan

maddenin sıcaklığını uzun süre muhafaza edebilir.

 

Nehir Ve Göller Niçin Üsten Donmaya Başlar?

Su soğudukça, hâl değiştirir ve buza dönüşür. Soğuk arttıkça da bu buz tabakası kalınlaşır. Tabi buz, sudan daha hafif

olduğundan suyun üzerinde kalır. Böylece sadece suyun en üst kısmı buz tutmuş olur. Bu durumda, buzun altında kalmış olan

suda yaşayan canlılar soğuktan korunmuş olur. Buz, ısıyı çok zor ilettiğinden üst kısımda oluşan buz tabakası, dıştaki soğuk

havayı içeri geçirmez. O zaman da gölün ya da nehrin derinliklerindeki su donmaz. Tabiî bu suyun içinde yaşayan canlılar da.

Eğer su donduğunda hafiflemeseydi ve diğer birçok madde gibi ağırlaşsaydı, donan kısım en üste çıkamazdı. Donma, dipten

başlardı ve soğuk arttıkça da yukarı doğru ilerlerdi. O zaman, tamamı donan gölde canlı kalır mıydı? Peki, hiç deniz canlısı

olmaması bizim hayatımızı nasıl etkilerdi? Ne güzel ki suya böyle bir özellik verilmiş.

 

Niçin Uyuyoruz?

Su, hava ve gıdalara ihtiyacımız olduğu gibi, uyku da bizim için bir ihtiyaçtır. Çünkü uyurken; gün boyunca zihnimizi meşgul

eden düşünceler, gerginlikler ve edindiğimiz bilgiler tek tek değerlendirilir. Günlük tecrübeler hafızaya yerleştirilir.

Beyin hücrelerimiz gün boyu yetecek enerjiyi depolarken, bağışıklık sistemimiz de aktif hâle geçer. Ayrıca büyüme ve vücudun

tamiri gerçekleşir. Bu yüzden neredeyse hayatımızın 1/3’ünü kaplayan uykunun, yeterli ve dinlendirici olması hayatî önem

taşır.

Günlük uyku süresi kişiye ve yaşa bağlı olarak değişirir, bir yetişkin için ortalama 6 ila 8 saat arası uyku yeterlidir.

Ancak çocukların daha fazla uykuya ihtiyacı vardır. Aksi hâlde, uykuda salgılanan büyüme hormonlarından yeterince

faydalanmaları mümkün olmayacaktır. Uyku bizlere sunulmuş bir nimet ve ikramdır.

Düdüklü Tencere Niçin Öter?

Düdüklü tencerenin içinde pişen yemeklerin meydana getirdiği bir su buharı vardır. Zaman ilerledikçe artan ısıyla birlikte bu

su buharının basıncı da artar. Tabiî tencerenin kapağı kapalı olduğundan bu basınç dışarı sızamaz. Belirli bir zaman sonra

kapağı fırlatıp atacak kadar artar. İşte o zaman kapak üzerindeki emniyet sübabını kaldırır. Sonra da oradaki özel olarak

hazırlanmış küçük delikten dışarı çıkar. Çıkarken de sesli titreşimler meydana getirir. Tencerenin çalan düdüğü olarak

bilinen, bu sesli titreşimlerdir. Düdüklü tencerede oluşan yüksek basınç sayesinde suyun kaynama sıcaklığı 100 oC’den daha

yukarlara çıkabilir. Suyun sıcaklığı artınca da yemekler daha çabuk pişer. Böylece zamandan ve yakıttan tasarruf edilmiş

olur.

 

Vantuzla Duvara Tutturulan Eşya Nasıl Durur?

Genelde kauçuk ya da plastik gibi esnek maddelerden yapılmış olan vantuz askılar yarım küre şeklindedir. Vantuzu düz bir

yüzeye doğru sıkıca bastırınca yarım kürenin içindeki hava çıkarılmış olur. Böylece duvarla vantuz arasında bir boşluk

meydana gelir. Bu durumda dışarıdaki hava, sadece vantuzun dışına basınç yapar. Ve böylece onu yüzeye sımsıkı yapışık tutar.

Biz de vantuzun ucuna eşyalarımızı asabiliriz. Vantuzu çıkarmak için ise tutunduğu yerle arasına tekrar hava sokmak

yeterlidir.

 

Buzlanmış Yollara Niçin Tuz Dökülür?

Kışın soğuklar artıp, sıcaklık 0 oC’nin altına düştüğünde kar yağar ve yollarda sık sık buzlanmalar görülür. Bu nedenle kar

yağdığında ya da sıcaklık 0 oC’nin derecenin altına düşeceği zamanlar yollara tuz dökülür. Çünkü tuz, suyun donma sıcaklığını

düşürür. Böylece buz normalde katı olması gereken sıcaklıkta erimeye başlar ve buzlanma engellenmiş olur. Eğer donmamışsa da

normalde donması gereken sıcaklıkta donmaz. Araba motorlarındaki antifrizin kullanım amacı da yollara dökülen tuzla aynıdır.

