Jump to content

Halk İnanışları


Guest SamanYe

Önerilen Mesajlar

Adilcevaz ve çevresindeki halk inanışlarını birkaç başlık altında toplayacak olursak;

UĞURSUZ SAYILAN YADA UĞURSUZLUK GETİRECEĞİ DÜŞÜNÜLEN HALK İNANIŞLARI

 

- Evde tavşan beslemek.

 

- Kurbağa görülmesi.(Uğursuzluğu uzaklaştırmak için kurbağanın üzerine tükürülür.)

 

- Kıyafet üzerindeyken söküğü diktirmek. (Böyle yapan kimse iftiraya uğrayabilir.)

 

- Sol elin içi kaşınırsa para gider.

 

- Kara kedi gören kimse hemen saçını çekmelidir.

 

- Mezarlığı elle gösteren kimse, parmağını ısırıp ayağının altına koymalıdır.

 

- Akşamları, özelliklede cuma akşamı sakız çiğnemek ölü eti çiğnemek gibidir.

 

- Gece ıslık çalmak şeytan çağırmaktır.

 

- Şubat ayında “Deniz Karısı (Şubat Karısı)”, uyuyan insanların yanına gelip, o kişinin bir akrabasının sesiyle onu çağırır ve göle götürür. Eğer üzerinde iğne gibi demirden bir şey varsa göle götüremez. İğneyi deniz karısının göğsüne batırırsan artık senin emrine girer.

 

- Karadut ağacı yakılır ya da kesilirse uğursuzluk getirir.

 

- Ayna kırılması yedi sene uğursuzluk getirir.

 

- Terlik ters çevrilirse uğursuzluk getirir.

 

- Gece evde şemsiye açmak uğursuzluk getirir.

 

-Bir evin civarında baykuş ötmesi uğursuzluktur.

 

- Akşam, sıcak su yere dökülüp de besmele çekilmezse o eve cinler musallat olur.

 

- Boş beşik sallanırsa, hastalık ya da uğursuzluk getirir.

 

- Boş yere makası açıp kapamak uğursuzluktur.

 

- Yatan bir çocuğun üzerinden atlanırsa boyu kısa kalır.

 

- Gece evi süpürmek evin bereketini kaçırır.

 

- Tırnağını kesip sobaya atan kimsenin elleri titrer.

 

- Akşam çorapla yatmak gece körlüğüne sebep olur.

 

- Çarşamba günü banyo yapmak ve cuma günü ekmek yapmak uğursuzluktur.

 

- Ateşi suyla söndürmek uğursuzluk getirir.

 

- Cuma akşamı elişi yapmak uğursuzluktur.

 

- İki bayram arası düğün yapmak uğursuzluktur.

 

- Bıçak veya kesici bir alet, birine verilirken bir yere konulur ve diğer şahıs oradan alır.

 

- Evin civarında köpek havlarsa melekler oradan uzaklaşır.

 

- Akşam tırnak kesmek uğursuzluk getirir.

 

- Evin içinde şemsiye açmak uğursuzluk getirir.

 

- Akşamları aynaya bakmak uğursuzluk getirir.

 

- Yatakları toplayıp yükledikten sonra üstüne oturmak uğursuzluk getirir.

 

- Horoz, gece öterse başı kesilir, yoksa uğursuzluk getirir.

 

- Bir aileye huzursuzluk vermek için o evin duvarına domuz yağı sürülürse o ailede anlaşmazlık çıkar.

 

- Sandığa çeyiz yerleştirilirken eşya besmelesiz konulursa o eşyadan fayda gelmez.

 

- Kara kediye taş atmak uğursuzluk getirir.

 

- Sol göz atınca başa bir iş gelir.

 

- Tırnaklarını sobaya atan, cehennem azabında yanar.

 

- Kapının eşiğinde durmak uğursuzluktur.

 

- Demlikteki su çok kaynayınca cinler azar.