Antifriz su molekülleriyle birleşerek onların belli bir kristal düzenine girip donmasını engellemiş olur.

Kaşığın İçinde Kendimizi Niçin Ters Görürüz?

Parlak metalden yapılmış olan kaşıklar, bu hâlleriyle ayna görevi görür. Ancak kaşığın iç yüzeyi çukur ayna gibi, dış yüzeyi

ise tümsek ayna gibi görüntü verir. Bildiğimiz gibi görüntü çukur aynalarda ters, tümsek aynalarda düzdür. İşte bu sebeple

kaşığın içine baktığımızda kendimizi ters, dışına baktığımızda da düz görürüz.

 

Sinekler Tavanda Nasıl Yürür?

Sineğin her bir ayağının ucunda minicik vantuzlar vardır. Bu vantuzlardan salgılanan özel bir sıvı, onu durduğu zemine iyice

yapıştırır. Bu sayede sinekler, hemen hemen her türlü yüzeye rahatlıkla konabilir. Hatta tavanlarda baş aşağı bile durabilir,

yürüyebilirler.

 

Barkod Nedir?

Barkod, birçok ürünün üzerinde bulunan bir çeşit etikettir. Genelde dikdörtgen biçimindedir. Birbirine paralel çizilmiş

inceli kalınlı siyah çizgilerden ve bu çizgilerin arasındaki boşluklardan meydana gelir. Çizgiler sadece ürünün referans

numarasını içerir. Ürünün fiyatı ve ürün hakkındaki diğer bilgiler, barkodun okunduğu bilgisayarda kayıtlıdır. Bilgisayar

okuduğu barkod numarasına göre, ürünün fiyatını kasaya yansıtır. Bu sayede ürünlerin fiyatları hızlı bir şekilde sıralanmış

olur. Eğer barkodlar referans numaraları yerine ürünlerin fiyat bilgilerini içerseydi, barkodun her fiyat değişiminde

yenilenmesi gerekirdi. Bu durum, maliyet ve zaman açısından çok büyük kayıplara neden olurdu. Mevcut sistemde ürünlerin fiyat

bilgileri bilgisayarda kayıtlı olduğu için, bilgisayardaki fiyat bilgisini değiştirmek yeterli olmaktadır. Ayrıca barkodlar,

raflarda kalan ürün sayısının tespit edilebilmesini de sağlamaktadır.

 

Mısır Patlayınca Niçin Beyaz Olur

Öz hâlindeki mısır taneciği ısıtıldığında, yapısındaki su, buhar hâline dönüşür ve bir basınç meydana getirir. Bu basınç,

taneciğin kabuğunu zorlamaya başladığında mısırı patlatır. Bu olay gerçekleştiğinde dışarı çıkan kabarık beyazlık, mısır

tanesinin yapısındaki nişastadır.

 

Atmosfer Basıncı Olmasaydı Ne Olurdu?

Dünyamızı saran atmosfer dediğimiz hava tabakası kilometrelerce kalınlıktadır. Ve bu koruyucu tavan üzerimize oldukça büyük

bir ağırlık uygular. Fakat hiçbirimiz "açık hava basıncı" dediğimiz bu ağırlık altında ezilmeyiz. Zaten üzerimizdeki bu

basınç olmadan hayatımızı sürdürmemiz mümkün değildir. Çünkü vücudumuzun içinde hızla hareket eden kanın dışarı doğru yaptığı

bir basınç vardır. Eğer bu kan basıncı atmosfer basıncı ile dengelenmemiş olsaydı, bütün damarlarımız yüksek basıncın tesiri

ile patlardı.

Kaloriferler Niçin Pencere Kenarlarına Yerleştirilir?

Evlerimizdeki pencereler, özellikle de iyi bir yalıtım yapılmamışsa ısı kayıp noktalarıdır. Dışarıdaki soğuk havanın içeri

girmesine, içerideki sıcak havanın da dışarı çıkmasına sebep olurlar. İşte bu yüzden kalorifer petekleri pencere kenarlarına

yerleştirilir ki, yaydıkları ısıyla pencerelerden içeri giren soğuk hava bir miktar ısıtılmış olsun. Ve bu sayede odadaki ısı

dengesi korunsun.

Isırılan Elma Niçin Hemen Kararır?