 

 

ESENLİK VE BEREKET GETİRECEĞİ DÜŞÜNÜLEN HALK İNANIŞLARI

 

- Evin içinde görülen sarı renkte, kertenkeleye benzeyen hayvanlar bereket getirir.

 

(Bu hayvanlara “Süleymancık” denilir.)

 

- Burun kaşınırsa o gün misafir gelecektir.

 

- Ayağın altı kaşınırsa gezmeye gidilir.

 

- Sağ elin içi kaşınırsa para gelir.

 

- Ayakkabı ya da terlik çıkarıldığında üst üste gelirse yolculuğa çıkılacaktır.

 

- Bir yaşındaki bebek ayağını tutarsa kardeş istiyordur.

 

- Rüyasında birinin öldüğünü gören kimsenin ömrü uzar.

 

- Karga sabah evin önünde öterse, aynı gün o eve misafir gelir.

 

- Üç İhlas bir Fatiha’yı okunup eldeki siğillerin sayısınca iki ucu kesilen arpa, hafifçe delinmiş yumurtanın içine atılıp, bir yere gömülür ve arpalarda çürürse siğiller gider.

 

- Çocuğun huysuz olmaması için, dayısı o çocuğun tabanını dişler.

 

- Alınan yeni elbisenin gece cinler tarafından giyilmemesi için elbiseye iğne takılır.

 

- Yufka ekmeği sacın üzerinde dik durursa misafir gelecektir.

 

- Çay bardağının içindeki çöp taneleri kadar misafir gelir.

 

- Çocuk sarılıksa, başına sarı yazma bağlanır.

 

- Bir hayvan kaybolduğunda, bıçağın üstüne bir defa Ayet’el- Kürsi okunarak bıçak kapatılır. Bıçak kapatıldıktan sonra, iki defa daha Ayet’el- Kürsi okunur. (Bundaki amaç, kurdun ağzının bağlanmasıdır.) Böyle yapılınca kaybolan hayvana zarar gelmeyeceğine inanılır.

 

- Ekmek pişirirken ekmeğin çok kabarması eve bereket getirir.

 

- Boyu kısa kalmış birisi için, bal kabının içerisine pişmemiş yumurta bırakılır. Birkaç ay sonra bu yumurta çıkarılıp balla karıştırılıp, kısa boylu olan kişiye yedirilir.

 

- Boyu uzun olan kişi, üç çarşamba boyunca her çarşamba bir tahta direğe yaslanır ve o kişinin boyu işaretlenir. Sonra boyu daha fazla uzamaz.

 

- Yeni gelin çok gezmesin diye sönmüş tandırın külüne bastırılır.

 

- Hacdan gelen akik taşından yapılmış yüzük, parmağa takılır ve bir dilek tutulur. Şayet dilek kabul olursa yüzük çatlar.

 

 

 

ÖLÜM VE HASTALIKLA İLGİLİ HALK İNANIŞLARI

 

- Rüyasında çıplak bir erkek gören kadının akrabalarından bir erkek ölür.

 

- Rüyasında dişini çektirdiğini gören kimsenin bir yakını ölür.

 

- Makas açık bırakılırsa yakınlardan birisi hastalanır.

 

- Rüyada ölmüş bir akrabayı görmek ölüme delalettir. Eğer “Yanın boş kalsın” denirse kişi ölümden uzaklaşır.

 

- Ölüm döşeğinde olan kimse son nefeslerini verirken kendinden önce ölen akrabalarını görür.

 

- Evin içinde köpek uluması, ölüme delalet eder.

 

 

 

NAZARLA İLGİLİ HALK İNANIŞLARI

 

- Üzerlik otu duvara asılırsa nazardan korur. Üzerlik otu yakılıp dumanı nazar değdiğine inanılan kimseye koklatılır.

 

- Kırkı çıkmadan evden çıkarılan çocuğa nazar değmemesi için, üzerine bir tabak tutulur ve bu tabağın içine yumurta kırılır ya da yanına bir parça ekmek konulur.

 

- Çocuk ayna ya da parlak bir şeye bakarsa veya çocuğu severken havaya atılıp tutulursa aydan alır. (Nazar değer)

 

- Bebeklere nazar değmemesi için, kömür isi bebeğin yanağına sürülür.

 

- Nazar değmemesi için, bebeğin kundağının içine ya da yastığının altına ekmek parçası bırakılır.

 

- Nazar değmemesi için kurşun döktürülür ve hocaya muska yazdırılır.

 

- Nazar değdiğinde, kimlerin nazarının değdiği düşünülüyorsa, o kişilerin isimler bir kağıda yazılır ve yakılıp dumanı nazar değen kişiye tutulur.

 

- Nazarı değdiğine inanılan kimsenin ayakkabısı iple ölçülür. O ipi yakıp nazar değen kimseye doğru dumanı tüttürülür.

 

- Araba, ev gibi pahalı bir şey alınırsa kurban kesilip, arabaya ya da evin kapısına sürülür.

 

- Araba alınırsa; yumurta arabanın önüne atılarak kırılır ki, kaza belayı uzaklaştırsın.

 

- Evine gelen misafirin nazarının değmemesi için ayakkabısına tuz konur.

 

- Gelen misafirin nazarının değmemesi için kapıya süpürge çöpü konur.

 

- Eve ve ev halkına nazar değmesin diye muska yapılır.(Muskanın içine şap, soğan kabuğu, sarımsak kabuğu ve Ayet’el- Kürsi yazılı bir kağıt konulur.)

 

- Cebinde beyaz şap taşırsan nazardan korur.

 

- Cebinde sarımsak taşırsan nazardan korur.

 

 

 

KISMETLE İLGİLİ HALK İNANIŞLARI

 

- Kıyafetinin üzerinde beyaz iplik olan kimse, o gün sevdiğini görecektir.

 

- İlk defa kalınan bir evde, odanın anahtarı yastığın altına konulup yatılırsa, o kişi rüyasında evleneceği kişiyi görür.

 

- Rüyasında birini görüpte yastığını ters çeviren kimsenin, rüyasında gördüğü kimsede o kişiyi görür.

 

- Dört yapraklı yoncayı yastığının altına koyan kimse, rüyasında sevdiğini görür.

 

- Dokuz gece, gökyüzünde dokuz yıldız sayan kimse, dokuzuncu gece yattığında rüyasında evleneceği insanı çeşme başında kendisine bir tas su verirken görür.

 

- Evlenmek isteyen genç, bulgur pilavının ortasına kaşık saplar, yemek kaplarını devirir.

 

- Kısmetin çözülmesi için, cuma namazından çıkan ilk kişiye kilit açtırılır.

 

- Evlenecek erkek, babasının ayakkabısını ters çevirir.

 

- Evlenmek isteyen genç ana babasının karşısında genleşir ve esner.

 

- Evlenmek isteyen genç, babasının ayakkabısını yere çakar.

 

- Kısmetin açılması için, hocaya ve ziyaret yerlerine gidilir.

 

- Kızın kısmeti kapalıysa, bir kilidin üzerine dua okunur ve kilit açılınca kızın kısmeti açılır.

 

 

alintidir...:thumbsup:

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bugün bile danimarkada, bir kadın ayaklarını gergin şekilde açmış bir tayın altından ona takılmadan geçerse, ömrünün kalan diliminde acısız sancısız doğum yapacağına inanılırmış.

 

ingiliz bostan çiftçileri, tuvalete yakın yerlerde tarlaları varsa, oraya gidip gelirken, vaftiz edilmemiş bebeklerin çığlıklarını duyduklarına inanırlar.

 

britanyanın primitif yerlerinde, erken yaşta ölen bebeklerine üzülen aileler daha fazla harab olmasınlar diye, ölen yavrularının karga veya kırlangıç şeklinde yeniden onların yanına geldiğine inanılır :)

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...