Elmanın içinde “tanen” adlı bir asit vardır. Elmadaki hafif ekşimsi tadın kaynağı da budur. Bu asit havadaki oksijenle

birleştiği takdirde kahve renkli “polifenol” denilen maddelere dönüşür. Elma bir kez ısırıldığında havayla teması başlamış

olur. Isırılan kısım havayla ne kadar çok temas ederse, rengi o kadar kararır. Bu sebeple en iyisi, yemeye başladığımız

meyveyi bekletmeden bitirmektir.

Türkiye'de Yemek En Geç Nerede Pişer?

En geç pişen yemek, Türkiye'nin en yüksek tepesinde pişendir. Yani Ağrı dağında. Dünya’da ise Everest tepesinde. Çünkü

yükseklerde su deniz seviyesinde olduğu gibi 100 0C’de kaynamaz. Yükseklere çıkıldıkça basınç azaldığından suyun kaynama

noktası da düşer. Isıtılan bir sıvının kaynamaya başlaması için, sıvının kendi iç basıncıyla bulunduğu ortamın basıncının

birbirine eşit hâle gelmesi gerekir. Ancak yükseklerde kaynamaya başlayan suyun kendi iç basıncının, deniz seviyesindekine

göre daha düşük olan dış basınca eşitlenmesi daha erken olur. O zaman da su, 100 0C’den daha düşük bir sıcaklıkta kaynamaya

başlar. Tabiî ki kaynama suyunun sıcaklığı düşük olan bir yemek de suyu yüksek sıcaklıkta kaynayan bir yemekten çok daha geç

pişer.

Tükenmez Kalem Nasıl Çalışır?

Tükenmez kalemin ucunda yakından baktığımızda, rahatlıkla görebileceğimiz bir metal bilye vardır. Bu metal bilye, yerinden

ayrılmadan her yöne dönebilir. Bu sayede bilyenin bir yüzü kağıda dokunurken, arka yüzü mürekkebe değer. Kalemi kağıt

üzerinde hareket ettirdiğimizde metal bilye döner ve önceden mürekkebe değen kısım bu sefer kağıda dokunur. Bu hareketlerin

tekrarı ile yazı yazılmış olur.

Kareteciler Niçin "Hayt" Diye Bağırır?

Karateciler çıkardıkları "hayt" sesi ile birlikte karınlarındaki havayı boşaltırlar. Bu şekilde karın kasları sertleşmiş

olur. Dolayısıyla aldıkları darbelerle karınlarında oluşan basınç, iç organlarına zarar verici boyutta iletilmez. Ayrıca bu

hareketle rakipleri karşısında konsantrasyonlarını da sağlamış olurlar.

Yağmur Düz Mü Yağar Egik Mi?

Bazen yağmurun eğik yağdığını sansak da yağmur damlaları gökyüzünden yere düz iner. Özellikle bir taşıt içinde seyahat

ederken bu yanılgıya daha kolay düşebiliriz. Arabamızın hızı sebebiyle, yağmur damlalarının hareket ettiğini zannederiz. Oysa

ki yağmur damlaları rüzgârın tesiriyle zaman zaman yere eğimli düşse de aslında yağmur düz yağar.

Balıklar Uyur Mu?

Balıkların göz kapakları yoktur ve bizim gibi gözlerini kapatamazlar. Biz, onları hep gözleri açık olarak gördüğümüz için hiç

uyumadıklarını zannederiz. Çünkü biz uyurken gözlerimizi kapatırız. Ancak böyle bir benzetme bizi yanıltabilir. Meselâ biz de

uyurken kulaklarımızı kapatmayız, ama uykumuz gelince beynimiz otomatik olarak kendini seslere kapatır. Uyurken kulaklarımız

açık olduğu hâlde, beynimizdeki işitme merkezi kapalı olduğundan hiçbir şey duymayız. İşte bizim kulaklarımız gibi balıkların

da uyurken gözleri açıktır. Ancak beyinlerindeki görme merkezi kapalıdır. Yani balıklar da gözleri açık olarak, ama hiçbir

şey görmeden uyur.

Katı Sabun Mu Sıvı Sabun Mu?

Kalıp şeklindeki katı sabunlar tüketilirken, pek çok kişi tarafından defalarca kullanılır. Tabiî her kullanıcı tarafından

üzerlerine çeşitli mikroorganizmalar bırakılır. Bu mikroorganizmalar nemli ya da durgun sıvı ortamları sever ve oralarda

çoğalır. O zaman da temizlik amacıyla kullanılan sabun, tam tersine mikrop yuvası hâline gelebilir. Bu sebeple katı kalıp

sabun kullanacaksak, küçük olanlarını tercih etmeliyiz. Ayrıca her kullanımdan sonra sabunu güzelce yıkayıp, yerine öyle

bırakmalıyız. Temiz ve kuru ortamda tutmalıyız.

Sıvı sabunlarda ise durum farklıdır. Sıvı sabunun kutusundan sadece ele alınan miktarı kullanılır. Sabunu kullananın, sabunun

geriye kalanı ile hiçbir teması olmaz. Bir de sıvı sabun, katı sabun gibi durduğu yerde eriyip bitmediğinden daha

ekonomiktir.

Süt Niçin Taşar?

Sütün çoğunluğu sudan oluşur. Suyun yanında süt içinde biraz yağ, protein, laktoz ve benzeri mineraller vardır. Sütün

içindeki yağ kürecikleri ısınınca yukarı doğru yükselir ve sıcak süt üzerinde bir kabuk meydana getirir. Isınan sütün içinde

oluşan buhar kabarcıkları, yukarı doğru çıkarken bu kabuk tarafından engellenir. Fakat bu buhar kabarcıklarının sayıları

zamanla artar. Bir an gelir ki birleşen bu kabarcıklar, sütün üzerinde oluşan kabuğu yırtabilecek basınca sahip olur. O zaman

da süt taşar. Sütü karıştırmak, yağ kabuğunun oluşmasını engelleyeceği için kaynayana kadar sürekli karıştırınca süt taşmaz.www.estanbul.com

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Uzay Hakkında Bunları Biliyor muydunuz?

      Venüs’te bir gün bir yıldan daha uzun sürer. Venüs Güneş’in etrafında 224,7 Dünya gününde dönmekte, ancak kendi ekseni etrafında dönmesi 243 Dünya günü sürmektedir. Ay’dan dönen astronotlar karantinaya alınmıştır. Bulaşıcı veya öldürücü bir hastalık getirmediklerinden emin olmak için Ay’dan dönen astronotlar bir süre karantina altına alınmışlardır. Güneş’in içine 1 milyon tane Dünya sığabilir. Güneş, Güneş Sistemi’nin tüm kütlesinin yüzde 99’unu oluşturmaktadır. Uzaya ç

      , Yer: Uzayın Gizemi ve Ufolar

    • Bunları Biliyor muydunuz?..

      Mideniz guruldadığında, titrediğinizde, parmaklarınızı çıtlattığınızda, burnunuz aktığında, kaşındığınızda, bir yeriniz çürüdüğünde vb. neler oluyor merak ediyor musunuz?   BBC Focus dergisinde yer alan haberde, vücudumuz günlük fonksiyonlarını yerine getirirken arkasında yatan mekanizmanın nasıl işlediğini anlatıyor. İşte bu mekanizmalardan bazıları...   Hassas dişler: Hassas dişlere sahip olanlar için dondurma yemek, bizim hoşlandığımız gibi zevk verici değildir. Dişinizin ince mine ta

      , Yer: Sağlık Haberleri

    • D Vitamini Hakkında Bunları Biliyor muydunuz?..

      D vitamini hakkında faydalı bilgiler veren Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ece Aydoğ, D vitaminin yüzde 80’inin güneş ışınları ile açığa çıktığını, özellikle Mart-Ekim aylarının D vitamini açısından en etkin dönem olduğunu belirtiyor. Dr. Aydoğ “Bu aylarda koruma kremi kullanmadan her gün 10–15 dakika güneşlenmek gerekiyor” diyor.   D vitaminin vücuttaki fonksiyonu ve eksikliğindeki ortaya çıkabilecek muhtemel rahatsızlıklara dair açıklamalarda b

      , Yer: Sağlık Haberleri

    • Meme Kanseri Hakkında Bunları Biliyor muydunuz?..

      Operatör Doktor Canan Uzel, Meme Kanseri ile ilgili bilgi veriyor.   Meme Kanseri Nedir ve Neden Önemlidir?   Meme kanseri, memeyi oluşturan süt bezleri ve süt kanallarındaki hücrelerin düzensiz ve kontrol dışı büyümeleri sonucunda oluşan tümörlerdir. Kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseridir. Buna karşın kanser nedeniyle ölüm oranlarına bakıldığında meme kanseri genellikle 2. sırada ve bazı ülkelerde 3. sırada yer almaktadır.   Bunun anlamı meme kanserlerinin çok önemli bir kı

      , Yer: Kanser

    • Atatürk İle İlgili Bunları Biliyor Muydunuz? / Tek başlık

      *Atatürk`ün dünyada `başöğretmen' sıfatlı tek lider olduğunu, *Bir geometri kitabı yazdığını, *Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48 tane geometri teriminin (Türkçe) isim babasının bizzat Mustafa Kemal olduğunu, *Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduğunu.   ''Atatürk'' çiçeği'nin adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi profesörlerinden doktor Kirk Landın`in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu isimle üretilip satıldığını,   *Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir

      , Yer: Atatürk

×
×
  • Yeni Oluştur...